64 Bin Kişilik Araştırma Ne Söylüyor?
Dört ülkede 64 binden fazla kişinin sağlık verilerini inceleyen yeni bir araştırma, işitme kaybı ve işitme cihazı kullanımının uzun dönem sağlık sonuçlarıyla ilişkisine dikkat çekiyor. Bulgular, işitme sağlığının yalnızca duyma ve iletişim becerileriyle sınırlı olmadığını gösterirken, işitme cihazlarının yaşam süresi üzerindeki olası etkisine ilişkin yeni soruları da gündeme getiriyor.İşitme kaybı genellikle konuşmaları anlamakta zorlanma, televizyonun sesini yükseltme veya kalabalık ortamlarda iletişim güçlüğü yaşama gibi belirtilerle fark ediliyor. Ancak son yıllarda yayımlanan araştırmalar, işitme kaybının genel sağlık durumu ve sağlıklı yaşlanmayla ilişkili olabileceğine işaret ediyor.
Ekim 2026'da The Lancet Healthy Longevity dergisinde yayımlanan uluslararası araştırma da bu alandaki bilimsel bulgulara önemli bir katkı sağladı. Çalışmada, işitme kaybı bulunan ve işitme cihazı kullanan bireylerin ölüm riskinin, cihaz kullanmayanlara göre istatistiksel olarak daha düşük olduğu belirlendi.
Peki bu sonuç, işitme cihazı kullanmanın ömrü uzattığı anlamına mı geliyor? Araştırmanın ayrıntıları, bu soruya henüz kesin bir yanıt verilemeyeceğini gösteriyor.
Dört Ülkeden 64.128 Kişinin Verileri İncelendi
ABD Ulusal Sağırlık ve Diğer İletişim Bozuklukları Enstitüsünden (NIDCD) Chuan-Ming Li ve çalışma arkadaşları tarafından yürütülen araştırmada Avustralya, İzlanda, ABD ve Norveç'teki nüfus temelli sağlık çalışmalarından yararlanıldı.Araştırmanın temel analizinde 13.851 yetişkinin verileri kullanıldı. Bulguların farklı bir toplumda da geçerli olup olmadığını değerlendirmek amacıyla Norveç'ten 50.277 kişinin yer aldığı ikinci bir veri grubu ayrıca incelendi.
Böylece toplam 64.128 kişinin verileri değerlendirmeye alındı.
Katılımcıların işitme düzeyleri saf ses odyometrisiyle ölçüldü. Araştırmacılar, yaş, cinsiyet, eğitim, sigara kullanımı, vücut kitle indeksi, diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve inme geçmişi gibi ölüm riskini etkileyebilecek çeşitli faktörleri istatistiksel analizlerinde dikkate aldı.
Çalışmalarda ölüm verilerinin yaklaşık 10 ila 16 yıllık izlem dönemleri boyunca değerlendirilmesi, araştırmanın önemli güçlü yönlerinden birini oluşturdu.
İşitme Kaybının Derecesi Arttıkça Ölüm Riskiyle İlişki Güçleniyor
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, işitme kaybının derecesi ile tüm nedenlere bağlı ölüm riski arasında gözlenen ilişki oldu.Normal işitmeye sahip bireylerle karşılaştırıldığında, diğer bazı risk faktörleri hesaba katıldıktan sonra:
- Hafif işitme kaybında: Ölüm tehlikesi yaklaşık %19 daha yüksek bulundu.
- Orta dereceli işitme kaybında: Bu fark yaklaşık %55'e yükseldi.
- İleri orta derece ve daha ağır işitme kayıplarında: Yaklaşık %56 daha yüksek ölüm tehlikesi hesaplandı.
Çalışmada işitme kaybı ile kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölüm arasında da ilişki tespit edildi.
Ancak bu bulgular, işitme kaybının doğrudan ölüme neden olduğunu kanıtlamıyor. İşitme kaybına eşlik eden başka sağlık sorunları veya yaşlanmayla ilişkili süreçler de sonuçlarda etkili olabilir.
İşitme Cihazı Kullananlarda Daha Düşük Ölüm Riski Gözlendi
Araştırmanın işitme sağlığı sektörü açısından en dikkat çekici bölümü, işitme cihazı kullanımına ilişkin sonuçlar oldu.İşitme kaybı bulunan katılımcılar arasında, işitme cihazı kullananlarda cihaz kullanmayanlara kıyasla:
Tüm nedenlere bağlı ölüm tehlikesi yaklaşık %9, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölüm tehlikesi ise yaklaşık %15 daha düşük bulundu.
Norveç'teki 50.277 kişilik doğrulama analizinde de benzer yönde sonuçlar elde edildi. Bu grupta işitme cihazı kullanımı, tüm nedenlere bağlı ölüm tehlikesinde yaklaşık %15, kardiyovasküler nedenlere bağlı ölüm tehlikesinde ise yaklaşık %16 daha düşük değerlerle ilişkiliydi.
