Neler yeni

Evde Kal Türkiyem 💕

Korona virüs ve sebep olduğu COVID-19 hastalığından kendinizi ve çevrenizdekileri korumak için, T.C. Sağlık Bakanlığı'nın yayınladığı 14 Kural'a uymanızı önemle rica ederiz.

Daha Fazlası

Sponsorluk Anlaşması 🎭

Öneri, istek, görüş, reklam ve sponsorluk, anlaşmaları hakkında bilgi almak için, iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.

Daha Fazlası

Forum Kuralları! 🤔🤔

Forum İsitme! kendine özgü kuralları olan, sınırsız özgürlük vaat etmeyen, akla her gelenin söylenmesinin ve isteyenin dilediği gibi davranmasının söz konusu olmadığı bir ortamdır.

Daha Fazlası
  • Merhaba Ziyaretçi, Forumumuz ücretsizdir. Herhangi bir kar amacı gütmemektedir. Amacımız; İşitme Cihazı kullanıcılarının, İşitme Engellilerin hayatını kolaylaştırmak ve bilgilendirmektir. Ayrıca bu kitlelere hizmet verecek olan Odyolog ve Odyometrist arkadaşlara destek olmak içindir. Bizlere destek olmak için Abone olup tavsiye etmeyi unutmayınız.
  • Değerli Forum Kullanıcılarımız; Şikayet kısımlarında açılan asılsız şikayetlerden forumumuz sorumlu değildir. Asılsız şikayet yapan kişiler için forum kullanıma kapatılacak ve mesajları silinecektir. Asılsız şikayet yapan kişilere ait bilgiler resmi kanalla forumumuzdan talep edildiğinde ilgili kuruma teslim edilecektir.

Yapay Zekâlı İşitme Cihazlarında Yeni Ölçüt: Daha Az Dinleme Çabası​

22 Ekim 2026 | Odyoloji, İşitme Teknolojileri ve Bilimsel Araştırmalar

Bir işitme cihazı kullanıcısı, gürültülü bir ortamda söylenen kelimelerin neredeyse tamamını doğru anlayabilir. Peki, konuşmayı takip edebilmek için yoğun bir zihinsel çaba harcıyorsa gerçekten rahat duyduğunu söyleyebilir miyiz? Yapay zekâ destekli işitme cihazları üzerine yayımlanan yeni bir araştırma, işitme teknolojilerinin başarısını değerlendirme biçimimizi yeniden düşünmemiz gerektiğini gösteriyor.

14 Ekim 2026 tarihinde The Hearing Review dergisinde yayımlanan çalışma, yapay zekâ tabanlı gürültü azaltma teknolojilerinin yalnızca konuşmayı anlama performansını değil, dinleme sırasında ortaya çıkan beyin aktivitesini de etkileyebileceğine işaret ediyor.

Araştırmanın dikkat çekici yönü, konuşmayı anlama başarısının zaten yüksek olduğu koşullarda bile dinleme çabasına ilişkin ölçümlerde farklılıkların gözlenmesi.

Bu bulgular, işitme cihazlarının değerlendirilmesinde yeni bir soruyu gündeme getiriyor: Kullanıcı ne kadar iyi duyuyor sorusunun yanında, duyduklarını anlamak için ne kadar zorlanıyor sorusunu da sormalı mıyız?

İşitme Cihazlarında Yapay Zekâ Ne Yapıyor?​

Geleneksel işitme cihazlarının temel görevlerinden biri, işitme kaybına uygun şekilde sesleri yükselterek konuşmanın duyulabilirliğini artırmaktır. Günümüzde ise gelişmiş ses işleme sistemleri, bu görevin ötesine geçerek konuşma ile çevresel gürültüyü birbirinden ayırmaya çalışıyor.

Özellikle derin sinir ağları (Deep Neural Networks, DNN) kullanan sistemler, çok sayıda ses örneğinden öğrendikleri özellikler sayesinde konuşma sinyallerini tanıyabiliyor ve arka plan gürültüsünü azaltabiliyor.

