Klinik Odyometride Yeni Dönem: GSI AudioSol PC Tabanlı Odyometriyi Nereye Taşıyor?
Odyometri cihazları uzun yıllardır kliniklerin en değişmeyen ekipmanlarından biri oldu. Düğmeler, ekranlar, iki kanal, kulaklıklar ve yıllarca neredeyse aynı kalan çalışma alışkanlıkları... Ancak son dönemde bu yapı sessizce değişmeye başladı. Grason-Stadler’ın yeni GSI AudioSol sistemi de bu dönüşümün dikkat çekici örneklerinden biri. Çünkü burada yenilik yalnızca yeni bir odyometre değil. Asıl değişim, klinik odyometrinin giderek daha fazla bilgisayar, yazılım, veri yönetimi, uzaktan çalışma ve otomasyonla birleşmesi.
Grason-Stadler, AudioSol’u PC üzerinden kontrol edilen iki kanallı klinik bir odyometre olarak konumlandırıyor. Şirketin kendi internet sitesinde ürün halen “Coming Soon” olarak yer almasına rağmen AudioSol, 2026 yılında sektör profesyonellerine tanıtılmış durumda.
GSI AudioSol nedir?
AudioSol, klasik anlamda yalnızca bilgisayara bağlanan bir odyometre değil. Sistemin merkezinde GSI Acuity isimli yazılım bulunuyor ve odyometrik test süreci bilgisayar üzerinden yönetilebiliyor. Üreticinin verdiği bilgilere göre sistem iki kanallı klinik odyometri altyapısına sahip. Saf ses ve konuşma odyometrisinin yanında QuickSIN, BKB-SIN, TEN ve ACT gibi özel testleri destekliyor. Çocuk değerlendirmeleri, işitsel işlemleme değerlendirmeleri ve koklear implant gibi farklı klinik kullanım senaryoları da sistemin hedeflediği alanlar arasında.Buradaki asıl dikkat çekici nokta ise cihazın ön panelinden çok yazılımın çalışma merkezine yerleşmesi. GSI Acuity bağımsız olarak kullanılabildiği gibi GSI Suite üzerinden de çalıştırılabiliyor. GSI Suite'in Noah ile bağlantısı sayesinde odyometrik verilerin farklı sistemler arasında yönetilebilmesi mümkün hale geliyor.
Bu küçük görünen değişiklik aslında oldukça önemli. Çünkü odyometre artık yalnızca “test yapan cihaz” olmaktan çıkıp kliniğin dijital ekosisteminin bir parçasına dönüşüyor.
Fiziksel cihaz küçülüyor, yazılımın rolü büyüyor
Geleneksel klinik odyometrelerde işlemlerin önemli bölümü cihaz üzerindeki fiziksel kontrollerle gerçekleştirilir. AudioSol'da ise kullanıcı bilgisayar ekranı, klavye ve fare üzerinden çalışabiliyor. İsteyen klinisyenler için geleneksel kontrol hissini sağlayabilecek fiziksel konsol seçeneği de bulunuyor.Bu yaklaşımın önemli bir sonucu var: Donanım merkezli odyometri, giderek yazılım merkezli odyometriye dönüşüyor.
Bunun klinikler açısından sağlayabileceği avantajlar arasında kullanıcıya özel test protokolleri oluşturulması, farklı test ayarlarının tek seçimle çağrılabilmesi, sonuçların merkezi olarak saklanması ve farklı ölçümlerin aynı hasta kaydı altında birleştirilmesi bulunuyor. Başka bir ifadeyle mesele artık yalnızca “hangi odyometre daha iyi?” sorusu değil.
Giderek şu soru önem kazanıyor: Odyometre kliniğin diğer dijital sistemleriyle ne kadar iyi konuşabiliyor?
Tele-odyoloji AudioSol'un önemli parçalarından biri
Grason-Stadler, AudioSol'un hem gerçek zamanlı senkron tele-odyoloji hem de verilerin daha sonra değerlendirilmesine dayanan asenkron kullanım senaryolarına uygun olduğunu belirtiyor. Bu özellik özellikle hastane ağları, uydu klinikler veya uzman insan kaynağının sınırlı olduğu bölgelerde önemli olabilir.Her merkezde aynı uzmanlık seviyesinde personel bulunması her zaman mümkün değil. Test ekipmanının uzaktan kontrol edilebilmesi veya verinin merkezi bir sistemde değerlendirilmesi, gelecekte uzmanlık hizmetlerinin fiziksel mekândan kısmen bağımsız hale gelmesini sağlayabilir. Bu yaklaşım Türkiye için de düşünülmesi gereken bir konu. Özellikle küçük şehirler, ilçeler ve uzman sayısının sınırlı olduğu bölgelerde tele-odyoloji modelleri ilerleyen yıllarda sağlık hizmeti organizasyonunda daha fazla gündeme gelebilir.
