Neler yeni

Evde Kal Türkiyem 💕

Korona virüs ve sebep olduğu COVID-19 hastalığından kendinizi ve çevrenizdekileri korumak için, T.C. Sağlık Bakanlığı'nın yayınladığı 14 Kural'a uymanızı önemle rica ederiz.

Daha Fazlası

Sponsorluk Anlaşması 🎭

Öneri, istek, görüş, reklam ve sponsorluk, anlaşmaları hakkında bilgi almak için, iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.

Daha Fazlası

Forum Kuralları! 🤔🤔

Forum İsitme! kendine özgü kuralları olan, sınırsız özgürlük vaat etmeyen, akla her gelenin söylenmesinin ve isteyenin dilediği gibi davranmasının söz konusu olmadığı bir ortamdır.

Daha Fazlası
  Ziyaretçi sayfa görüntülememiz sınırlıdır.
  • Merhaba Ziyaretçi, Forumumuz ücretsizdir. Herhangi bir kar amacı gütmemektedir. Amacımız; İşitme Cihazı kullanıcılarının, İşitme Engellilerin hayatını kolaylaştırmak ve bilgilendirmektir. Ayrıca bu kitlelere hizmet verecek olan Odyolog ve Odyometrist arkadaşlara destek olmak içindir. Bizlere destek olmak için Abone olup tavsiye etmeyi unutmayınız.
  • Değerli Forum Kullanıcılarımız; Şikayet kısımlarında açılan asılsız şikayetlerden forumumuz sorumlu değildir. Asılsız şikayet yapan kişiler için forum kullanıma kapatılacak ve mesajları silinecektir. Asılsız şikayet yapan kişilere ait bilgiler resmi kanalla forumumuzdan talep edildiğinde ilgili kuruma teslim edilecektir.

İşitme Teknolojisinde Yarış Cihazdan Ekosisteme Kaydı: 2026 Innovator Awards Ne Anlatıyor?​

İşitme sektöründeki teknolojik yarış uzun yıllar boyunca daha iyi mikrofon, daha güçlü işlemci, daha başarılı gürültü azaltma ve daha küçük işitme cihazı etrafında şekillendi. 2026 Hearing Technology Innovator Awards adaylarına bakıldığında ise farklı bir tablo görülüyor. İşitme cihazları hâlâ merkezde, ancak artık yapay zekâdan bulut tabanlı yazılımlara, işitsel rehabilitasyondan altyazı teknolojilerine, 3D kulak taramasından uzaktan hizmet modellerine kadar çok daha geniş bir ekosistem yarışıyor.

Asıl dikkat çekici olan da bu. Çünkü ödüllerin kim tarafından kazanacağından daha önemli bir soru var: İşitme sağlığı sektörü hangi sorunları teknolojiyle çözmeye çalışıyor?

Hearing Health & Technology Matters (HHTM) tarafından düzenlenen Hearing Technology Innovator Awards, 2026 yılında yedinci kez gerçekleştiriliyor. 2 Eylül’de başlayan halk oylaması 14 Eylül 2026 tarihinde sona erdi. Kazananların Ekim 2026'da açıklanması planlanıyor. Program; işitme cihazları, yardımcı teknolojiler, yazılım, hizmet sunumu, klinik ekipman, işitsel implantlar, işitmenin korunması ve terapötik çözümler olmak üzere sekiz ana kategoriyi kapsıyor.

Bu Bir “En İyi İşitme Cihazı” Yarışması Değil​

Ödülleri değerlendirirken önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.

Alt kategorilerde kazananlar kamuoyu ve sektör katılımcılarının oylarıyla belirleniyor. Hearing Review da ödül sürecinin klinik bir karşılaştırma veya bilimsel üstünlük değerlendirmesi olarak görülmemesi gerektiğine özellikle dikkat çekiyor. Başka bir ifadeyle bir ürünün ödül kazanması, onun klinik açıdan diğer bütün ürünlerden üstün olduğunun kanıtı değil.

Buna karşılık genel “Innovator of the Year - Yılın Yenilikçisi” ödülü, kategori kazananları arasından uluslararası uzmanlardan oluşan bir jüri tarafından seçiliyor. Jüri değerlendirmesinde yenilik, etkinlik, verimlilik ve hem kullanıcı hem de profesyonel açısından kullanım kolaylığı dikkate alınıyor.

Dolayısıyla bu ödülleri bilimsel bir ürün karşılaştırması olarak değil, sektörde hangi teknolojilerin, problemlerin ve hizmet modellerinin ilgi gördüğünü gösteren önemli bir gösterge olarak okumak daha doğru.

2026 Adayları Bize Ne Söylüyor?​

2026 aday listesi incelendiğinde birkaç güçlü eğilim ortaya çıkıyor.

