Yapay Zekâlı İşitme Cihazlarında Yeni Dönem: Artık Sadece Duymak Değil, Daha Az Yorularak Dinlemek Önemli
Yeni bir araştırma, yapay zekâ destekli gürültü azaltma teknolojilerinin yalnızca konuşmaları daha anlaşılır hâle getirmekle kalmayıp dinleme sırasında harcanan zihinsel çabayı da azaltabileceğini gösteriyor. Beyin aktivitesi ölçümleriyle desteklenen bulgular, işitme cihazı teknolojilerinde ses kalitesi ve dinleme konforunun giderek daha önemli hâle geldiğine işaret ediyor.Bir işitme cihazı kullanıcısı konuşulan kelimelerin neredeyse tamamını doğru anlayabilir. Peki, bu konuşmayı takip etmek için ne kadar çaba harcadığını biliyor muyuz?
Özellikle kalabalık restoranlarda, aile toplantılarında ve gürültülü ortamlarda işitme kaybı yaşayan bireyler, konuşmaları anlamak için daha fazla dikkat ve zihinsel enerji kullanmak zorunda kalabiliyor. Konuşmayı anlamayı başarsalar bile bu durum dinleme deneyimini yorucu hâle getirebiliyor.
Ekim 2026'da The Hearing Review dergisinde yayımlanan bir araştırma, işitme cihazlarında kullanılan yapay zekâ teknolojilerinin bu soruna nasıl katkı sağlayabileceğini ele aldı.
Araştırmanın dikkat çekici sonucu, belirli dinleme koşullarında konuşmayı anlama başarısı değişmese bile yapay zekâ destekli ses işlemenin dinleme çabasını azaltabildiğini göstermesi oldu.
Yapay Zekâ İşitme Cihazlarında Neyi Değiştiriyor?
Geleneksel işitme cihazlarının temel amacı, işitme kaybına uygun şekilde sesleri işleyerek kullanıcının konuşmaları daha iyi duymasını sağlamaktır.Gelişmiş dijital işitme cihazları ise uzun zamandır yönlü mikrofonlar, otomatik ortam tanıma ve gürültü azaltma sistemleri kullanıyor.
Son yıllarda bu teknolojilere derin sinir ağları (Deep Neural Networks, DNN) dayalı ses işleme sistemleri de eklendi.
Bu sistemler, çok sayıda ses örneğiyle eğitilerek konuşma ile çevresel gürültü arasındaki farklılıkları öğrenebiliyor. Amaç, konuşmanın anlaşılmasını zorlaştıran arka plan seslerini azaltırken konuşmaya ait önemli akustik bilgileri korumak.
Ancak burada önemli bir sorun bulunuyor.
Gürültüyü daha fazla azaltmak, her zaman daha doğal veya daha konforlu bir dinleme deneyimi anlamına gelmiyor.
Ses işleme sırasında konuşmanın bazı özellikleri değişebiliyor. Ortaya çıkan ses daha temiz algılansa bile kimi kullanıcılar bu sesi yapay veya alışılmadık bulabiliyor.
Bu nedenle yeni nesil teknolojilerin başarısını değerlendirirken yalnızca ne kadar gürültü bastırdıklarına değil, konuşmanın doğallığını ne ölçüde koruduklarına da bakmak gerekiyor.
18 Katılımcıyla Yapılan Araştırma Ne Gösterdi?
Christopher Slugocki, Francis Kuk, Petri Korhonen ve Heidi Peeters tarafından hazırlanan ve 14 Ekim 2026'da yayımlanan çalışmada, Widex Allure AI RIC işitme cihazındaki Clarity Boost adlı yapay zekâ destekli gürültü azaltma programı incelendi.Araştırmaya, yaşları 55 ile 84 arasında değişen, orta ile ileri derecelerde simetrik sensörinöral işitme kaybına sahip 18 yetişkin katıldı. Katılımcıların yaş ortalaması 73,2 idi.
Araştırmacılar, cihazın standart Universal programı ile yapay zekâ destekli Clarity Boost programını karşılaştırdı.
Katılımcılar, sekiz hoparlörle çevrili kontrollü bir ortamda, kalabalık bir kafeteryayı taklit eden arka plan gürültüsü eşliğinde konuşmaları dinledi.
Çalışmada üç farklı değerlendirme birlikte yapıldı:
- Gürültü altında konuşulan kelimeleri doğru anlama başarısı
- Katılımcıların bildirdiği dinleme çabası ve işitme konforu
- EEG (elektroensefalografi) aracılığıyla ölçülen beyin aktivitesi
Zor Dinleme Koşullarında Konuşmayı Anlama Başarısı Arttı
Araştırmacılar, katılımcılar için konuşmayı anlama başarısının yaklaşık %50 ve %90 düzeylerinde hedeflendiği iki ayrı gürültü koşulu oluşturdu.Daha zor olan, yaklaşık %50 konuşmayı anlama düzeyine göre ayarlanan koşulda Clarity Boost programıyla, standart Universal programına kıyasla ortalama %20,5 daha fazla hedef kelime doğru tekrar edildi.
