Neler yeni

Evde Kal Türkiyem 💕

Korona virüs ve sebep olduğu COVID-19 hastalığından kendinizi ve çevrenizdekileri korumak için, T.C. Sağlık Bakanlığı'nın yayınladığı 14 Kural'a uymanızı önemle rica ederiz.

Daha Fazlası

Sponsorluk Anlaşması 🎭

Öneri, istek, görüş, reklam ve sponsorluk, anlaşmaları hakkında bilgi almak için, iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.

Daha Fazlası

Forum Kuralları! 🤔🤔

Forum İsitme! kendine özgü kuralları olan, sınırsız özgürlük vaat etmeyen, akla her gelenin söylenmesinin ve isteyenin dilediği gibi davranmasının söz konusu olmadığı bir ortamdır.

Daha Fazlası
  Ziyaretçi sayfa görüntülememiz sınırlıdır.
  • Merhaba Ziyaretçi, Forumumuz ücretsizdir. Herhangi bir kar amacı gütmemektedir. Amacımız; İşitme Cihazı kullanıcılarının, İşitme Engellilerin hayatını kolaylaştırmak ve bilgilendirmektir. Ayrıca bu kitlelere hizmet verecek olan Odyolog ve Odyometrist arkadaşlara destek olmak içindir. Bizlere destek olmak için Abone olup tavsiye etmeyi unutmayınız.
  • Değerli Forum Kullanıcılarımız; Şikayet kısımlarında açılan asılsız şikayetlerden forumumuz sorumlu değildir. Asılsız şikayet yapan kişiler için forum kullanıma kapatılacak ve mesajları silinecektir. Asılsız şikayet yapan kişilere ait bilgiler resmi kanalla forumumuzdan talep edildiğinde ilgili kuruma teslim edilecektir.

2026'da Yapay Zekâlı İşitme Cihazlarında Yeni Dönem: Altı Büyük Markanın Teknolojileri Neler Sunuyor?​

Kalabalık bir restoranda karşımızdaki kişinin sesini duymak, bir aile toplantısında konuşmacıları takip etmek veya gürültülü bir ortamda konuşmaları anlayabilmek, işitme kaybı yaşayan bireyler için hâlâ önemli güçlükler arasında. İşitme cihazı üreticileri yıllardır bu sorunu çözmeye çalışıyor. Ancak 2026 yılında tanıtılan yeni nesil yapay zekâ destekli işitme cihazları, bu mücadelede farklı bir dönemin kapısını aralıyor. Artık mesele yalnızca arka plan gürültüsünü azaltmak değil. Hangi sesin önemli olduğunu belirlemek, konuşmaları doğal biçimde sunmak ve kullanıcının dinleme tercihine uyum sağlamak da teknolojinin temel hedefleri arasında.

Oticon, Phonak, ReSound, Signia, Starkey ve Widex tarafından 2026 yılında tanıtılan üst segment işitme cihazları, yapay zekânın ses işleme teknolojilerinde ne kadar farklı biçimlerde kullanılabileceğini gösteriyor. Bu gelişmeler yalnızca yeni ürünlerin piyasaya çıkması anlamına gelmiyor. İşitme cihazı seçimi, odyolojik değerlendirme, cihaz uyarlaması ve satış sonrası hizmet anlayışı açısından da önemli değişimlere işaret ediyor.

İşitme Cihazlarında Yapay Zekâ Ne İşe Yarıyor?​

Geleneksel dijital işitme cihazları, çevreden gelen sesleri analiz ederek belirli kurallar doğrultusunda işliyordu. Yönlü mikrofonlar, gürültü azaltma sistemleri ve otomatik ortam sınıflandırma özellikleri uzun zamandır kullanılıyor. Yeni nesil sistemler ise bu teknolojilere derin öğrenme yöntemlerini ekliyor. Derin sinir ağları (Deep Neural Networks, DNN), çok sayıda ses örneğiyle eğitilen yapay zekâ modelleridir. Bu sistemler konuşma, gürültü ve diğer çevresel seslerin özelliklerini öğrenerek yeni ses ortamlarında daha gelişmiş işleme kararları verebiliyor.