Yapay Zekâ Artık Bir Ek Özellik Değil, Ayrı Bir Rekabet Alanı​

Hearing Aids kategorisinde “Advanced Processing & Intelligence” başlığı altında yapay zekâ uygulamalarına ayrıca yer verilmesi dikkat çekici.

2026 adayları arasında Starkey Omega AI, Widex Allure AI RIC, ReSound Vivia, Signia Pure C&G Multi-adaptive Xperience, Oticon Reveal ve Phonak EON gibi ürünler bulunuyor. Ödül organizasyonu bu kategoride özellikle konuşmayı anlama, ses kalitesi, dinleme konforu, kişiselleştirme ve farklı gerçek yaşam ortamlarına uyum gibi alanlarda yapay zekânın kullanımını değerlendiriyor.

Buradaki önemli değişiklik “cihazda yapay zekâ var mı?” sorusundan çok daha büyük.

Yeni soru şu: Yapay zekâ kullanıcının gerçek hayattaki işitme sorununu hangi noktada ve ne kadar azaltıyor?

Sektör açısından sağlıklı yaklaşım da bu olmalı. Çünkü “AI” ibaresinin ürün kutusuna yazılması tek başına klinik değer anlamına gelmiyor. Yapay zekânın hangi veriyi kullandığı, hangi problemi çözmeye çalıştığı, sonuçların kullanıcıya nasıl yansıdığı ve bu avantajın bağımsız çalışmalarla desteklenip desteklenmediği giderek daha önemli hale gelecek.

İnovasyonun Merkezi İşitme Cihazından İşitme Yolculuğuna Kayıyor​

2026 listesindeki en önemli gelişmelerden biri “Service Delivery” yani hizmet sunumu kategorisinde görülüyor.

Bu kategoride Lace Pro gibi işitsel rehabilitasyon çözümleri, Auditdata Manage gibi işletme ve klinik yönetim sistemleri, Widex Compass Cloud 2.0 gibi bulut tabanlı klinik araçlar ve odyoloji için geliştirilen yapay zekâ ajanları aynı başlık altında bulunuyor.

Bu tablo aslında önemli bir dönüşümü gösteriyor.

Geleneksel model kabaca şöyleydi:

Hasta değerlendirilir, uygun işitme cihazı seçilir, cihaz uygulanır ve kontroller yapılır.

Yeni model ise giderek şuna dönüşüyor:

Değerlendirme + cihaz + kişiselleştirme + eğitim + rehabilitasyon + uzaktan destek + dijital takip + sürekli kullanıcı deneyimi.

Yani gelecekte işitme merkezlerinin sunduğu değer yalnızca cihazın teknik özelliklerinden oluşmayabilir.

Cihaz uygulamasından sonraki aylar hatta yıllar boyunca kullanıcının iletişim becerisini, cihaz kullanımını, memnuniyetini ve rehabilitasyon sürecini destekleyen hizmetler giderek daha önemli hale geliyor.

Bu eğilim aslında yeni başlamadı.

2024 yılında LACE AI Pro işitsel rehabilitasyon kategorisinde ödül kazanmıştı. 2025 yılında Neurotone AI Lace AI Pro aynı alanda yeniden kazananlar arasında yer aldı. 2025 sonuçlarında ayrıca Widex Compass Cloud klinik ürünler, Auditdata Manage ise uygulama/işletme yönetimi alanında ödül aldı.

Bu süreklilik önemli. Çünkü dijital rehabilitasyon ve klinik yazılımlar geçici bir teknoloji modasından ziyade işitme hizmetinin kalıcı parçalarından biri olmaya aday görünüyor.

İşitme Teknolojisi Artık Sadece Kulakta Taşınmıyor​

2026 adayları arasında altyazı ve erişilebilirlik teknolojilerinin de dikkat çekici biçimde yer aldığı görülüyor.

LEION Hey2, XanderGlasses II ve Rogervoice gibi çözümler işitme kaybı olan bireylerin yalnızca sesi yükselterek değil, iletişimi farklı kanallardan erişilebilir hale getirerek desteklenebileceği fikrini temsil ediyor.

Bu yaklaşım sektördeki geleneksel düşünceyi genişletiyor.

Bir kişinin iletişim probleminin çözümü her durumda yalnızca “daha iyi amplifikasyon” olmayabilir.

Bazı durumlarda çözüm;
  • işitme cihazı,
  • uzak mikrofon,
  • görsel altyazı,
  • ortam ses sistemleri,
  • telefon uygulaması,
  • işitsel eğitim
veya bunların birkaçının birlikte kullanılması olabilir.

