İşitme cihazı teknolojisi son yıllarda yalnızca sesi yükselten elektronik cihazlardan, çevresindeki akustik ortamı analiz edebilen ve konuşmayı gürültüden ayırmaya çalışan gelişmiş dijital sistemlere doğru önemli bir dönüşüm geçiriyor.
Bu dönüşümün 2026 yılındaki yeni örneklerinden biri Phonak EON platformu. Phonak'ın bağlı olduğu Sonova tarafından 24 Ağustos 2026'da tanıtılan EON ailesi; yeni HYPERSONIC™ çip, Spheric Speech Clarity™ 3.0, AutoSense OS™ AI 8.0, geliştirilmiş rüzgâr gürültüsü yönetimi ve Auracast™ desteğini aynı platformda bir araya getiriyor.
Ancak EON'u önemli kılan yalnızca yeni bir işitme cihazı modeli olması değil. Asıl dikkat çekici gelişme, yapay zekâ ile gerçek zamanlı ses işleme arasındaki ilişkinin daha düşük güç tüketimiyle birlikte yeniden tasarlanması.
Modern işitme cihazlarında yapay zekâ ve derin sinir ağları kullanılarak konuşma ile arka plan gürültüsünün birbirinden ayrılması giderek daha önemli hale geliyor. Fakat gelişmiş algoritmaların gerçek zamanlı çalıştırılması önemli miktarda işlem gücü ve dolayısıyla enerji gerektiriyor.
Phonak'ın açıklamasına göre HYPERSONIC çip, önceki Sphere nesline kıyasla %37 daha yüksek güç verimliliği sağlıyor. Bu verimlilik, daha küçük ve daha hafif bir cihaz tasarımına rağmen gerçek zamanlı yapay zekâ tabanlı ses işleme özelliklerinin korunmasına yardımcı oluyor.
Phonak'ın verdiği diğer tasarım verileri ise şöyle:
Dolayısıyla HYPERSONIC'in asıl önemi yalnızca "daha hızlı bir çip" olması değil; yüksek işlem gücü ile pil tüketimi arasındaki dengeyi iyileştirmeyi hedeflemesi.
Sistem, derin sinir ağı (DNN) tabanlı işlem kullanarak konuşma sinyalini çevredeki gürültüden gerçek zamanlı olarak ayırmaya çalışıyor.
Buradaki "spheric" yaklaşım özellikle önemli.
Geleneksel konuşma güçlendirme sistemlerinde konuşmanın belirli bir yönden geldiği varsayımı daha baskın olabilir. Oysa gerçek hayatta konuştuğumuz kişi her zaman tam önümüzde bulunmaz.
Örneğin:
Phonak, Spheric Speech Clarity 3.0'ın konuşmayı farklı yönlerden gelen gürültü içerisinden gerçek zamanlı olarak ayırmak üzere tasarlandığını belirtiyor.
Phonak'ın kendi testlerine göre sistem, zorlu gürültülü ortamlarda 10 dB'ye kadar sinyal-gürültü oranı (SNR) avantajı sağlayabiliyor ve şirket, gerçekçi test düzeneklerinde dört farklı işitme cihazına kıyasla daha iyi SNR sonuçları bildirdiğini belirtiyor.
Gerçek kullanıcı performansı;
Bu nedenle üretici tarafından açıklanan laboratuvar veya kontrollü test sonuçları ile gerçek yaşam performansını birbirinden ayırmak gerekir.
Platformda iki farklı yapay zekâ yaklaşımı bulunuyor:
Phonak'a göre AutoSense OS AI 8.0, kullanıcı farklı ortamlara geçerken sistemi otomatik olarak adapte ediyor ve özellikle "Speech in Loud Noise" ve WindBlock 2.0 gibi özelliklerin uygun durumlarda kullanılmasına yardımcı oluyor.
Bu iki yaklaşım arasındaki farkı basitçe şöyle düşünebiliriz:
AutoSense OS AI 8.0 → "Şu anda hangi ortamdayım?"
Spheric Speech Clarity 3.0 → "Bu ortamda konuşmayı gürültüden nasıl ayırabilirim?"