Örneğin bir işitme cihazı, aynı anda konuşan birkaç kişinin bulunduğu ortamda konuşma sinyallerini arka plan gürültüsünden ayırmaya çalışabiliyor. Başka bir sistem, kullanıcının yüzünü çevirdiği konuşmacıya öncelik verebiliyor.

Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Yapay zekâ sisteminin başarısı yalnızca işlemci gücüne veya kullanılan sinir ağı sayısına bağlı değil. Sistemin nasıl eğitildiği, mikrofon teknolojisiyle nasıl çalıştığı ve hangi seslere öncelik verdiği de sonucu etkiliyor. Dolayısıyla iki işitme cihazının üzerinde aynı şekilde "yapay zekâ destekli" yazması, aynı dinleme performansını sunacakları anlamına gelmiyor.

2026'nın Öne Çıkan Altı Yapay Zekâlı İşitme Cihazı Platformu​

Oticon Reveal: Konuşmayı Netleştirirken Çevredeki Sesleri Korumak​

Oticon'un 2026 yılında tanıttığı Reveal platformu, Dual AI adı verilen iki ayrı yapay zekâ sisteminden yararlanıyor. Bunlardan Speech AI, konuşma seslerini belirleyip anlaşılabilirliğini desteklemek için çalışırken Context AI, çevredeki anlamlı seslerin korunmasına odaklanıyor. Bu yaklaşımın temelinde, başarılı işitmenin yalnızca konuşmayı duymaktan ibaret olmadığı düşüncesi bulunuyor.

Örneğin bir aile toplantısında kişinin karşısındaki konuşmacıyı anlayabilmesi önemli. Ancak diğer aile üyelerinin seslerini, ortamın genel hareketliliğini ve çevresel ipuçlarını algılayabilmesi de doğal dinleme deneyiminin bir parçası.

Oticon'un geliştirdiği sistem, konuşma ile çevresel sesler arasındaki dengeyi sürekli düzenlemeyi hedefliyor. Bu yaklaşım, özellikle çevresel farkındalığın korunmasına önem veren kullanıcılar açısından dikkat çekici. Bununla birlikte gerçek kullanım performansının kişinin işitme kaybına ve dinleme koşullarına göre değerlendirilmesi gerekiyor.

Phonak EON: Değişen Dinleme Ortamlarına Otomatik Uyum​

Phonak'ın EON platformu, HYPERSONIC işlemcisiyle birlikte AutoSense OS AI 8.0 ve Spheric Speech Clarity 3.0 teknolojilerini kullanıyor. AutoSense OS AI 8.0, çevredeki akustik koşulları değerlendirerek uygun ses işleme özelliklerini otomatik olarak yönetiyor. Spheric Speech Clarity 3.0 ise gürültülü ortamlarda konuşma sinyallerinin ayrıştırılmasını ve anlaşılmasını desteklemek üzere tasarlanmış bir derin öğrenme sistemine dayanıyor. Bu mimarinin öne çıkan noktası, kullanıcının sürekli program değiştirmesine gerek kalmadan farklı dinleme ortamlarına uyum sağlamayı hedeflemesi.

Örneğin kişi sessiz bir ev ortamından kalabalık bir alışveriş merkezine geçtiğinde cihazın ses işleme stratejisinin de değişmesi bekleniyor.

Phonak, yeni platformunda konuşmayı gürültüden ayırma performansının yanı sıra işlemci verimliliği ve cihaz boyutunda da gelişmeler bildirdi. Ancak üreticinin açıkladığı performans kazanımları, belirli test koşullarında elde edilmiş sonuçlar olarak değerlendirilmelidir. Aynı kazanımın her kullanıcıda gerçekleşeceği varsayılamaz.