Dolayısıyla geleceğin işitme merkezi yalnızca işitme cihazlarını bilen değil, iletişim teknolojileri ekosistemini bilen merkez olmak zorunda kalabilir.

Klinik Ekipmanlarda da Dijitalleşme Hızlanıyor​

2026 Equipment kategorisinde FITSHAPE S2 3D Ear Impression Scanner, SHOEBOX PureTest ve VisualEyes 525 gibi farklı klinik teknolojilerin bulunması da başka bir yönü gösteriyor.

Ölçüm, tarama, doğrulama ve değerlendirme süreçlerinde dijitalleşme artıyor.

Özellikle 3D kulak tarama gibi teknolojiler zaman içinde klasik fiziksel ölçü alma yöntemlerinin yanında daha fazla yer bulabilir. Mobil ve yazılım tabanlı ölçüm sistemleri ise testin yalnızca sabit bir klinik odasında yapılması gerektiği düşüncesini sorguluyor.

Bunun hemen ve her ülkede aynı şekilde uygulanacağı sonucuna varmak doğru olmaz. Klinik doğruluk, mevzuat, maliyet, sağlık profesyonelinin sorumluluğu ve yerel sağlık sistemi belirleyici olmaya devam edecek.

Ancak yön oldukça açık:

İşitme hizmetindeki birçok manuel işlem dijital veri üreten süreçlere dönüşüyor.

2024 ve 2025 Sonuçları Değişimin Tesadüf Olmadığını Gösteriyor​

Tek bir yılın aday listesinden büyük sonuçlar çıkarmak yanıltıcı olabilir. Fakat önceki yıllara bakıldığında benzer bir yönelim görülüyor.

2024 yılında Yılın Yenilikçisi ödülünü Interacoustics'in Audible Contrast Threshold (ACT) testi aldı. Aynı yıl LACE AI Pro, XanderGlasses, çeşitli uzaktan mikrofon sistemleri, klinik yazılımlar ve işitme teknolojileri farklı kategorilerde ödüllendirildi.

2025 yılında ise Yılın Yenilikçisi ödülü Nuance Audio Glasses'a verildi. Aynı yıl yapay zekâ destekli işitme cihazları, Auracast bağlantı çözümleri, bulut tabanlı fitting sistemleri, mobil test çözümleri, işitsel rehabilitasyon yazılımları ve tinnitus teknolojileri kazananlar arasında yer aldı.

Dolayısıyla sektörün gelişim çizgisini yalnızca “işitme cihazlarının işlemcileri gelişiyor” şeklinde okumak artık eksik kalıyor.

Daha doğru ifade şu olabilir:

İşitme sağlığı teknolojisi cihaz merkezli yapıdan kullanıcı yolculuğu merkezli bir ekosisteme dönüşüyor.

Bu Gelişme Türkiye'deki İşitme Sektörü İçin Neden Önemli?​

Türkiye açısından konu daha dikkatli değerlendirilmeli. Çünkü ABD ve diğer bazı ülkelerdeki ürün ve hizmet modelleri Türkiye'deki mevzuat ve sağlık finansmanı sistemine doğrudan uygulanamaz.

Türkiye'de işitme cihazı satış ve uygulaması ruhsatlı işitme cihazı merkezleri ve yetkili sağlık meslek mensuplarının yer aldığı düzenlenmiş bir yapı içinde yürütülüyor. Mevzuat, işitme cihazı uygulaması, bakım-onarım ve merkezlerin çalışma esasları için belirli koşullar öngörüyor. SGK sistemi de reçete edilen işitmeye yardımcı cihazların sözleşmeli işitme cihazı merkezlerinden temin edilmesini esas alıyor.

Bu nedenle özellikle ABD pazarındaki OTC işitme cihazı modellerini Türkiye'ye birebir uyarlamak doğru olmaz.

Ancak bunun arkasındaki tüketici davranışını görmezden gelmek de hata olur.

Dünyada kullanıcılar daha kolay erişim, daha hızlı hizmet, daha fazla dijital destek, daha doğal tasarım ve satın alma sonrasında daha bağımsız kullanım talep ediyor.

Türkiye'deki bağımsız işitme merkezleri için asıl mesele “OTC gelir mi?” tartışmasından daha geniştir.

Asıl soru şudur:

Profesyonel işitme merkezi, teknoloji sayesinde kullanıcıya hangi ek değeri sunabilir?

Türkiye'deki İşitme Merkezleri İçin Asıl Fırsat: Hizmeti Üründen Ayırmak​

Türkiye'deki sektör yıllardır büyük ölçüde marka, model, kanal sayısı, işlemci seviyesi ve fiyat üzerinden rekabet ediyor.

Oysa 2026 ödül adaylarının verdiği mesaj başka bir yerde.