Bu iki sistemin birlikte çalışması, işitme cihazının yalnızca sesi yükselten bir cihaz olmaktan çıkıp çevresini analiz eden ve ses işleme stratejisini değiştiren adaptif bir sistem haline gelmesinin önemli örneklerinden biri.
Rüzgâr mikrofonlara ulaştığında konuşma sinyalini maskeleyebilir ve işitme cihazının ses işleme sistemini zorlayabilir.
Phonak, EON'daki WindBlock 2.0 teknolojisinin rüzgâr gürültüsünü 50 dB'ye kadar azaltabildiğini ve SNR'yi 30 dB'ye kadar iyileştirebildiğini bildiriyor.
Buradaki "kadar" ifadesi özellikle önemlidir. Bunlar maksimum üretici tarafından bildirilen değerlerdir; her koşulda aynı seviyede gürültü azaltımı gerçekleşeceği anlamına gelmez.
Bununla birlikte teknoloji, işitme cihazı kullanıcılarının günlük yaşamda sık karşılaştığı gerçek bir probleme odaklanıyor.
Özellikle:
Çünkü cihazın önemli yeniliklerinden biri Auracast™ Broadcast Audio desteği.
Auracast, Bluetooth LE Audio ekosisteminin yayın tabanlı ses teknolojisidir. Geleneksel Bluetooth bağlantısında bir cihaz ile başka bir cihaz arasında bireysel bağlantı kurulurken, Auracast aynı ses yayınının uyumlu çok sayıda cihaz tarafından alınmasına olanak sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Bluetooth SIG, Auracast'ın özellikle yardımcı dinleme sistemleri açısından yeni nesil bir yaklaşım oluşturabileceğini belirtiyor.
Bu, işitme kaybı olan kişiler açısından son derece önemli olabilir.
Örneğin gelecekte Auracast destekli bir:
sinema → konferans salonu → tiyatro → müze → havalimanı → tren istasyonu
gibi bir ortamda, yayınlanan ses doğrudan uyumlu işitme cihazına aktarılabilir.
Bluetooth SIG, 2026 itibarıyla Auracast altyapısının tiyatrolar, üniversiteler, kiliseler, müzeler ve stadyumlar gibi farklı alanlarda yayılmaya başladığını bildiriyor.
Bu nedenle Auracast'ın önemi yalnızca "kablosuz bağlantı" değildir.
Asıl değişim, kamusal alanlardaki ses erişilebilirliğinin standart Bluetooth ekosistemine yaklaşmasıdır.
Normal şartlarda işitme kaybı olan kişi:
Auracast destekli bir sistemde ise salonun ses sistemi bir Auracast yayını oluşturduğunda, uyumlu işitme cihazı bu yayını doğrudan alabilir.
Phonak, EON kullanıcılarının desteklenen Auracast yayınlarına doğrudan işitme cihazları üzerinden erişebileceğini belirtiyor. myPhonak uygulaması üzerinden QR kod tarama veya uyumlu telefonlardaki Auracast Assistant gibi yöntemler de kullanılabiliyor.
Bu yaklaşım, işitme cihazını yalnızca kişisel işitme rehabilitasyon cihazı olmaktan çıkararak bir çeşit kişisel erişilebilirlik arayüzüne dönüştürme potansiyeline sahip.
Yeni platform kapsamında:
EON Sphere'ın ürün sayfasında cihazın hafif-ileri dereceden ileri-çok ileri dereceye kadar işitme kaybı için sunulduğu belirtiliyor.
Dolayısıyla EON platformunu değerlendirirken yalnızca "Sphere" modeline değil, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik tüm ürün ailesine bakmak gerekiyor.
Phonak, EON'un Bluetooth özellikli çok çeşitli cihazlarla bağlantı kurabildiğini ve telefon görüşmeleri, müzik, televizyon sesi gibi içerikleri aktarabildiğini belirtiyor. Bunun yanında Roger teknolojileri ve Auracast da platforma entegre edilmiş durumda.
Bu gelişme önemli çünkü modern işitme cihazlarında kullanıcı artık yalnızca "duymak" istemiyor.
Aynı cihazdan:
işitmek + telefon görüşmesi yapmak + televizyon dinlemek + müzik dinlemek + toplantıya katılmak + kamusal ses yayınlarını almak
istiyor.
