Kulağınızı kurcalamanız akıntıya sebep olabilir!
Kulak enfeksiyonlarının en önemli sebeplerinden biri çeşitli nedenlere bağlı kulak kaşıntısı olan hastaların kulak kanallarına kendilerinin müdahale etmesidir. Bu travma dış kulak yolu cildinin hasarlanmasına ve cilt lezyonlarının gelişmesine yol açar. Bu hastalarda, dış kulak yolu arka duvarında; özellikle kulak zarına yakın kısımlarda ve kulak kepçesinde içi sıvı dolu küçük kabarcıklar, ağrı, yaygın şişlik, kızarıklık, ödem ve kıkırdak kısmında tamamen daralmış bir dış kulak yolu görülebilir. Ayrıca temas yoluyla ortaya çıkan veya atopik kabul edilen alerjiye yatkın kişilerde görülen alerjik kökenli dış kulak yolu iltihapları da kulak sağlığını tehdit edebilir.
Kulak temizleme çubuğuna dikkat edin!
Dış kulak yolu iltihabının tedavisinde dikkat edilecek en önemli husus kulağı sudan korumaktır. Bunun dışında, kulak temizleme çubuklarının kullanılmaması da çok önemlidir. Tedavide, dış kulak yolundaki ödemin çözülmesine yönelik damlalar, etken mikroorganizmalara yönelik antibiyotikler, ağrı ve ödemi önlemeye yönelik ilaçlar uygulanmaktadır. Dış kulak yolu lokal tedavi ile temizlenmelidir. Akut orta kulak iltihabı, orta kulakta biriken iltihabi sıvının ince zar üzerine yaptığı basınç nedeniyle kulak zarında bir delinmeye neden olabilmektedir. Akıntının başlaması ile ağrı şiddetinde azalma görülür. Özellikle çocuk hastalarda görülen bir durumdur. Hastada iletim tipi bir işitme kaybı görülebilir. İltihap doktorunuzun uygulayacağı ilaç tedavisi ile kontrol altına alındığında, zar kendisini tamir edebilmektedir. Tedavi sürecinde hastanın kulağına su kaçırmaması ve kulak temizleme çubukları ile karıştırmaması gerekmektedir.
Bazen zardaki delik kalıcı olabilir...
Bazı durumlarda zardaki delik kalıcı bir hal alarak kronik orta kulak iltihabı gelişmesine yol açar. Üst solunum yolu enfeksiyonu geçirildiğinde ya da kulağa su kaçırılması durumunda, delik olan zardan orta kulak boşluğuna giren mikroorganizmalar akıntılı bir orta kulak iltihabı gelişmesine neden olabilir. İlaç tedavisi ve koruyucu önlemlerle akıntı ve iltihabi durum ortadan kaldırıldığında ve sadece zarda delik izlendiği durumlarda, hastalığın kontrol altında olduğu söylenebilir. Ancak, iyileşmenin tamamlanabilmesi için zar mutlaka onarılmalı ve delik kapatılmalıdır. Kulak zarının uzun süredir delik olduğu bilinen hastalarda, geçirilen her atak sorunu daha da şiddetlendirebilir. Kontrol altına alınmayan vakalarda kötü kokulu ve bazen kanlı akıntı, işitme kaybı, baş dönmesi, yüz felci, beyin apsesi, menenjit gibi ciddi durumlar ortaya çıkabilir. Dış kulak yolunun lokal temizliği sağlandıktan ve iltihap ilaç tedavisi ile kontrol altına alındıktan sonra, rahatsızlık ameliyat ile tedavi edilmektedir.