Sonuçların farklı ülkelerde aynı yönde olması, bulguların önemini artırıyor.
Bununla birlikte araştırmacılar, işitme cihazı kullanımına ilişkin analizlerin keşif niteliğinde olduğunu ve sonuçların neden-sonuç ilişkisi olarak yorumlanmaması gerektiğini belirtiyor.
Yüzde 9 Daha Düşük Risk Ne Anlama Geliyor?
Bu noktada bilimsel sonuçların doğru anlaşılması gerekiyor.Araştırmada belirtilen %9'luk fark, işitme cihazı kullanan her 100 kişiden 9'unun ölümden korunduğu anlamına gelmiyor.
Benzer şekilde, cihaz kullanımının insan ömrünü belirli bir yıl uzattığı sonucuna da ulaşılamıyor.
Bulgu, araştırma süresince izlenen gruplar arasında hesaplanan göreli ölüm tehlikesinin farklı olduğunu gösteriyor.
İşitme cihazlarının yaşam süresini doğrudan etkileyip etkilemediğinin anlaşılması için bu amaçla tasarlanmış daha güçlü müdahale çalışmalarına ihtiyaç bulunuyor.
İşitme Cihazı Kullanımı Genel Sağlığı Nasıl Etkileyebilir?
Araştırmacılar, işitme kaybı ve genel sağlık arasındaki ilişkinin birden fazla açıklaması olabileceğini değerlendiriyor.İşitme kaybı yaşayan bireylerde iletişimin zorlaşması, sosyal ilişkilerin azalması ve günlük faaliyetlere katılımın sınırlanması söz konusu olabiliyor.
Özellikle ileri yaşlarda aile bireyleriyle iletişim kurmakta zorlanmak, sosyal ortamlardan uzaklaşmaya neden olabiliyor. Bu durum yalnızlık ve yaşam kalitesinde azalma gibi sorunlarla bağlantılı olabilir.
İşitme kaybının konuşmaları anlamak için gereken zihinsel çabayı artırması da üzerinde çalışılan başka bir konu.
Öte yandan işitme kaybı, damar sağlığı veya biyolojik yaşlanma gibi süreçlerle ortak risk faktörlerine sahip olabilir. Dolayısıyla gözlenen ilişkinin tamamını yalnızca işitme cihazı kullanımına bağlamak mümkün değil.
İşitme cihazları uygun biçimde seçildiğinde, kişiye göre ayarlandığında ve etkili kullanıldığında iletişim güçlüklerini azaltabilir. Ancak iletişimdeki bu iyileşmenin ölüm riskini doğrudan azaltıp azaltmadığı henüz kesinleşmiş değil.
Önceki Bilimsel Araştırmalar da Benzer İlişkilere İşaret Ediyor
Yeni araştırma, işitme kaybı ve genel sağlık arasındaki ilişkiyi inceleyen ilk bilimsel çalışma değil.2022 yılında JAMA Otolaryngology–Head & Neck Surgery dergisinde yayımlanan, 26 gözlemsel araştırmayı ve 1,2 milyondan fazla katılımcıyı kapsayan sistematik derleme ve meta-analizde işitme kaybı, tüm nedenlere bağlı ölüm tehlikesinde %13 ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm tehlikesinde %28 artışla ilişkili bulunmuştu.
2024 yılında The Lancet Healthy Longevity dergisinde yayımlanan bir başka ABD araştırmasında ise düzenli işitme cihazı kullanan bireylerde, hiç kullanmayanlara göre yaklaşık %24 daha düşük ölüm tehlikesi hesaplanmıştı.
Bu iki araştırma da konunun bilimsel açıdan önemini ortaya koyuyor.
Ancak çalışmaların katılımcı özellikleri, işitme cihazı kullanımını tanımlama yöntemleri ve istatistiksel modelleri farklı. Dolayısıyla bulunan yüzdeler birbirleriyle doğrudan karşılaştırılmamalı.
İşitme Cihazlarının Bilişsel Sağlıkla İlişkisi
İşitme rehabilitasyonunun bilişsel sağlık üzerindeki etkilerini inceleyen ACHIEVE araştırması da bu alandaki önemli çalışmalardan biri.2023 yılında yayımlanan randomize kontrollü araştırmada, 70-84 yaşları arasındaki 977 yetişkin üç yıl boyunca takip edildi.
Araştırmanın tüm katılımcılarında işitme müdahalesinin bilişsel gerilemeyi anlamlı ölçüde azalttığı gösterilemedi.
Buna karşılık bilişsel gerileme açısından daha yüksek risk taşıyan önceden belirlenmiş katılımcı grubunda, işitme müdahalesi uygulanan kişilerde bilişsel gerilemenin yaklaşık %48 daha yavaş olduğu gözlendi.