Bu sonuç, test edilen yapay zekâ destekli işlemenin belirli zorlu dinleme koşullarında konuşmayı anlama performansını artırabildiğini gösteriyor.
Ayrıca katılımcılar, aynı koşulda dinlemenin daha az çaba gerektirdiğini ve daha konforlu olduğunu bildirdi.
Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Ölçülen fark, aynı cihazın iki programı arasındadır. Sonuç, piyasadaki bütün yapay zekâlı işitme cihazlarının birbirinden daha başarılı olduğunu göstermiyor.
Konuşma Zaten Anlaşılıyorsa Yapay Zekânın Faydası Ne Olabilir?
Araştırmanın asıl dikkat çeken kısmı, konuşmayı anlama başarısının yaklaşık %90 düzeyinde hedeflendiği koşulda ortaya çıktı.Bu koşulda iki program arasında konuşmayı doğru anlama açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadı.
Buna karşılık katılımcılar, yapay zekâ destekli programda dinlemenin daha kolay ve daha rahat olduğunu ifade etti.
Başka bir deyişle, kişi aynı konuşmayı iki farklı programda benzer doğrulukta anlayabiliyor ancak programlardan birini kullanırken daha az zihinsel çaba harcıyor olabilir.
Bu bulgu, işitme cihazı değerlendirmelerinde önemli bir soruyu gündeme getiriyor:
İki cihaz aynı konuşmayı benzer düzeyde anlaşılır kılıyorsa, kullanıcıyı daha az yoran cihaz daha iyi bir dinleme deneyimi sunabilir mi?
Araştırma, bu sorunun klinik açıdan daha fazla önemsenmesi gerektiğine işaret ediyor.
Beyin Aktivitesi Ölçümleri Neden Önemli?
Çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri, dinleme sırasında EEG kullanılarak beyin aktivitesinin incelenmesiydi.Araştırmacılar özellikle alfa frekans bandındaki, yani bu çalışmada 7–14 Hz aralığındaki elektriksel aktiviteyi değerlendirdi.
Önceki araştırmalar, belirli dinleme görevlerinde alfa aktivitesinin zihinsel çabayla ilişkili olabileceğini göstermişti.
Yeni çalışmada, Clarity Boost programı kullanılırken alfa bandı aktivitesinin her iki dinleme koşulunda da standart programa göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha düşük olduğu belirlendi.
Bu sonuç, katılımcıların daha az dinleme çabası bildirmesiyle uyumlu bulundu.
Ancak EEG sonuçlarını yorumlarken dikkatli olmak gerekiyor.
Alfa aktivitesi yalnızca dinleme çabasına bağlı değildir. Dikkat, görev koşulları ve farklı bilişsel süreçler de bu ölçümleri etkileyebilir.
Dolayısıyla düşük alfa aktivitesi, tek başına beynin daha sağlıklı çalıştığını veya uzun dönemde bilişsel hastalık riskinin azaldığını kanıtlamaz.
Çalışmanın gösterdiği şey, belirli bir cihaz programının kontrollü dinleme koşullarında hem katılımcı değerlendirmeleri hem de beyin aktivitesi açısından daha düşük dinleme çabasıyla ilişkili olmasıdır.
Diğer Bilimsel Araştırmalar Bu Bulguları Destekliyor mu?
İşitme cihazlarında yapay zekâ destekli ses işleme yalnızca tek bir üreticinin araştırma konusu değil.Mayıs 2026'da Trends in Hearing dergisinde yayımlanan ve Paula Folkeard ile çalışma arkadaşları tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada, işitme kaybı bulunan 20 yetişkin üzerinde derin sinir ağı destekli gürültü azaltma sistemleri değerlendirildi.
Bu araştırmada yapay zekâ destekli gürültü azaltma, yönlü mikrofon teknolojisiyle birlikte kullanıldığında konuşmayı anlama, ses kalitesi ve dinleme çabası gibi değerlendirmelerde daha başarılı sonuçlar verdi.
Bununla birlikte elde edilen fayda, arka plan gürültüsünün türüne ve konuşmanın hangi yönden geldiğine bağlı olarak değişiyordu.
Kasım 2025'te yayımlanan bir başka araştırmada ise farklı akustik ortamlarda yapay zekâ destekli gürültü azaltma performansı incelendi. Sonuçlar, bazı koşullarda önemli avantajlar sağlanabildiğini, ancak yankılanmanın bulunduğu ortamlarda faydanın azalabildiğini gösterdi.