Dolayısıyla geleceğin işitme cihazlarının başarısını yalnızca audiogramdaki kazanç değerleriyle değerlendirmek yeterli olmayacak.
Bağlantı, yapay zekâ, kullanım kolaylığı, pil ömrü ve gerçek yaşam performansı da cihaz seçiminin önemli parçaları haline geliyor.
Phonak, EON ile birlikte Target 12.0 fitting yazılımında da yenilikler sunuyor.
Bunlar arasında:
Özellikle fitting sürecindeki bu gelişmeler, yapay zekâ destekli cihazların gerçek performansının yalnızca donanıma değil, doğru fitting ve bireyselleştirilmiş ayarlamaya da bağlı olduğunu hatırlatıyor.
En gelişmiş işitme cihazı bile kullanıcıya uygun şekilde ayarlanmadığında beklenen faydayı sağlayamayabilir.
"Yapay zekâ" ifadesi artık işitme cihazı sektöründe oldukça yaygın kullanılıyor. Ancak her AI özelliği aynı şeyi yapmıyor.
EON'daki önemli nokta, yapay zekânın yalnızca uygulama tarafında değil, işitme cihazının gerçek zamanlı ses işleme zincirinin merkezinde kullanılması.
Özellikle HYPERSONIC çip ile DNN tabanlı Spheric Speech Clarity 3.0'ın birlikte çalışması, yüksek hesaplama gerektiren işlemlerin doğrudan cihaz üzerinde yapılabilmesini hedefliyor. Phonak, bunun daha yüksek enerji verimliliği ile mümkün olduğunu belirtiyor.
Bu nedenle EON'un asıl teknolojik mesajını şöyle özetlemek daha doğru olur:
Veriler Phonak ve Sonova'nın ürün ve lansman açıklamalarına dayanmaktadır.
Geçmişte işitme cihazı teknolojisinin temel sorusu: "Sesi nasıl daha iyi yükseltebiliriz?"
iken bugün soru giderek şuna dönüşüyor: "Kullanıcının bulunduğu ortamı nasıl anlayabilir ve ihtiyaç duyduğu sesi mümkün olduğunca verimli şekilde öne çıkarabiliriz?"
EON bu yaklaşımı HYPERSONIC çip, gerçek zamanlı yapay zekâ, Spheric Speech Clarity 3.0, AutoSense OS AI 8.0 ve WindBlock 2.0 gibi teknolojilerle uygulamaya çalışıyor.
Fakat uzun vadede belki de en önemli gelişme Auracast olacak.
Çünkü Auracast'ın yaygınlaşmasıyla birlikte işitme cihazı yalnızca kullanıcının kulağındaki kişisel bir cihaz olmaktan çıkıp sinema, tiyatro, konferans salonu, havalimanı, müze ve diğer kamusal alanların ses altyapısıyla doğrudan iletişim kurabilen bir erişilebilirlik cihazına dönüşebilir. Bluetooth SIG de Auracast'ın özellikle yardımcı dinleme sistemlerinde daha geniş kullanım alanı oluşturmasını hedefliyor.
Bu açıdan bakıldığında Phonak EON'un önemi yalnızca daha küçük veya daha güçlü bir işitme cihazı olması değildir.
EON, işitme cihazlarının geleceğinin üç temel eksenini aynı platformda birleştiriyor: Yapay zekâ + enerji verimliliği + evrensel bağlantı.
Ve önümüzdeki yıllarda işitme cihazları arasındaki rekabetin yalnızca "kim daha iyi ses veriyor?" sorusuna değil, "kim kullanıcıyı gerçek hayattaki iletişim ortamına daha iyi bağlayabiliyor?" sorusuna göre şekillenmesi beklenebilir.
Bu dönüşümün 2026 yılındaki yeni örneklerinden biri Phonak EON platformu. Phonak'ın bağlı olduğu Sonova tarafından 24 Ağustos 2026'da tanıtılan EON ailesi; yeni HYPERSONIC™ çip, Spheric Speech Clarity™ 3.0, AutoSense OS™ AI 8.0, geliştirilmiş rüzgâr gürültüsü yönetimi ve Auracast™ desteğini aynı platformda bir araya getiriyor.