Ancak teknoloji bunu yapabiliyor diye mevzuatın otomatik olarak buna izin verdiğini düşünmek doğru olmaz. Kullanım şeklinin sağlık meslek mensuplarının görev tanımları, sağlık kuruluşlarının yetkileri, kişisel sağlık verilerinin korunması ve tıbbi cihaz mevzuatıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
AudioSol otomatik odyometre mi?
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. PC tabanlı odyometri ile otomatik odyometri aynı şey değil. AudioSol temel olarak klinisyen tarafından kullanılan PC tabanlı bir klinik odyometre. Ancak sistemde GSI AMTAS Pro isteğe bağlı olarak kullanılabiliyor. AMTAS ise hastanın belirli testleri kendi hızında gerçekleştirmesine imkân veren otomatik odyometri yaklaşımını temsil ediyor.Grason-Stadler ayrıca 2026 döneminde AMTAS altyapısını da güncellemiş durumda. Şirket, AMTAS Pro ve AMTAS Flex yapılarını tek yazılım altında birleştirdiğini; video otoskop entegrasyonu, geliştirilmiş ortam gürültüsü kontrolü ve bulut tabanlı bazı özellikler eklediğini belirtiyor.
Bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde sektördeki yön daha belirgin hale geliyor: Test cihazı + yazılım + otomasyon + veri yönetimi + uzaktan erişim.
Geleceğin odyometri sistemlerinin yalnızca iyi ölçüm yapan cihazlar olması muhtemelen yeterli olmayacak.
Otomatik odyometri gerçekten güvenilir mi?
Bu noktada üretici iddialarından bağımsız bilimsel verilere bakmak gerekiyor.AMTAS sistemi aslında yeni geliştirilmiş bir yöntem değil. Otomatik odyometri yaklaşımı yıllardır farklı araştırmalarda konvansiyonel odyometri ile karşılaştırılıyor. 2013 yılında yayımlanan bir klinik doğrulama çalışmasında AMTAS ile manuel odyometri arasındaki hava ve kemik yolu eşik farklılıklarının genel olarak odyometride kabul edilen değişkenlik sınırları içinde olduğu bildirildi. 2023 yılında yayımlanan ve 58 kişinin değerlendirildiği başka bir çalışmada da kullanıcı tarafından gerçekleştirilen AMTAS ölçümlerinin doğruluk ve test-tekrar test sonuçlarının geleneksel manuel odyometriyle karşılaştırılabilir olduğu bildirildi.
Daha yakın tarihli, 2025 yılında yayımlanan Malezya çalışması ise konuyu farklı bir kullanıcı grubunda değerlendirdi. Araştırmada AMTAS ile klasik saf ses odyometrisi arasındaki ortalama eşik farklarının test edilen merkezlere göre yaklaşık 0,3 ile 3,4 dB arasında değiştiği ve katılımcıların yüzde 95'inden fazlasında ortalama farkın ±10 dB içinde kaldığı bildirildi. Bu çalışmalar otomatik odyometrinin her durumda klinisyenin yerini alacağını göstermiyor.
Daha doğru yorum şu: Doğru protokol, uygun hasta, uygun ortam ve klinik kontrol altında otomatik odyometri bazı işlemleri güvenilir biçimde destekleyebilir.
Bu ayrım önemli. Çünkü teknoloji sektöründe “destekleyebilir” kelimesi bazen pazarlama departmanından geçerken gizemli biçimde “insana artık gerek yok” cümlesine dönüşebiliyor. Bilimsel veriler böyle bir sonuç söylemiyor.
Bu gelişme neden önemli?
AudioSol'un sektör açısından asıl önemi cihazın teknik özelliklerinden daha büyük olabilir. Çünkü ürün, odyoloji sektöründe yaşanan üç dönüşümü aynı noktada birleştiriyor.1. Cihazdan ekosisteme geçiş
Eskiden cihaz tek başına değerlendirilirdi.Bugün ise cihazın;
- hasta yönetim sistemiyle,
- raporlama yazılımıyla,
- Noah gibi platformlarla,
- diğer ölçüm cihazlarıyla,
- elektronik hasta kayıtlarıyla
2. Tekrarlayan işlemlerin otomasyonu
Odyolog veya odyometri profesyonelinin zamanının önemli bölümünü standart ve tekrarlanan ölçümler tüketebiliyor.Otomasyonun doğru kullanıldığı modellerde profesyonelin zamanı cihaz kullanmaktan çok;
- sonuç yorumlamaya,
- hastayla iletişime,
- rehabilitasyona,
- danışmanlığa,
- karmaşık vakalara
3. Verinin değeri artıyor
Odyometri sonucunun yalnızca kağıt audiogram olarak saklandığı dönem giderek geride kalıyor. Saf ses, konuşma, timpanometri, OAE, otoskopi ve diğer test sonuçlarının aynı dijital hasta kaydında birleştirilmesi hem takip hem klinik karar açısından daha değerli bir yapı oluşturabilir. Grason-Stadler'ın GSI Suite gibi sistemlerle izlediği yol da bu yönde.Türkiye'deki işitme ve odyoloji sektörü açısından ne anlama geliyor?