Örneğin kalabalık bir restoranda, kullanıcı karşısındaki kişinin konuşmasına odaklanırken diğer masalardaki sohbetler, tabak sesleri ve ortam uğultusu konuşmayı anlamayı güçleştirebilir.

Yapay zekâ destekli gürültü azaltma sistemleri, bu karmaşık ses ortamında hedef konuşmanın daha belirgin hale gelmesini amaçlıyor.

Ancak burada önemli bir teknik sorun bulunuyor.

Gürültüyü mümkün olduğunca fazla azaltmak, her zaman daha doğal ve konforlu bir dinleme deneyimi anlamına gelmiyor. Ses işleme sırasında konuşmanın bazı akustik özellikleri de değişebiliyor. İşleme kaynaklı bozulmalar, konuşma anlaşılabilir olsa bile seslerin yapay veya alışılmadık algılanmasına neden olabiliyor.

Bu nedenle yeni nesil işitme teknolojilerinde yalnızca gürültünün ne kadar azaltıldığı değil, konuşmanın doğal özelliklerinin ne ölçüde korunduğu da önem kazanıyor.

Yeni Araştırma: Beyin Aktivitesi Üzerinden Dinleme Çabası İncelendi​

Christopher Slugocki ve çalışma arkadaşlarının 2026 yılında yayımladığı araştırmada, Widex Allure AI RIC işitme cihazında bulunan Clarity Boost adlı yapay zekâ destekli gürültü azaltma programı incelendi.

Araştırmaya 55 ile 84 yaşları arasında, orta ile ileri derece arasında sensörinöral işitme kaybı bulunan 18 kişi katıldı. Katılımcıların yaş ortalaması 73,2 olarak bildirildi.

Araştırmacılar, aynı işitme cihazının iki farklı çalışma programını karşılaştırdı:

  • Universal: Cihazın standart ses işleme programı.
  • Clarity Boost: Derin sinir ağı tabanlı gürültü azaltma teknolojisinin kullanıldığı program.
Katılımcılar, sekiz hoparlörle çevrelenmiş kontrollü bir ortamda, kalabalık bir kafeteryanın ses koşullarını taklit eden arka plan gürültüsü eşliğinde konuşmaları dinledi.

Değerlendirme sırasında hem konuşmayı anlama performansı hem de katılımcıların bildirdiği dinleme çabası ve işitme konforu ölçüldü.

Ayrıca elektroensefalografi (EEG) yöntemiyle beyin aktivitesi kaydedildi.

Gürültülü Ortamda Konuşmayı Anlama Performansı Arttı​

Araştırmada, standart programla yaklaşık %50 konuşmayı anlama başarısı hedeflenen zorlu dinleme koşullarında, Clarity Boost programı kullanıldığında ortalama %20,5 daha fazla hedef kelimenin doğru tanındığı bildirildi.

Katılımcılar aynı koşullarda yapay zekâ destekli programla dinlemenin daha az çaba gerektirdiğini ve daha konforlu olduğunu da ifade etti.

Bu sonuç, gelişmiş gürültü azaltma teknolojilerinin zorlayıcı ses ortamlarında konuşmayı anlamaya yardımcı olabileceğini destekliyor.

Ancak araştırmanın asıl dikkat çekici bulgusu, konuşmayı anlama performansının zaten yüksek olduğu koşullarda ortaya çıktı.

Konuşmayı Anlama Başarısı Aynı, Dinleme Çabası Farklı​

Konuşmayı anlama başarısının yaklaşık %90 olduğu daha kolay test koşullarında, iki program arasında kelimeleri doğru tanıma bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı.

Buna rağmen katılımcılar, Clarity Boost programında dinlemeyi daha kolay ve konforlu olarak değerlendirdi.

EEG ölçümlerinde de benzer yönde bir farklılık gözlendi.