Ancak EON'u önemli kılan yalnızca yeni bir işitme cihazı modeli olması değil. Asıl dikkat çekici gelişme, yapay zekâ ile gerçek zamanlı ses işleme arasındaki ilişkinin daha düşük güç tüketimiyle birlikte yeniden tasarlanması.
HYPERSONIC çip nedir?
Phonak EON'un merkezindeki en önemli yeniliklerden biri HYPERSONIC adlı yeni işlemci.Modern işitme cihazlarında yapay zekâ ve derin sinir ağları kullanılarak konuşma ile arka plan gürültüsünün birbirinden ayrılması giderek daha önemli hale geliyor. Fakat gelişmiş algoritmaların gerçek zamanlı çalıştırılması önemli miktarda işlem gücü ve dolayısıyla enerji gerektiriyor.
Phonak'ın açıklamasına göre HYPERSONIC çip, önceki Sphere nesline kıyasla %37 daha yüksek güç verimliliği sağlıyor. Bu verimlilik, daha küçük ve daha hafif bir cihaz tasarımına rağmen gerçek zamanlı yapay zekâ tabanlı ses işleme özelliklerinin korunmasına yardımcı oluyor.
Phonak'ın verdiği diğer tasarım verileri ise şöyle:
- Cihaz önceki Sphere nesline göre %25 daha küçük
- %20 daha hafif
- Tek şarjla 38 saate kadar kullanım
- Gerçek zamanlı yapay zekâ tabanlı ses işleme
Dolayısıyla HYPERSONIC'in asıl önemi yalnızca "daha hızlı bir çip" olması değil; yüksek işlem gücü ile pil tüketimi arasındaki dengeyi iyileştirmeyi hedeflemesi.
Spheric Speech Clarity 3.0: Konuşmayı gürültüden ayırma yaklaşımı
EON Sphere'ın en dikkat çekici özelliklerinden biri Spheric Speech Clarity 3.0.Sistem, derin sinir ağı (DNN) tabanlı işlem kullanarak konuşma sinyalini çevredeki gürültüden gerçek zamanlı olarak ayırmaya çalışıyor.
Buradaki "spheric" yaklaşım özellikle önemli.
Geleneksel konuşma güçlendirme sistemlerinde konuşmanın belirli bir yönden geldiği varsayımı daha baskın olabilir. Oysa gerçek hayatta konuştuğumuz kişi her zaman tam önümüzde bulunmaz.
Örneğin:
- Restoranda yanımızdaki kişi,
- Toplantıda çaprazımızda oturan bir çalışma arkadaşı,
- Kalabalık bir masada karşı taraftaki kişi,
- Yürürken yanımızda konuşan bir arkadaş
Phonak, Spheric Speech Clarity 3.0'ın konuşmayı farklı yönlerden gelen gürültü içerisinden gerçek zamanlı olarak ayırmak üzere tasarlandığını belirtiyor.
Phonak'ın kendi testlerine göre sistem, zorlu gürültülü ortamlarda 10 dB'ye kadar sinyal-gürültü oranı (SNR) avantajı sağlayabiliyor ve şirket, gerçekçi test düzeneklerinde dört farklı işitme cihazına kıyasla daha iyi SNR sonuçları bildirdiğini belirtiyor.
Ancak burada önemli bir bilimsel ayrım var
Bu rakamlar Phonak tarafından sunulan araştırma ve test sonuçlarına dayanıyor. Bu nedenle bunları "her kullanıcı konuşmayı %X daha iyi anlayacaktır" şeklinde yorumlamak doğru olmaz.Gerçek kullanıcı performansı;
- işitme kaybının tipi ve derecesine,
- konuşmanın bulunduğu akustik ortama,
- konuşmacının konumuna,
- cihazın fitting ayarlarına,
- kullanıcının bilişsel ve işitsel durumuna,
- kullanılan diğer özelliklere
Bu nedenle üretici tarafından açıklanan laboratuvar veya kontrollü test sonuçları ile gerçek yaşam performansını birbirinden ayırmak gerekir.