Bu çalışmalar birlikte değerlendirildiğinde, yapay zekâ destekli gürültü azaltmanın önemli bir gelişme olduğu görülüyor.
Ancak bütün algoritmaların her kullanıcıda ve her ortamda aynı sonucu vereceğini söylemek için yeterli bilimsel kanıt bulunmuyor.
Bu Gelişme İşitme Cihazı Sektörü Açısından Neden Önemli?
İşitme cihazı teknolojilerinde uzun yıllardır kazanç, frekans işleme, yönlülük, gürültü azaltma ve konuşmayı ayırt etme başarısı gibi ölçütler ön planda bulunuyor.Bu ölçütler önemini koruyor. Ancak son araştırmalar, başarılı bir işitme rehabilitasyonunun yalnızca konuşmayı duyulur ve anlaşılır hâle getirmekten ibaret olmadığını daha belirgin şekilde ortaya koyuyor.
Bir kullanıcı sessiz bir odada konuşmaları rahatlıkla anlayabilir. Buna rağmen arkadaşlarıyla kalabalık bir masada otururken konuşmaları takip etmekte zorlanabilir veya uzun süren görüşmelerden sonra kendisini yorgun hissedebilir.
Bu iki farklı durumun yalnızca odyogram sonuçlarıyla açıklanması her zaman mümkün değildir.
İşitme cihazlarının gerçek yaşam başarısında konuşmayı anlama, dinleme konforu, doğal ses algısı ve kişinin iletişim ihtiyaçları birlikte değerlendirilmelidir.
Bu yaklaşım, işitme cihazı üreticilerinin teknolojik geliştirme önceliklerini etkilediği kadar, işitme sağlığı profesyonellerinin cihaz uygulama ve takip süreçlerine de katkı sağlayabilir.
Türkiye'deki İşitme Cihazı Merkezleri İçin Ne Anlama Geliyor?
Türkiye'de işitme cihazı uygulamalarında odyolojik değerlendirme, uygun cihaz seçimi, kişiye özel ayarlama ve satış sonrası takip önemli bir yere sahip.Yapay zekâ destekli teknolojilerdeki gelişmeler, bu süreçlere yeni değerlendirme ölçütlerinin eklenmesini gündeme getiriyor.
1. Sessiz Ortamdaki Başarı Tek Başına Yeterli Olmayabilir
Bir kişinin sessiz ortamda konuşmaları yüksek doğrulukla anlaması, gürültülü ortamlarda aynı başarıyı göstereceği anlamına gelmez.Türkiye'de geliştirilen Türkçe Matris Cümle Testi (TURMatrix), gürültü altında konuşmayı anlama performansının ölçülmesine yönelik bilimsel olarak çalışılmış yöntemlerden biridir.
Türkiye'de 2021 yılında yayımlanan, 42 işitme cihazı kullanıcısını kapsayan bir araştırma da bu testin işitme cihazı kullanıcılarının değerlendirilmesi ve rehabilitasyon takibinde yararlı olabileceğini göstermiştir.
Bu nedenle uygun koşullarda ve yetkin kişiler tarafından gerçekleştirilen gürültüde konuşma testleri, cihaz performansının değerlendirilmesine ek bilgi sağlayabilir.
2. Dinleme Konforu Takip Görüşmelerinin Bir Parçası Olmalı
Cihaz kullanan kişilere yalnızca sesleri yeterince duyup duymadıklarını sormak bazı sorunların gözden kaçmasına neden olabilir.Kullanıcının restoran, televizyon, telefon görüşmesi ve aile toplantısı gibi farklı ortamlardaki deneyimlerinin değerlendirilmesi daha kapsamlı bilgi sağlar.
Örneğin kullanıcıya, kalabalık ortamlarda konuşmaları takip ederken yorulup yorulmadığı veya çevresindeki sesleri doğal bulup bulmadığı sorulabilir.
Hacettepe Üniversitesi araştırmacıları tarafından 2022 yılında yayımlanan bir çalışma, dinleme çabasının işitme cihazı kullanım süresi ve kullanıcı memnuniyetiyle anlamlı biçimde ilişkili olduğunu göstermiştir.
Bu bulgu, cihaz uygulamasından sonraki takip görüşmelerinin önemini destekliyor.
3. Yapay Zekâ Özelliği Tek Başına Kalite Göstergesi Sayılmamalı
Bir işitme cihazında yapay zekâ bulunması, o cihazın her kullanıcı için en uygun seçenek olduğu anlamına gelmez. İşitme kaybının tipi ve derecesi, konuşmayı ayırt etme performansı, kullanıcının günlük yaşamı, cihazın akustik uyumu ve yapılan ayarların doğruluğu birlikte değerlendirilmelidir. Uluslararası odyoloji uygulama kaynaklarında da gerçek kulak ölçümü (REM), konuşma testleri ve kullanıcı tarafından bildirilen sonuçların cihaz uygulama sürecindeki önemi vurgulanıyor. Dolayısıyla ileri teknoloji, doğru odyolojik uygulamanın yerine geçen değil, onu tamamlayan bir araç olarak görülmelidir.Araştırmanın Sınırları Neler?