Araştırmacılar, dinleme çabasıyla ilişkili olabilen alfa frekans bandındaki (7–14 Hz) beyin aktivitesini inceledi. Yapay zekâ destekli program kullanıldığında, hem daha zor hem de daha kolay dinleme koşullarında alfa bandı gücünün standart programa göre anlamlı düzeyde düşük olduğu belirlendi.

Bu bulgular, konuşmayı doğru anlamanın ve konuşmayı rahat anlamanın aynı şey olmadığını düşündürüyor.

Bununla birlikte EEG'deki alfa aktivitesi yalnızca dinleme çabasına özgü değildir. Dikkat, görev koşulları ve farklı bilişsel süreçlerden de etkilenebilir. Dolayısıyla bu sonuç, beynin genel olarak daha az çalıştığının veya uzun dönemde bilişsel sağlığın iyileştiğinin doğrudan kanıtı olarak yorumlanmamalıdır.

Dinleme Çabası Neden Önemli?​

İşitme kaybı bulunan bireylerde en sık karşılaşılan yakınmalardan biri, özellikle kalabalık ortamlarda konuşmaları takip etmekte zorlanmaktır.

Bazı kullanıcılar konuşmayı büyük ölçüde anlayabildikleri halde uzun sohbetlerden sonra yorulduklarını, birden fazla kişinin konuştuğu ortamlarda dikkatlerini sürdürmekte güçlük çektiklerini veya sosyal ortamlardan kaçınmaya başladıklarını ifade edebilir.

Bunun olası nedenlerinden biri, beynin eksik ya da gürültüyle örtülmüş konuşma bilgilerini anlamlandırmak için daha fazla dikkat ve zihinsel kaynak kullanmak zorunda kalmasıdır.

Bilimsel literatürde bu durum listening effort, yani dinleme çabası kavramıyla ele alınıyor.

Dinleme çabası yalnızca işitme kaybının derecesiyle açıklanamaz. Ortamın gürültü düzeyi, konuşmacının konumu, kullanılan işitme cihazının ayarları, bireyin dikkat kapasitesi ve dinleme koşulları bu deneyimi etkileyebilir.

2019 yılında Scientific Reports dergisinde yayımlanan bir araştırma, gürültüde konuşmayı anlama sırasında belirli beyin aktiviteleri ile kişilerin bildirdiği dinleme çabası arasında ilişkiler bulunduğunu göstermişti.

Türkiye'den de bu alanda önemli bir çalışma bulunuyor. Hacettepe Üniversitesinden Samet Kılıç, Öznur Yiğit ve Meral Didem Türkyılmaz tarafından 2022 yılında yayımlanan araştırmada, işitme cihazı kullanıcılarının dinleme çabası ile günlük cihaz kullanım süresi ve cihaz memnuniyeti arasında anlamlı ilişkiler saptandı.

Bu çalışmalar birlikte değerlendirildiğinde, işitme cihazı başarısının yalnızca odyometrik eşiklerle veya konuşmayı ayırt etme yüzdeleriyle açıklanamayacağı daha açık hale geliyor.

Bilimsel Kanıtlar Yapay Zekâlı İşitme Cihazları Hakkında Ne Söylüyor?​

2026 yılında Trends in Hearing dergisinde yayımlanan başka bir araştırma da derin sinir ağı tabanlı gürültü azaltma teknolojilerini inceledi.

Paula Folkeard ve çalışma arkadaşlarının 20 katılımcıyla gerçekleştirdiği araştırmada, yapay zekâ destekli gürültü azaltmanın yönlü mikrofon teknolojileriyle birlikte kullanılması, değerlendirilen koşullarda konuşmayı anlama ve dinleme deneyimi açısından daha başarılı sonuçlar verdi.

Ancak performansın gürültünün türüne ve konuşmanın geldiği yöne göre değiştiği de belirlendi.

Bu ayrıntı oldukça önemli.