Bu sonuç, işitme rehabilitasyonunun bazı hasta gruplarında iletişimin ötesinde yararlar sağlayabileceğini düşündürüyor. Ancak ölüm riskiyle ilgili yeni araştırmanın sonuçlarını doğrudan doğrulayan bir bulgu olarak değerlendirilmemeli.
Araştırma Neden Kesin Bir Sonuç Sunmuyor?
Bilimsel çalışmalarda iki durumun birlikte görülmesi, bunlardan birinin diğerine neden olduğunu göstermiyor.İşitme cihazı kullanan bireyler, cihaz kullanmayan bireylerden başka yönlerden de farklı olabilir.
Örneğin düzenli sağlık kontrolüne gitme alışkanlığı, ekonomik koşullar, sağlık hizmetlerine erişim, fiziksel hareketlilik ve sosyal ilişkiler gibi faktörler hem işitme cihazı kullanımını hem de genel sağlık sonuçlarını etkileyebilir.
Araştırmada bu faktörlerin bir bölümü istatistiksel olarak dikkate alınsa da bütün farklılıkların ortadan kaldırılması mümkün değil.
Üstelik kullanılan veriler, her katılımcının işitme cihazını günlük kaç saat taktığını, kaç yıldır kullandığını veya cihazdan ne kadar yarar gördüğünü ayrıntılı biçimde ortaya koymuyor.
Araştırmaya eşlik eden bilimsel değerlendirmede de bu sınırlılıklara dikkat çekiliyor.
Bu nedenle işitme cihazlarının yaşam süresini uzattığı yönünde kesin ifadeler kullanılması, mevcut bilimsel kanıtların sınırlarını aşar.
Türkiye Açısından Bu Gelişme Neden Önemli?
Türkiye'de yaşlı nüfusun artması, işitme sağlığı hizmetlerinin gelecekte daha fazla önem kazanacağını gösteriyor.Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 verilerine göre 65 yaş ve üzerindeki nüfus 9 milyon 583 bin kişiye ulaştı. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı ise %11,1 oldu.
Yaş ilerledikçe işitme kaybının görülme sıklığının artması, Türkiye'de erken tanı, işitme değerlendirmesi ve rehabilitasyon hizmetlerine olan ihtiyacın büyüyebileceğine işaret ediyor.
Dünya Sağlık Örgütü de 2050 yılına kadar dünya genelinde yaklaşık 2,5 milyar kişinin bir dereceye kadar işitme kaybıyla yaşayabileceğini, 700 milyondan fazla kişinin ise işitme rehabilitasyonuna ihtiyaç duyabileceğini öngörüyor.
Bu veriler Türkiye açısından üç önemli konuyu gündeme getiriyor.
1. İşitme Kaybının Erken Fark Edilmesi
İşitme kaybı çoğu zaman yavaş ilerlediği için bireyler yaşadıkları güçlüğün farkına varmakta gecikebiliyor.Bazı kişiler işitme sorunlarını yaşlanmanın doğal ve müdahale gerektirmeyen bir sonucu olarak değerlendiriyor.
Oysa işitme kaybının nedeninin belirlenmesi ve uygun sağlık hizmetine yönlendirme yapılması önemli.
Özellikle ileri yaştaki bireylerde düzenli işitme değerlendirmesinin yaygınlaştırılması, işitme kaybına bağlı iletişim güçlüklerinin daha erken ele alınmasına yardımcı olabilir.
2. İşitme Cihazına Erişim ve Rehabilitasyon Hizmetleri
Türkiye'de işitme cihazlarının temini, belirli koşullarda Sosyal Güvenlik Kurumu geri ödeme sistemi kapsamında yürütülüyor.Ancak işitme rehabilitasyonunun başarısı yalnızca cihazın temin edilmesine bağlı değil.
Kişinin işitme kaybına uygun cihazın belirlenmesi, doğru ayarların yapılması, kullanım eğitimi verilmesi, adaptasyon sürecinin desteklenmesi ve kontrollerin sürdürülmesi de hizmetin önemli parçaları.
Bu nedenle işitme cihazlarına erişimin değerlendirilmesinde yalnızca cihaz bedellerinin değil, nitelikli uygulama ve takip hizmetlerinin de dikkate alınması gerekiyor.
3. İşitme Merkezlerinde Satış Sonrası Takibin Önemi
Yeni araştırma, işitme cihazı satış ve uygulama merkezleri açısından da üzerinde durulması gereken bir konuyu öne çıkarıyor.İşitme cihazının teslim edilmesi, rehabilitasyon sürecinin tamamlandığı anlamına gelmiyor.
Kullanıcının cihazı düzenli kullanıp kullanmadığının değerlendirilmesi, karşılaştığı güçlüklerin anlaşılması ve gerekli ayarlamaların yapılması, rehabilitasyonun kalitesini artırabilir.