Gelecekte rekabet;
  • cihazın yanında yapılan değerlendirmede,
  • kişiselleştirmede,
  • doğrulamada,
  • hasta eğitiminde,
  • işitsel rehabilitasyonda,
  • kontrol sisteminde,
  • uzaktan destek hizmetlerinde,
  • veri kullanımında
ve kullanıcıyla uzun dönemli ilişkide oluşabilir.

Bu, bağımsız işitme merkezleri için aslında kötü bir gelişme değil.

Tam tersine, iyi uygulandığında büyük üreticiler karşısında bağımsız merkezin en güçlü savunma hattı olabilir.

Çünkü aynı veya benzer cihaz birçok noktada satılabilir. Ancak iyi kurulmuş bir hasta takip sistemi, nitelikli fitting süreci, ölçülebilir rehabilitasyon programı ve yıllara yayılan güven ilişkisini kopyalamak çok daha zordur.

Yapay Zekâya Mesafeli Değil, Eleştirel Yaklaşmak Gerekiyor​

2026 adaylarında yapay zekânın yoğun biçimde kullanılması Türkiye'deki sektör açısından da izlenmesi gereken bir gelişme.

Fakat burada iki uç yaklaşım da sorunlu.

Bir tarafta “yapay zekâ her şeyi çözecek” düşüncesi var.

Diğer tarafta ise “bunlar pazarlama söylemi” diyerek gelişmeleri tamamen reddetmek.

Daha sağlıklı yaklaşım teknolojiye dört basit soruyla bakmak olabilir:

Teknoloji hangi gerçek problemi çözüyor?

Sonucu ölçülebiliyor mu?

Profesyonelin işini kolaylaştırırken klinik kaliteyi koruyor mu?

Kullanıcı bu teknolojiden gerçekten fayda görüyor mu?

Bu sorulara net cevap verilemiyorsa ürünün üzerinde “AI” yazması tek başına fazla şey ifade etmiyor.

HHTM'nin Yılın Yenilikçisi için kullandığı yenilik, etkinlik, verimlilik ve kullanılabilirlik kriterlerinin değerli tarafı da burada ortaya çıkıyor.

İşitsel Rehabilitasyon Türkiye'de Daha Fazla Konuşulmalı​

2024, 2025 ve 2026 ödül programlarında işitsel rehabilitasyon çözümlerinin sürekli karşımıza çıkması ayrıca dikkat çekici.

Bu konu Türkiye açısından önemli olabilir.

Çünkü işitme cihazı kullanıcısının problemi cihaz teslim edildiği gün sona ermiyor.

Yeni seslere alışmak, konuşmayı gürültü içinde anlamaya çalışmak, cihazı günlük hayatın parçası haline getirmek ve iletişim stratejileri geliştirmek zaman alıyor.

Bu nedenle gelecekte işitme cihazı merkezlerinin “cihaz uygulayan yer” tanımından çıkarak, kullanıcının işitme ve iletişim yolculuğunu yöneten merkezler haline gelmesi önemli bir farklılaşma alanı oluşturabilir.

Dijital işitsel eğitim platformlarının Türkçe dil desteği, yerel doğrulaması, klinik kanıt seviyesi ve mevzuata uygunluğu ayrıca değerlendirilmek zorunda. Ancak uluslararası gelişmeler bu alanın artık sektörün kenarında kalmadığını açık biçimde gösteriyor.

Sonuç: Ödülü Kimin Kazanacağından Daha Önemli Bir Şey Var​

2026 Hearing Technology Innovator Awards kazananları Ekim ayında açıklanacak. Ancak sektör açısından en değerli bilgi muhtemelen kazananların isimlerinden önce aday listesinin kendisinde bulunuyor.

Liste bize işitme teknolojisinin artık yalnızca kulağa takılan cihazdan ibaret olmadığını gösteriyor.

Yapay zekâ, bulut sistemleri, işitsel rehabilitasyon, altyazı teknolojileri, giyilebilir çözümler, uzaktan hizmet, klinik yazılımlar, mobil ölçüm sistemleri ve dijital hasta yönetimi giderek aynı ekosistemin parçaları haline geliyor.

Türkiye'deki işitme sektörü açısından çıkarılabilecek en önemli sonuç da burada.

Geleceğin rekabeti yalnızca “hangi cihazı satıyoruz?” sorusunda yaşanmayacak.

Daha önemli soru muhtemelen şu olacak: İşitme kaybı olan kişiye cihazdan önce, cihazla birlikte ve cihazdan sonra nasıl bir hizmet sistemi sunuyoruz?

Bu soruya güçlü cevap verebilen işitme merkezleri, teknolojinin değişmesini tehdit olarak görmek yerine onu profesyonel hizmetin değerini artıran bir araç haline getirebilir.