İki farklı yapay zekâ sistemi birlikte çalışıyor
EON'un önemli özelliklerinden biri yalnızca tek bir yapay zekâ algoritmasına dayanmaması.Platformda iki farklı yapay zekâ yaklaşımı bulunuyor:
1. Spheric Speech Clarity 3.0
Temel olarak konuşmayı gürültüden ayırmaya odaklanıyor.2. AutoSense OS AI 8.0
Çevredeki akustik ortamı analiz ederek işitme cihazının hangi özelliklerinin ne zaman devreye girmesi gerektiğini belirlemeye çalışıyor.Phonak'a göre AutoSense OS AI 8.0, kullanıcı farklı ortamlara geçerken sistemi otomatik olarak adapte ediyor ve özellikle "Speech in Loud Noise" ve WindBlock 2.0 gibi özelliklerin uygun durumlarda kullanılmasına yardımcı oluyor.
Bu iki yaklaşım arasındaki farkı basitçe şöyle düşünebiliriz:
AutoSense OS AI 8.0 → "Şu anda hangi ortamdayım?"
Spheric Speech Clarity 3.0 → "Bu ortamda konuşmayı gürültüden nasıl ayırabilirim?"
Bu iki sistemin birlikte çalışması, işitme cihazının yalnızca sesi yükselten bir cihaz olmaktan çıkıp çevresini analiz eden ve ses işleme stratejisini değiştiren adaptif bir sistem haline gelmesinin önemli örneklerinden biri.
WindBlock 2.0: Açık havada önemli bir problem hedefleniyor
İşitme cihazı kullanıcılarının açık havada karşılaştığı en büyük sorunlardan biri rüzgâr gürültüsüdür.Rüzgâr mikrofonlara ulaştığında konuşma sinyalini maskeleyebilir ve işitme cihazının ses işleme sistemini zorlayabilir.
Phonak, EON'daki WindBlock 2.0 teknolojisinin rüzgâr gürültüsünü 50 dB'ye kadar azaltabildiğini ve SNR'yi 30 dB'ye kadar iyileştirebildiğini bildiriyor.
Buradaki "kadar" ifadesi özellikle önemlidir. Bunlar maksimum üretici tarafından bildirilen değerlerdir; her koşulda aynı seviyede gürültü azaltımı gerçekleşeceği anlamına gelmez.
Bununla birlikte teknoloji, işitme cihazı kullanıcılarının günlük yaşamda sık karşılaştığı gerçek bir probleme odaklanıyor.
Özellikle:
- sahil yürüyüşleri,
- açık hava kafeleri,
- bisiklet kullanımı,
- seyahat,
- açık hava etkinlikleri
EON'un belki de en önemli yeniliği: Auracast
EON'u yalnızca bir yapay zekâ işitme cihazı olarak değerlendirmek eksik olur.Çünkü cihazın önemli yeniliklerinden biri Auracast™ Broadcast Audio desteği.
Auracast, Bluetooth LE Audio ekosisteminin yayın tabanlı ses teknolojisidir. Geleneksel Bluetooth bağlantısında bir cihaz ile başka bir cihaz arasında bireysel bağlantı kurulurken, Auracast aynı ses yayınının uyumlu çok sayıda cihaz tarafından alınmasına olanak sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Bluetooth SIG, Auracast'ın özellikle yardımcı dinleme sistemleri açısından yeni nesil bir yaklaşım oluşturabileceğini belirtiyor.
Bu, işitme kaybı olan kişiler açısından son derece önemli olabilir.
Örneğin gelecekte Auracast destekli bir:
sinema → konferans salonu → tiyatro → müze → havalimanı → tren istasyonu
gibi bir ortamda, yayınlanan ses doğrudan uyumlu işitme cihazına aktarılabilir.
Bluetooth SIG, 2026 itibarıyla Auracast altyapısının tiyatrolar, üniversiteler, kiliseler, müzeler ve stadyumlar gibi farklı alanlarda yayılmaya başladığını bildiriyor.
Bu nedenle Auracast'ın önemi yalnızca "kablosuz bağlantı" değildir.
Asıl değişim, kamusal alanlardaki ses erişilebilirliğinin standart Bluetooth ekosistemine yaklaşmasıdır.
İşitme cihazı kullanıcısı için Auracast ne değiştirebilir?