Bir işitme cihazının belirli bir laboratuvar koşulunda başarılı olması, her kullanıcının her ortamda aynı sonucu elde edeceği anlamına gelmiyor.

Örneğin karşıdan gelen konuşmaya odaklanan bir sistem, birden fazla kişinin farklı yönlerden konuştuğu aile toplantısında aynı avantajı sağlamayabilir.

Ayrıca farklı araştırmalarda incelenen yapay zekâ algoritmaları, mikrofon sistemleri ve test yöntemleri birbirinden farklı olabilir. Dolayısıyla bir teknolojide gözlenen fayda, doğrudan bütün markalara veya modellere genellenemez.

Araştırmanın Sınırları Neler?​

14 Ekim 2026 tarihli Hearing Review çalışması değerlendirilirken bazı noktalar özellikle dikkate alınmalı.

Öncelikle araştırma sınırlı sayıda katılımcıyla yürütüldü. Ayrıca iki farklı üreticinin işitme cihazları değil, aynı cihazın iki programı karşılaştırıldı.

Çalışma kontrollü laboratuvar koşullarında gerçekleştirildi. Bu nedenle sonuçların uzun süreli günlük kullanımda aynı düzeyde ortaya çıkacağı henüz gösterilmiş değil.

Araştırmanın sektörel bir yayında yer alması da önemlidir. Bulgular, bağımsız ve daha geniş katılımcı gruplarıyla gerçekleştirilecek hakemli çalışmalarla desteklenmelidir.

Özellikle uzun dönem kullanım memnuniyeti, dinleme yorgunluğu, sosyal katılım ve farklı kullanıcı gruplarındaki sonuçların ayrıca incelenmesi gerekiyor.

Mevcut kanıtlar, yapay zekâ destekli gürültü azaltmanın yararlı olabileceğini gösteriyor. Ancak herhangi bir cihazın bütün kullanıcılar için en iyi çözüm olduğunu ortaya koymuyor.

Bu Gelişme İşitme Cihazı Sektörü Açısından Neden Önemli?​

İşitme cihazı teknolojilerinde uzun yıllardır daha iyi konuşma anlaşılabilirliği, daha gelişmiş yönlü mikrofonlar ve daha etkili gürültü azaltma sistemleri üzerinde çalışılıyor.

Yapay zekâ bu çalışmaların önemli bir parçası haline geldi.

Yeni araştırmalar ise değerlendirme ölçütlerinin genişlemesi gerektiğine işaret ediyor.

Bir işitme cihazı yalnızca konuşma sinyalini güçlendiren bir ürün olarak değil, kullanıcının günlük iletişimini kolaylaştırmayı amaçlayan bir işitme rehabilitasyonu aracı olarak değerlendirilmelidir.

Bu yaklaşım, üreticiler kadar odyologlar, odyometristler ve işitme cihazı satış ve uygulama merkezleri için de önem taşıyor.

2025 yılında ABD Ulusal Bilimler, Mühendislik ve Tıp Akademileri tarafından hazırlanan yetişkin işitme sağlığı sonuç ölçümlerine ilişkin raporda da yalnızca teknik performansa değil, karmaşık ortamlarda iletişim başarısına ve işitmeyle ilişkili psikososyal sonuçlara odaklanılması önerildi.

Bu bakış açısı, işitme cihazı uygulamasının başarısını daha geniş ve kullanıcı odaklı bir çerçevede değerlendirme gereğini destekliyor.

Türkiye'deki İşitme Cihazı Merkezleri İçin Ne Anlama Geliyor?​

Türkiye açısından araştırmanın en önemli mesajı, işitme cihazı seçimi ve uygulaması sırasında kullanıcı deneyiminin daha sistematik biçimde değerlendirilmesi gerektiğidir.

1. Sessiz Ortamdaki Başarı Tek Başına Yeterli Değil​

Bir kullanıcının sessiz ortamda konuşmaları iyi anlaması, kalabalık bir restoranda, aile toplantısında veya iş yerinde aynı başarıyı göstereceği anlamına gelmez.