ReSound Sensia: Hangi Konuşmanın Önemli Olduğuna Kullanıcı Yön Veriyor​

ReSound'un Sensia platformunda dikkat çeken yaklaşım, yalnızca en yüksek sesli konuşmanın değil, kullanıcının dinlemek istediği konuşmanın ön plana çıkarılması. AcoustIQ adı verilen sistem, ses ortamını sınıflandırarak yönlü mikrofon teknolojisini ve derin sinir ağı destekli gürültü azaltmayı birlikte yönetiyor. Dört mikrofonlu yönlendirme sistemi, kullanıcının yüzünü çevirdiği ses kaynağına odaklanmasını destekliyor. Bunun günlük yaşamdaki karşılığı oldukça anlaşılır. Kalabalık bir masada konuşan en yüksek sesli kişi, her zaman dinlemek istediğimiz kişi olmayabilir. Sensia'nın yaklaşımı, kişinin yöneldiği konuşmacıya öncelik verilmesini amaçlıyor. Bu özellik, otomatik ses işleme sistemlerinde sık karşılaşılan bir soruya yanıt arıyor: Cihaz hangi sesi öne çıkaracağına nasıl karar vermeli? ReSound'un yaklaşımı, kullanıcının doğal baş hareketlerini ve dinleme yönünü ses işleme sürecinin bir parçası hâline getiriyor.

Signia MaX: Birden Fazla Konuşmacının Bulunduğu Ortamlara Odaklanma​

Signia'nın Multi-adaptive Xperience (MaX) platformu, dört farklı derin sinir ağını bir arada kullanan Acoustic Intelligence teknolojisi üzerine kurulu. Sistem; konuşmaların algılanması, kullanıcının kendi sesinin tanınması, çevresel ortamın değerlendirilmesi ve gürültünün işlenmesi gibi görevleri eş zamanlı yürütmeyi hedefliyor. Signia'nın özellikle üzerinde durduğu alan, birden fazla kişinin konuştuğu hareketli ortamlar. Önceki IX platformunda kullanılan RealTime Conversation Enhancement teknolojisi, MaX ile daha kapsamlı bir ses analizi sistemine entegre edilmiş durumda. Bir diğer dikkat çekici özellik, Own Voice Processing AI. Bu teknoloji, kullanıcının kendi sesini tanıyarak işitme cihazı kullanımı sırasında daha doğal bir ses algısı oluşturmayı amaçlıyor. Kendi sesini yabancı, boğuk veya rahatsız edici bulan yeni kullanıcılar açısından bu konu önem taşıyor. Signia'nın açıkladığı karşılaştırmalı performans sonuçları umut verici olsa da bunların üretici tarafından bildirilen araştırmalara dayandığı ve tüm dinleme koşullarına genellenemeyeceği unutulmamalı.

Starkey Omega AI+: İşitmenin Yanında Günlük Yaşam Verileri​

Starkey'nin Omega AI+ platformunda G4 Gen AI Neuro Processor ve Quad DNN Architecture adı verilen dört sinir ağlı bir yapı bulunuyor. Bu ağlar; konuşmanın anlaşılması, çevresel farkındalık, ses kalitesi ve dinleme konforu gibi farklı görevleri yerine getirmek üzere tasarlanmış. Sistemin dikkat çeken özelliklerinden biri, konuşma netliği ile doğal ses kalitesi arasında denge kurmayı hedefleyen DNN Dual Compressor teknolojisi. Starkey ayrıca hareket sensörlerinden gelen bilgileri ses işleme kararlarında kullanmaya devam ediyor. Bu sayede kullanıcının hareketi ile bulunduğu ortam arasındaki ilişkinin cihazın çalışma biçimine katkı sağlaması amaçlanıyor. Omega AI+ platformunda işitme dışındaki sağlık ve yaşam kalitesi özellikleri de genişletilmiş durumda. ABD pazarında sunulan uyku kalitesi takibi bunlardan biri. Ancak bu tür ek özelliklerin bulunması, işitme cihazının tıbbi tanı koyan bir cihaz olarak değerlendirilebileceği anlamına gelmiyor. Ayrıca özelliklerin kullanılabilirliği ülkeye ve ürün sürümüne göre değişebiliyor.