Bir konferans salonunu düşünelim.Normal şartlarda işitme kaybı olan kişi:
- konuşmacının sesini uzaktan dinlemeye,
- ortam akustiğiyle mücadele etmeye,
- yankı ve arka plan gürültüsünü tolere etmeye
Auracast destekli bir sistemde ise salonun ses sistemi bir Auracast yayını oluşturduğunda, uyumlu işitme cihazı bu yayını doğrudan alabilir.
Phonak, EON kullanıcılarının desteklenen Auracast yayınlarına doğrudan işitme cihazları üzerinden erişebileceğini belirtiyor. myPhonak uygulaması üzerinden QR kod tarama veya uyumlu telefonlardaki Auracast Assistant gibi yöntemler de kullanılabiliyor.
Bu yaklaşım, işitme cihazını yalnızca kişisel işitme rehabilitasyon cihazı olmaktan çıkararak bir çeşit kişisel erişilebilirlik arayüzüne dönüştürme potansiyeline sahip.
EON ailesinde hangi modeller bulunuyor?
Phonak'ın EON ailesi yalnızca tek bir modelden oluşmuyor.Yeni platform kapsamında:
- Phonak Audéo EON Sphere
- Phonak Audéo EON R
- Phonak CROS EON R
EON Sphere'ın ürün sayfasında cihazın hafif-ileri dereceden ileri-çok ileri dereceye kadar işitme kaybı için sunulduğu belirtiliyor.
Dolayısıyla EON platformunu değerlendirirken yalnızca "Sphere" modeline değil, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik tüm ürün ailesine bakmak gerekiyor.
Yeni nesil işitme cihazlarında bağlantı anlayışı değişiyor
EON'un bir diğer dikkat çekici özelliği Made For All bağlantı yaklaşımının korunması.Phonak, EON'un Bluetooth özellikli çok çeşitli cihazlarla bağlantı kurabildiğini ve telefon görüşmeleri, müzik, televizyon sesi gibi içerikleri aktarabildiğini belirtiyor. Bunun yanında Roger teknolojileri ve Auracast da platforma entegre edilmiş durumda.
Bu gelişme önemli çünkü modern işitme cihazlarında kullanıcı artık yalnızca "duymak" istemiyor.
Aynı cihazdan:
işitmek + telefon görüşmesi yapmak + televizyon dinlemek + müzik dinlemek + toplantıya katılmak + kamusal ses yayınlarını almak
istiyor.
Dolayısıyla geleceğin işitme cihazlarının başarısını yalnızca audiogramdaki kazanç değerleriyle değerlendirmek yeterli olmayacak.
Bağlantı, yapay zekâ, kullanım kolaylığı, pil ömrü ve gerçek yaşam performansı da cihaz seçiminin önemli parçaları haline geliyor.
İşitme cihazı uzmanları açısından EON neden önemli?
EON'un getirdiği değişiklikler yalnızca kullanıcı açısından değil, işitme sağlığı profesyonelleri açısından da dikkat çekici.Phonak, EON ile birlikte Target 12.0 fitting yazılımında da yenilikler sunuyor.
Bunlar arasında:
- NAL-NL3 fitting formülü
- geliştirilmiş raporlar,
- hasta verilerinin yönetimi için opt-in/opt-out seçenekleri,
- fitting verilerini korumaya yönelik yeni yetkilendirme adımı,
- Feedback Test 2.1'de geliştirmeler
Özellikle fitting sürecindeki bu gelişmeler, yapay zekâ destekli cihazların gerçek performansının yalnızca donanıma değil, doğru fitting ve bireyselleştirilmiş ayarlamaya da bağlı olduğunu hatırlatıyor.
En gelişmiş işitme cihazı bile kullanıcıya uygun şekilde ayarlanmadığında beklenen faydayı sağlayamayabilir.
EON gerçekten bir "yapay zekâ devrimi" mi?
Burada biraz daha bilimsel ve temkinli olmak gerekiyor."Yapay zekâ" ifadesi artık işitme cihazı sektöründe oldukça yaygın kullanılıyor. Ancak her AI özelliği aynı şeyi yapmıyor.
EON'daki önemli nokta, yapay zekânın yalnızca uygulama tarafında değil, işitme cihazının gerçek zamanlı ses işleme zincirinin merkezinde kullanılması.