Türkiye açısından AudioSol'a yalnızca “yeni bir odyometre Türkiye'ye gelir mi?” şeklinde bakmak eksik olur. Asıl izlenmesi gereken gelişme cihazların dijitalleşmesi ve birbirine bağlanmasıdır. Türkiye'deki işitme cihazı merkezleri açısından konu özellikle dikkatli değerlendirilmelidir. Mevcut düzenlemelerde işitme cihazı merkezlerinin görevleri işitme cihazının satış, uygulama, bakım ve onarım süreçleri çerçevesinde tanımlanıyor. Ayrıca uzman hekim tarafından düzenlenmiş reçete, rapor veya odyogram bulunmadan işitme cihazı satış ve uygulaması yapılamayacağı belirtiliyor. Dolayısıyla otomatik veya PC tabanlı odyometri teknolojilerinin ortaya çıkması, Türkiye'deki mesleki yetki ve sorumluluk sınırlarını kendiliğinden değiştirmiyor.Teknoloji başka şeydir, mevzuat başka şeydir. Bununla birlikte işitme cihazı perakendecilerinin bu dönüşümü izlemesi gerekiyor. Çünkü cihaz uyarlama, doğrulama, takip, veri yönetimi ve hasta kayıt sistemlerinin önümüzdeki yıllarda daha fazla bütünleşmesi beklenebilir. Burada bağımsız işitme merkezleri açısından asıl stratejik konu hangi marka cihaz satıldığı değil, merkezin dijital altyapısının ne kadar güçlü olduğu olabilir.
Türkiye'deki merkezler hangi gelişmeleri takip etmeli?
Önümüzdeki dönemde özellikle beş başlık önem kazanabilir:Cihazlar arası veri entegrasyonu: Odyometre, REM, timpanometri, işitme cihazı fitting yazılımı ve CRM sistemlerinin birbirinden kopuk çalışması giderek verimsiz hale gelebilir.
Noah ve benzeri platformlarla bağlantı: Hasta verisinin tekrar tekrar elle girilmediği sistemler işletme verimliliğinde avantaj sağlayabilir.
Otomatik test sistemleri: Profesyonelin yerini almak için değil, zaman alan standart süreçleri desteklemek amacıyla kullanılabilir.
Tele-odyoloji: Türkiye'deki mevzuat, yetkilendirme ve veri güvenliği şartlarına uygun modeller geliştikçe daha önemli hale gelebilir.
Veri güvenliği: Klinik cihazların bilgisayar ve bulut sistemlerine bağlanması kolaylık sağlarken siber güvenlik ve hasta verilerinin korunmasını da daha kritik hale getirir.
Odyometrenin geleceği yalnızca daha iyi donanım değil
GSI AudioSol şu anda Grason-Stadler'ın sitesinde halen “Coming Soon” olarak gösteriliyor. Bu nedenle ürünün tüm pazarlarda ticari olarak erişilebilir olduğu şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru olmaz. Türkiye'deki güncel ürün kayıt ve dağıtım durumu da bu araştırma kapsamında doğrulanmış değil. Ancak AudioSol'un temsil ettiği yön oldukça açık.Odyometri teknolojileri donanım merkezli yapılardan yazılım ve veri merkezli yapılara doğru ilerliyor.
Bilgisayar kontrollü testler, otomatik odyometri, hasta verilerinin tek merkezde toplanması, diğer klinik sistemlerle entegrasyon ve tele-odyoloji imkanları önümüzdeki dönemde daha fazla konuşulacak. Bu nedenle sektör profesyonellerinin yeni cihazları yalnızca teknik katalogları üzerinden değerlendirmesi yeterli olmayabilir.
Belki de bundan sonra sorulması gereken en önemli soru şudur: “Bu cihaz hangi testleri yapıyor?” değil, “Bu sistem kliniğin tamamıyla nasıl çalışıyor?”