Widex Allure AI: Yapay Zekâyı Gerektiğinde Kullanmak​

Widex'in Allure AI RIC platformu, diğer bazı üreticilerden farklı bir kullanım yaklaşımı benimsiyor. Sistem, günlük dinleme koşullarında doğal ses algısını korumayı önceliklendiriyor. Daha zor dinleme ortamlarında ise kullanıcı Clarity Boost özelliğini etkinleştirerek ek yapay zekâ destekli gürültü azaltmadan yararlanabiliyor. Bu özellik, ses işlemede kullanılmak üzere tasarlanmış ayrı bir yapay zekâ işlemcisi ve sinir ağıyla çalışıyor. Widex'in yaklaşımı, yapay zekânın her durumda en yoğun şekilde çalışmasının gerekli olmadığı düşüncesine dayanıyor.

Örneğin sessiz ortamda doğal ses deneyiminden memnun olan bir kullanıcı, gürültülü bir restoranda ek konuşma desteğine ihtiyaç duyabilir.

Bu modelde kullanıcı, destek düzeyini gerektiğinde artırabiliyor. Özellikle doğal ses algısına duyarlı ve işitme cihazı üzerindeki kontrolünü korumak isteyen kişiler için değerlendirmeye değer bir seçenek sunuluyor.

Bilimsel Araştırmalar Yapay Zekâlı İşitme Cihazları Hakkında Ne Söylüyor?​

Yeni ürünlerin teknolojik özellikleri etkileyici olsa da klinik açıdan asıl soru değişmiyor: Bu gelişmeler kullanıcıların konuşmaları daha iyi anlamasına gerçekten yardımcı oluyor mu? 2025 yılında Trends in Hearing dergisinde yayımlanan bir araştırmada, derin öğrenme tabanlı gürültü azaltma sistemleri farklı akustik koşullarda incelendi. Araştırmada, derin sinir ağı ile yönlü mikrofon teknolojisinin birlikte kullanılması geleneksel işleme yöntemlerine göre avantaj sağladı. Ancak yankının arttığı bazı ortamlarda bu kazanımlar azaldı veya ortadan kalktı. 2026 yılında yayımlanan başka bir çalışmada ise hafiften ileri dereceye yakın sensörinöral işitme kaybı bulunan 20 yetişkinin konuşma anlama performansı, dinleme çabası ve ses kalitesi algısı değerlendirildi.

Sonuçlar, derin sinir ağı destekli gürültü azaltma ile mikrofon yönlendirmesinin birlikte kullanılmasının önemli yararlar sağlayabildiğini gösterdi. Bununla birlikte elde edilen sonuçlar, gürültünün türüne ve konuşmacının konumuna göre değişti. Bu ikinci araştırmanın Sonova desteğiyle yürütülmüş olması da sonuçları yorumlarken dikkate alınması gereken bir ayrıntı.

Bilimsel çalışmaların verdiği temel mesaj, yapay zekânın yararlı olabildiği ancak başarının kullanılan teknolojinin tamamına ve dinleme koşullarına bağlı olduğudur.

Ayrıca bu çalışmalar, 2026 yılında tanıtılan altı platformun tamamının birbirine üstünlüğünü kanıtlayan doğrudan karşılaştırmalar olarak değerlendirilmemeli. Bu nedenle üreticilerin açıkladığı başarı yüzdelerinin; hangi cihazlarla, hangi kullanıcı gruplarında ve hangi test ortamlarında elde edildiğinin sorgulanması önem taşıyor.

Bu Gelişmeler İşitme Cihazı Uzmanları İçin Neden Önemli?​

Yapay zekâ teknolojilerindeki farklılaşma, işitme cihazı uygulamalarında bireyselleştirmenin önemini artırıyor. Aynı odyograma sahip iki kullanıcı, günlük yaşamda birbirinden oldukça farklı dinleme ihtiyaçlarına sahip olabilir. Bir kullanıcı için en önemli sorun kalabalık toplantılarda konuşmaları takip etmekken başka biri için televizyon izlemek, dış ortamda yürürken çevresel sesleri algılamak veya kendi sesini doğal duymak daha öncelikli olabilir. Bu nedenle cihaz seçiminde yalnızca işitme kaybının derecesine ve teknolojik donanımına bakmak yeterli değil.