Bu nedenle uygun klinik koşullarda gürültüde konuşmayı anlama testlerinin değerlendirme sürecine dahil edilmesi önemlidir.

Türkiye'de bu alanda bilimsel altyapı da bulunuyor.

2015 yılında geliştirilen ve geçerlik çalışması yayımlanan Türkçe Matris Cümle Testi (TURMatrix), gürültüde konuşmayı anlama performansını değerlendirmek için kullanılabilen standardize yöntemlerden biridir.

Bu tür ölçümler, uygun ekipman ve uzmanlık bulunduğunda farklı cihaz ayarlarının veya işitme cihazı kullanımının sağladığı yararların değerlendirilmesine katkı sunabilir.

2. Kullanıcının Günlük Deneyimi Daha Ayrıntılı Sorgulanmalı​

İşitme cihazı uygulaması sonrasında yalnızca seslerin yeterince duyulup duyulmadığını sormak, bazı sorunları gözden kaçırabilir.

Kullanıcının farklı dinleme koşullarındaki deneyimi de değerlendirilmelidir.

Örneğin gürültülü ortamlarda konuşmaları takip ederken yorulup yorulmadığı, sesleri doğal bulup bulmadığı, uzun sohbetlerde rahatsızlık yaşayıp yaşamadığı ve günlük yaşamında hangi ortamlarda zorlandığı öğrenilmelidir.

Bu bilgiler, teknik ölçümlerin yerine geçmez. Ancak uygulama sürecinde kişiye özel ihtiyaçların belirlenmesine yardımcı olur.

3. Yapay Zekâ Özellikleri Tek Başına Kalite Göstergesi Sayılmamalı​

Türkiye'deki işitme cihazı pazarında yapay zekâ kavramı, ürünlerin tanıtımında giderek daha fazla kullanılabilecek bir teknoloji başlığıdır.

Ancak cihazda yapay zekâ bulunması, otomatik olarak daha iyi işitme performansı anlamına gelmez.

Asıl değerlendirilmesi gereken nokta, kullanılan teknolojinin hangi dinleme koşullarında ne tür yararlar sağladığı ve bu yararların ne ölçüde bilimsel olarak gösterildiğidir.

Ayrıca kulak kalıbı veya dome seçimi, akustik uyum, kazanç ayarları, gerçek kulak ölçümü (REM) ile doğrulama ve takip uygulamaları da sonuçları etkileyebilir.

Bu nedenle gelişmiş bir algoritmanın varlığı, doğru cihaz uygulamasının önemini ortadan kaldırmaz.

4. Satış Sonrası Takip, Rehabilitasyonun Önemli Bir Parçası​

Yeni araştırmalar, işitme cihazı uygulamasından sonraki kullanıcı geri bildirimlerinin değerini bir kez daha hatırlatıyor.

İlk uygulamada yeterli görünen bir ayar, günlük yaşamda farklı sonuçlar verebilir.

Özellikle yeni cihaz kullanmaya başlayan kişilerde alışma süreci, ses konforu, farklı ortam programları ve konuşmayı takip etme kolaylığı düzenli olarak değerlendirilmelidir.

Türkiye'deki işitme cihazı merkezleri açısından bu yaklaşım, yalnızca teknik servis veya cihaz ayarı hizmeti sunmakla sınırlı olmayan, uzun dönemli kullanıcı takibini esas alan bir hizmet anlayışını destekliyor.

İşitme Teknolojilerinin Geleceğinde Ne Değişebilir?​

Yapay zekâ destekli işitme cihazlarının gelişimi, gelecekte ses işleme teknolojilerinin yalnızca konuşmayı anlama başarısına göre değil, dinleme konforu ve zihinsel çaba üzerindeki etkilerine göre de geliştirilmesini sağlayabilir.

Bununla birlikte bugün için EEG ölçümlerinin rutin işitme cihazı uygulamalarında kullanılmasını gerektiren yeterli standartlaşmış kanıt bulunmuyor.