Özellikle HYPERSONIC çip ile DNN tabanlı Spheric Speech Clarity 3.0'ın birlikte çalışması, yüksek hesaplama gerektiren işlemlerin doğrudan cihaz üzerinde yapılabilmesini hedefliyor. Phonak, bunun daha yüksek enerji verimliliği ile mümkün olduğunu belirtiyor.
Bu nedenle EON'un asıl teknolojik mesajını şöyle özetlemek daha doğru olur:
Bu ayrım gelecekte işitme cihazlarının gelişimi açısından oldukça önemli olabilir.Daha fazla yapay zekâdan ziyade, daha verimli gerçek zamanlı yapay zekâ.
EON'un önceki nesilden farkı nedir?
EON'u yalnızca "yeni model" olarak değerlendirmek yerine teknolojik gelişimi şu şekilde özetleyebiliriz:| Özellik | Phonak EON |
|---|---|
| İşlemci | HYPERSONIC |
| Yapay zekâ | Spheric Speech Clarity 3.0 + AutoSense OS AI 8.0 |
| Konuşma işleme | Gerçek zamanlı DNN |
| Gürültü yönetimi | Geliştirilmiş |
| Rüzgâr yönetimi | WindBlock 2.0 |
| Bağlantı | Bluetooth + Roger + Auracast |
| Pil | 38 saate kadar |
| Tasarım | Önceki Sphere nesline göre %25 daha küçük |
| Ağırlık | Önceki Sphere nesline göre %20 daha hafif |
| Auracast | Var |
| CROS seçeneği | CROS EON R |
Sonuç: İşitme cihazları "akıllı" olmaktan "bağlantılı" olmaya doğru ilerliyor
Phonak EON'un tanıtımı, işitme cihazı sektöründeki daha büyük bir dönüşümün parçası olarak değerlendirilebilir.Geçmişte işitme cihazı teknolojisinin temel sorusu: "Sesi nasıl daha iyi yükseltebiliriz?"
iken bugün soru giderek şuna dönüşüyor: "Kullanıcının bulunduğu ortamı nasıl anlayabilir ve ihtiyaç duyduğu sesi mümkün olduğunca verimli şekilde öne çıkarabiliriz?"
EON bu yaklaşımı HYPERSONIC çip, gerçek zamanlı yapay zekâ, Spheric Speech Clarity 3.0, AutoSense OS AI 8.0 ve WindBlock 2.0 gibi teknolojilerle uygulamaya çalışıyor.
Fakat uzun vadede belki de en önemli gelişme Auracast olacak.
Çünkü Auracast'ın yaygınlaşmasıyla birlikte işitme cihazı yalnızca kullanıcının kulağındaki kişisel bir cihaz olmaktan çıkıp sinema, tiyatro, konferans salonu, havalimanı, müze ve diğer kamusal alanların ses altyapısıyla doğrudan iletişim kurabilen bir erişilebilirlik cihazına dönüşebilir. Bluetooth SIG de Auracast'ın özellikle yardımcı dinleme sistemlerinde daha geniş kullanım alanı oluşturmasını hedefliyor.
Bu açıdan bakıldığında Phonak EON'un önemi yalnızca daha küçük veya daha güçlü bir işitme cihazı olması değildir.
EON, işitme cihazlarının geleceğinin üç temel eksenini aynı platformda birleştiriyor: Yapay zekâ + enerji verimliliği + evrensel bağlantı.
Ve önümüzdeki yıllarda işitme cihazları arasındaki rekabetin yalnızca "kim daha iyi ses veriyor?" sorusuna değil, "kim kullanıcıyı gerçek hayattaki iletişim ortamına daha iyi bağlayabiliyor?" sorusuna göre şekillenmesi beklenebilir.
Kaynak ve araştırma notu
Bu makalede Hearing Review haberinin yanı sıra Phonak/Sonova'nın EON'a ilişkin teknik açıklamaları ve Bluetooth SIG'nin Auracast belgeleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Üretici tarafından verilen yüzde ve performans değerleri üretici tarafından bildirilen sonuçlar olarak aktarılmış, bağımsız klinik kanıt gibi sunulmamıştır.- Hearing Review – Phonak EON lansman haberi
- Phonak – Audéo EON Sphere teknik bilgileri
- Sonova – Phonak EON lansman açıklaması
- Bluetooth SIG – Auracast ve yardımcı dinleme