Doğru Cihaz Seçiminde Dinleme İhtiyacı Belirleyici Olmalı​

İşitme cihazı uygulama sürecinde kullanıcının hangi ortamlarda zorlandığının ayrıntılı olarak öğrenilmesi, uygun teknolojinin belirlenmesine yardımcı olur. Konuşma ağırlıklı gürültülü ortamlar, çok konuşmacılı toplantılar, dış mekân kullanımı, müzik dinleme alışkanlıkları ve telefon bağlantısı gibi ihtiyaçlar ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Mümkün olduğunda farklı teknolojilerin aynı kullanıcıda ve karşılaştırılabilir koşullarda denenmesi, yalnızca teknik özellik tablosuna göre karar verilmesinden daha anlamlı sonuçlar sağlayabilir.

Gerçek Kulak Ölçümü ve Doğru Uyarlama Önemini Koruyor​

Yapay zekâdaki gelişmeler, işitme cihazı uyarlamasının temel ilkelerini ortadan kaldırmıyor. Gerçek kulak ölçümü (REM), cihazın kulağın içinde oluşturduğu ses çıkışını objektif olarak değerlendirmek ve hedeflenen kazanç değerleriyle karşılaştırmak için kullanılan önemli bir doğrulama yöntemidir. Amerikan Konuşma-Dil-İşitme Derneği (ASHA), gerçek kulak ölçümlerini işitme cihazı uyarlamasının doğrulanmasında temel yöntemlerden biri olarak ele alıyor. Teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun, uygun olmayan kazanç ayarları, yanlış akustik bağlantı veya yetersiz kullanıcı eğitimi cihazdan elde edilecek faydayı sınırlayabilir.

Bu nedenle geleceğin başarılı işitme cihazı merkezleri yalnızca yeni teknolojileri takip eden değil, bunları doğru değerlendiren ve kullanıcıya uygun biçimde uygulayan merkezler olacaktır.

Bluetooth LE Audio ve Auracast ile İşitme Cihazlarının Kullanım Alanı Genişliyor​

2026 yılında öne çıkan gelişmeler yalnızca yapay zekâ ile sınırlı değil. Bluetooth LE Audio ve Auracast teknolojileri, uyumlu cihazların ses kaynaklarına bağlanma biçiminde de yeni olanaklar sunuyor. Auracast, uygun bir vericiden yayımlanan sesin birden fazla uyumlu alıcıya aktarılmasına imkân veriyor. Bu teknoloji gelecekte konferans salonları, havalimanları, sinemalar, müzeler, eğitim kurumları ve benzeri ortak kullanım alanlarında işitme erişilebilirliğine katkı sağlayabilir. Örneğin konferans salonunda konuşmacının sesi, uygun yayın altyapısı üzerinden uyumlu işitme cihazlarına iletilebilir.

Ancak bir işitme cihazında Bluetooth bulunması, otomatik olarak Auracast desteğine sahip olduğu anlamına gelmez. Özelliğin kullanılabilmesi için işitme cihazının, ilgili yazılımın ve yayın yapan sistemin gerekli uyumluluğu sağlaması gerekir. Dolayısıyla işitme cihazı merkezlerinin önümüzdeki dönemde yalnızca odyolojik özellikleri değil, bağlantı standartlarını ve cihaz uyumluluğunu da yakından takip etmesi gerekecek.

Türkiye'deki İşitme Cihazı Sektörünü Neler Bekliyor?​

2026 yılında duyurulan teknolojiler, Türkiye'deki işitme cihazı sektörünün geleceği açısından çeşitli fırsatlar ve sorumluluklar barındırıyor.