Yeni bulgular umut verici olmakla birlikte, çalışmanın bazı önemli sınırlılıkları bulunuyor. Öncelikle araştırma yalnızca 18 katılımcıyla gerçekleştirildi. Bu sayı, sonuçların bütün işitme cihazı kullanıcılarına genellenmesi için yeterli değildir. İkinci olarak çalışma, kontrollü laboratuvar ortamında ve tek bir üreticinin cihazındaki iki farklı program arasında yapıldı. Farklı markalar veya farklı yapay zekâ algoritmaları arasında doğrudan karşılaştırma yapılmadı. Ayrıca çalışmanın yazarları arasında Widex araştırma ekibiyle ilişkili araştırmacılar bulunuyor. Bu durum bulguları geçersiz kılmaz ancak bağımsız ekiplerin gerçekleştireceği doğrulama çalışmalarının önemini artırır. Son olarak EEG ile ölçülen kısa süreli değişimlerin günlük yaşamda uzun dönemli yorgunluk, yaşam kalitesi veya bilişsel sağlık üzerinde nasıl bir etkisi olduğu bu araştırmayla belirlenmiş değil. Bu konuların daha büyük örneklemlerle ve uzun süreli çalışmalarla araştırılması gerekiyor.İşitme Cihazlarında Başarıyı Yeniden Tanımlamak
İşitme cihazlarında yapay zekâ destekli gürültü azaltma teknolojileri, konuşmayı anlama performansının geliştirilmesi açısından yeni olanaklar sunuyor. Ekim 2026'da yayımlanan araştırma ise bunun ötesinde önemli bir noktaya dikkat çekiyor: Konuşmayı doğru anlamak ile konuşmayı rahatlıkla takip etmek aynı şey olmayabilir. Gelecekte işitme cihazlarının başarısı değerlendirilirken yalnızca kaç kelimenin doğru anlaşıldığı değil, bu anlama sürecinin kullanıcıdan ne kadar çaba istediği de daha fazla önem kazanabilir. Türkiye'deki işitme sağlığı profesyonelleri açısından bu gelişmenin en önemli mesajı, teknolojik özelliklerden bağımsız olarak bireyselleştirilmiş uygulama ve düzenli takip yaklaşımının güçlendirilmesidir.Çünkü başarılı işitme rehabilitasyonunun amacı yalnızca sesleri daha anlaşılır hâle getirmek değil, insanların günlük iletişime daha rahat ve sürdürülebilir biçimde katılmalarını sağlamaktır.
Kaynaklar
- Slugocki C., Kuk F., Korhonen P., Peeters H. (2026). Neural Benefits of Natural-Sounding AI Denoising. The Hearing Review, 14 Ekim 2026. Kaynağı incele
- Folkeard P. ve arkadaşları (2026). The Effect of Deep Neural Network Implementation on Speech Recognition, Listening Effort, and Sound Quality in Older Adults With Mild to Moderately Severe Hearing Loss. Trends in Hearing. Bilimsel makale
- Ashkanichenarlogh V. ve arkadaşları (2025). Objective Evaluation of a Deep Learning-Based Noise Reduction Algorithm for Hearing Aids Under Diverse Fitting and Listening Conditions. Trends in Hearing. Bilimsel makale
- Peelle J. E. (2018). Listening Effort: How the Cognitive Consequences of Acoustic Challenge Are Reflected in Brain and Behavior. Ear and Hearing. Bilimsel makale
- Dimitrijevic A. ve arkadaşları (2019). Neural Indices of Listening Effort in Noisy Environments. Scientific Reports. Bilimsel makale
- Kılıç S., Yiğit Ö., Türkyılmaz M. D. (2022). Listening Effort in Hearing Aid Users: Is It Related to Hearing Aid Use and Satisfaction? Journal of the American Academy of Audiology. Bilimsel makale
- Zokoll M. A. ve arkadaşları (2015). Development and Evaluation of the Turkish Matrix Sentence Test. International Journal of Audiology. Bilimsel makale
- Çıldır B., Tokgöz-Yılmaz S. (2021). Evaluation of Speech Recognition Skills in Different Noises with the Turkish Matrix Sentence Test in Hearing Aid Users. Turkish Archives of Otorhinolaryngology. Bilimsel makale
- American Speech-Language-Hearing Association (ASHA). Hearing Aids for Adults. Odyolojik değerlendirme, cihaz doğrulama ve sonuç ölçümü üzerine mesleki uygulama kaynağı. Kaynağı incele