Bu kapsamda işitme merkezlerinin cihaz kullanımına uyum, kullanıcı memnuniyeti ve işlevsel işitme kazanımı gibi göstergeleri takip etmesi önem taşıyor.
Ancak bu uygulamaların ölüm riskini azalttığı henüz kanıtlanmış değil. Buradaki temel amaç, kişinin işitme rehabilitasyonundan mümkün olan en yüksek yararı elde etmesini sağlamak.
İşitme Sağlığı Sektörünü Nasıl Bir Gelecek Bekliyor?
İşitme sağlığı üzerine yapılan araştırmalar, sektörün yalnızca cihaz teknolojileri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini giderek daha fazla ortaya koyuyor.Cihazların teknik özellikleri önemini korurken, uygun hasta değerlendirmesi, uygulama kalitesi, rehabilitasyon, danışmanlık ve uzun dönem takip de hizmetin ayrılmaz parçaları olarak öne çıkıyor.
Türkiye'de kulak burun boğaz hekimleri, odyologlar, odyometristler ve işitme cihazı satış ve uygulama merkezleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, bu yaklaşımın gelişmesine katkı sağlayabilir.
Aynı şekilde meslek kuruluşları, kamu kurumları ve bilimsel çevreler tarafından yürütülecek farkındalık çalışmaları, işitme kaybının erken fark edilmesini ve uygun hizmetlere erişimi destekleyebilir.
Yeni araştırmanın sağlık politikaları açısından olası katkısı da burada yatıyor. İşitme kaybının genel sağlıkla ilişkisine yönelik kanıtların artması, işitme sağlığının koruyucu sağlık hizmetleri ve sağlıklı yaşlanma politikaları içinde daha fazla değerlendirilmesini sağlayabilir.
Bununla birlikte gelecekteki düzenlemelerin yalnızca ölüm riskiyle ilgili gözlemsel sonuçlara değil, işitme rehabilitasyonunun kanıtlanmış yararlarına ve yeni müdahale araştırmalarına dayanması gerekiyor.
İşitme Sağlığına Daha Geniş Bir Açıdan Bakmak Gerekiyor
Dört ülkeden 64 binden fazla kişinin verilerini değerlendiren yeni araştırma, işitme kaybının genel sağlık ve ölüm riskiyle ilişkisine yönelik bilimsel kanıtları güçlendiriyor.İşitme cihazı kullanan bireylerde daha düşük ölüm tehlikesi gözlenmesi önemli bir bulgu olsa da cihaz kullanımının yaşam süresini doğrudan uzattığı henüz kanıtlanmış değil.
Buna karşılık uygun işitme rehabilitasyonunun iletişim güçlüklerini azaltması, günlük yaşama katılımı desteklemesi ve işitmeye bağlı yaşam kalitesi sorunlarını hafifletmesi, işitme sağlığına önem vermek için başlı başına güçlü gerekçeler sunuyor.
Türkiye'de yaşlanan nüfus dikkate alındığında erken değerlendirme, doğru yönlendirme, nitelikli işitme cihazı uygulamaları ve düzenli takip hizmetlerinin önemi daha da belirginleşiyor.
Bilimsel verilerin bugün işaret ettiği temel mesaj açık: İşitme sağlığı, yalnızca sesleri duyabilmekle ilgili değil, sağlıklı ve aktif bir yaşamın sürdürülebilmesiyle de yakından ilişkili bir alan.
Kaynaklar
- Li, C. M. ve arkadaşları (2026). Hearing loss, hearing-aid use, and mortality risk: individual participant data meta-analysis of population-based studies from Australia, Iceland, and the USA and a replication study from Norway. The Lancet Healthy Longevity.
- HearingTracker, Karl Strom (15 Ekim 2026). Hearing Aid Use Linked to Lower Mortality in Large Multinational Study.
- Choi, J. S. (2026). Hearing loss, hearing aids, and longevity: from association to intervention. The Lancet Healthy Longevity.
- Tan, B. K. J. ve arkadaşları (2022). Associations of Hearing Loss and Dual Sensory Loss With Mortality. JAMA Otolaryngology–Head & Neck Surgery.
- Choi, J. S. ve arkadaşları (2024). Association between hearing aid use and mortality in adults with hearing loss in the USA. The Lancet Healthy Longevity.
- Lin, F. R. ve arkadaşları (2023). ACHIEVE Randomized Controlled Trial. The Lancet.
- Dünya Sağlık Örgütü (2026). Deafness and Hearing Loss.
- Türkiye İstatistik Kurumu (2026). İstatistiklerle Yaşlılar, 2025.
- Sosyal Güvenlik Kurumu (2026). İşitmeye Yardımcı Cihazların Teminine İlişkin Sözleşme.