1. Ürün Bilgisinden Klinik Teknoloji Bilgisine Geçiş​

İşitme cihazı merkezlerinde farklı marka ve modellerin teknik özelliklerini bilmek her zaman önemliydi. Ancak yapay zekâ sistemleri çeşitlendikçe yalnızca kanal sayısı, program sayısı veya işlemci özellikleri üzerinden karşılaştırma yapmak giderek yetersiz kalıyor. Uzmanların hangi algoritmanın hangi dinleme sorununu çözmek üzere geliştirildiğini anlaması önem kazanıyor. Bu durum, odyologların ve odyometri teknikerlerinin sürekli mesleki eğitim ihtiyacını artırabilir.

2. Kullanıcıya Özel Hizmet Daha Fazla Önem Kazanacak​

Türkiye'de işitme cihazı satın alan bireyler açısından fiyat, marka, servis olanakları ve cihazın fiziksel özellikleri önemli seçim ölçütleri olmaya devam ediyor. Bununla birlikte yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşması, cihaz seçiminin daha ayrıntılı ihtiyaç değerlendirmeleriyle desteklenmesini gerektiriyor. Özellikle ileri yaş gruplarında kullanım kolaylığı, otomatik çalışma, ses konforu ve teknik destek ihtiyacı birlikte ele alınmalı. Gelişmiş bir teknolojinin kullanıcı tarafından rahatça kullanılamaması, beklenen faydanın elde edilmesini zorlaştırabilir.

3. Satış Sonrası Hizmetin Önemi Artabilir​

Yeni nesil cihazlar daha karmaşık ses işleme ve bağlantı sistemlerine sahip oldukça cihaz tesliminden sonraki destek hizmetleri de önem kazanıyor. İlk uyarlamanın ardından kullanıcının yaşadığı güçlüklerin değerlendirilmesi, gerekli ince ayarların yapılması, bağlantı sorunlarının çözülmesi ve cihaz kullanımının takip edilmesi gerekiyor. İngiltere Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmelliği Enstitüsü (NICE), yetişkin işitme cihazı kullanıcıları için ilk uyarlamadan 6-12 hafta sonra takip görüşmesi öneriyor. Bu süre Türkiye açısından doğrudan bir yasal zorunluluk olarak değil, uluslararası klinik uygulama rehberlerinden bir örnek olarak değerlendirilmelidir. Türkiye'de işitme cihazı merkezlerinin faaliyetleri ise ilgili ulusal mevzuat, tıbbi cihaz düzenlemeleri ve uygulanabilir SGK/SUT hükümleri çerçevesinde yürütülmeye devam ediyor.

4. Yeni Teknolojilerin Türkiye'deki Erişilebilirliği Yakından İzlenmeli​

Uluslararası pazarda tanıtılan her işitme cihazı modeli, aynı tarihte Türkiye'de satışa sunulmuyor. Yeni platformların Türkiye'ye geliş tarihi, ürün çeşitleri, yazılım desteği, Türkçe kullanıcı deneyimi, bağlantı özellikleri ve satış sonrası hizmet olanakları üreticilerin yerel yapılanmalarına göre değişebilir. Bu nedenle yurtdışındaki teknoloji duyuruları, ürünlerin Türkiye pazarında hâlihazırda satışta bulunduğu şeklinde yorumlanmamalı. İthalatçılar, distribütörler ve bağımsız işitme cihazı merkezleri açısından ürünün yalnızca teknolojik yeniliklerini değil, yerel servis altyapısını ve sürdürülebilir tedarik koşullarını da değerlendirmek önem taşıyor.

5. Bağımsız İşitme Cihazı Merkezleri İçin Eğitim ve İş Birliği Öne Çıkabilir​

İşitme cihazı teknolojilerinin karmaşıklaşması, özellikle sınırlı personelle çalışan bağımsız merkezlerde sürekli eğitim ihtiyacını artırabilir. Bu noktada ortak eğitim organizasyonları, teknik bilgi paylaşımı, karşılaştırmalı ürün değerlendirmeleri ve standartlaştırılmış uygulama süreçleri önemli fırsatlar sunuyor. Üreticiler, distribütörler, meslek örgütleri ve sektörel iş birlikleri, yeni teknolojilerin doğru anlaşılmasında katkı sağlayabilir. Böylece teknolojiye erişimin yanı sıra teknolojiyi doğru uygulayabilme kapasitesinin de geliştirilmesi mümkün olabilir.