Kısa vadede daha uygulanabilir yaklaşım, mevcut odyolojik testlerin kullanıcı deneyimini ölçen geçerli değerlendirme yöntemleriyle birlikte ele alınmasıdır.

Gelecekte daha büyük ve bağımsız klinik çalışmalar, hangi yapay zekâ algoritmalarının hangi kullanıcı gruplarında daha fazla yarar sağladığını ortaya koyabilir.

Bu gelişmeler, işitme cihazı seçiminde kişiselleştirilmiş uygulamaların önemini daha da artırabilir.

Daha İyi İşitmek, Daha Rahat Dinlemeyi de İçermeli​

Yapay zekâ destekli işitme cihazları üzerine yayımlanan son araştırma, işitme teknolojilerinin değerlendirilmesinde önemli bir noktaya dikkat çekiyor. Konuşmayı anlama başarısı yüksek olsa bile kullanıcıların dinleme sırasında harcadığı zihinsel çaba farklılık gösterebiliyor. Doğal ses özelliklerini korumaya odaklanan gelişmiş gürültü azaltma teknolojileri, belirli koşullarda bu çabanın azalmasına yardımcı olabilir. Ancak henüz sınırlı sayıdaki araştırmaya dayanarak bütün yapay zekâlı işitme cihazlarının aynı yararı sağlayacağını söylemek mümkün değil.

Türkiye'deki işitme sağlığı profesyonelleri açısından çıkarılabilecek en önemli sonuç ise açık: Başarılı bir işitme cihazı uygulaması, yalnızca sesleri duyurmakla değil, kullanıcının günlük yaşamda konuşmaları ne kadar rahat takip edebildiğiyle de değerlendirilmelidir.

Teknoloji geliştikçe işitme cihazlarının başarısını belirleyen unsur yalnızca daha fazla ses işlemek değil, bu teknolojinin kullanıcının yaşamına sağladığı ölçülebilir katkı olacaktır.

Kaynaklar​

  1. Slugocki, C., Kuk, F., Korhonen, P. ve Peeters, H. (2026). Neural Benefits of Natural-Sounding AI Denoising. The Hearing Review, 14 Ekim 2026. Kaynağı incele
  2. Dimitrijevic, A. ve diğerleri (2019). Neural Indices of Listening Effort in Noisy Environments. Scientific Reports, 9, 11278. DOI: 10.1038/s41598-019-47643-1
  3. Folkeard, P. ve diğerleri (2026). The Effect of Deep Neural Network Implementation on Speech Recognition, Listening Effort, and Sound Quality in Older Adults With Mild to Moderately Severe Hearing Loss. Trends in Hearing. DOI: 10.1177/23312165261449983
  4. Kılıç, S., Yiğit, Ö. ve Türkyılmaz, M. D. (2022). Listening Effort in Hearing Aid Users: Is It Related to Hearing Aid Use and Satisfaction? Journal of the American Academy of Audiology, 33(6), 316–323. DOI: 10.1055/a-1865-3449
  5. Zokoll, M. A. ve diğerleri (2015). Development and Evaluation of the Turkish Matrix Sentence Test. International Journal of Audiology, 54(sup2), 51–61. DOI: 10.3109/14992027.2015.1074735
  6. Moore, B. C. J. (2026). Hearing Aids: What Works Well and What Can Be Improved. Journal of the Association for Research in Otolaryngology. DOI: 10.1007/s10162-026-01031-5
  7. American Speech-Language-Hearing Association (ASHA). Hearing Aids for Adults. İşitme cihazı değerlendirmesi, uygulama doğrulaması ve gürültüde konuşma testlerine ilişkin mesleki kaynak. Kaynağı incele
  8. ASHA / NASEM (2025). Meaningful Outcome Measures in Audiology. Yetişkin işitme sağlığı müdahalelerinin sonuçlarının değerlendirilmesine ilişkin öneriler.