Geleceğin İşitme Cihazında En Önemli Özellik Ne Olacak?​

2026 yılında tanıtılan yeni işitme cihazları, yapay zekânın tek bir teknolojiden ibaret olmadığını açık biçimde gösteriyor. Bir üretici konuşmayı çevresel seslerle birlikte işlemeye odaklanırken başka biri dinleme ortamlarını tamamen otomatik yönetmeyi tercih ediyor. Bazı sistemler çok konuşmacılı ortamlara yoğunlaşırken bazıları kullanıcının ses işleme üzerindeki kontrolünü artırıyor. Bu farklılıklar, sektör açısından önemli bir gerçeği yeniden gündeme getiriyor: En iyi işitme cihazı, yalnızca en gelişmiş işlemciye sahip olan değil, kullanıcının işitme kaybına, günlük yaşamına ve dinleme beklentilerine en uygun şekilde seçilip uygulanan cihazdır.

Önümüzdeki yıllarda yapay zekâ teknolojileri daha da gelişebilir. Ancak klinik değerlendirmenin, doğru uyarlamanın, objektif doğrulama yöntemlerinin ve nitelikli satış sonrası hizmetin önemi devam edecek. İşitme sağlığı sektörünün geleceğini belirleyecek unsur, yalnızca cihazların ne kadar akıllı olduğu değil, bu teknolojilerin insanlara ne kadar doğru ve etkili biçimde ulaştırıldığı olacaktır.

Kaynaklar​

Ana haber kaynağı
  1. Melanie Hamilton-Basich, Inside the AI Engines Powering 2026's Premium Hearing Aids, The Hearing Review, 28 Ekim 2026. Kaynağı incele
Üretici açıklamaları
  1. Oticon, Introducing Oticon Reveal, Ağustos 2026. Oticon
  2. Sonova, New EON Hearing Aid Portfolio, Ağustos 2026. Sonova
  3. GN Hearing, New ReSound Sensia Hearing Aids, Ağustos 2026. GN
  4. Signia, Acoustic Intelligence Technology. Signia
  5. Starkey, Omega AI+ Announcement, Ekim 2026. Starkey
  6. WSA, Widex Allure AI RIC with Clarity Boost, Ekim 2026. WSA
Bilimsel araştırmalar ve klinik rehberler
  1. Ashkanichenarlogh ve arkadaşları, Objective Evaluation of a Deep Learning-Based Noise Reduction Algorithm for Hearing Aids, Trends in Hearing, 2025. Araştırma
  2. Folkeard ve arkadaşları, The Effect of Deep Neural Network Implementation on Speech Recognition, Listening Effort, and Sound Quality, Trends in Hearing, 2026. Araştırma
  3. ASHA, Hearing Aids for Adults. Klinik uygulama kaynağı
  4. NICE, Hearing Loss in Adults: Assessment and Management, NG98. Klinik rehber
  5. Bluetooth SIG, Auracast for Public Locations. Teknik kaynak
Türkiye mevzuatı ve sektörel kaynaklar
  1. T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Ismarlama Protez ve Ortez Merkezleri ile İşitme Cihazı Merkezleri Hakkında Yönetmelik. Mevzuat
  2. Sosyal Güvenlik Kurumu, Tıbbi Cihaz Nedir, Nasıl Temin Edilir? SGK kaynağı
Yayın notu: Makale, 29 Ekim 2026 itibarıyla erişilebilen uluslararası kaynaklar ve bilimsel çalışmalar esas alınarak hazırlanmıştır. Üreticilerin bildirdiği teknolojik özellikler, bağımsız klinik kanıtlarla aynı düzeyde değerlendirilmemiştir. Ürünlerin Türkiye'deki satış ve kullanım durumları ayrıca doğrulanmalıdır.