Neler yeni

Evde Kal Türkiyem 💕

Korona virüs ve sebep olduğu COVID-19 hastalığından kendinizi ve çevrenizdekileri korumak için, T.C. Sağlık Bakanlığı'nın yayınladığı 14 Kural'a uymanızı önemle rica ederiz.

Daha Fazlası

Sponsorluk Anlaşması 🎭

Öneri, istek, görüş, reklam ve sponsorluk, anlaşmaları hakkında bilgi almak için, iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.

Daha Fazlası

Forum Kuralları! 🤔🤔

Forum İsitme! kendine özgü kuralları olan, sınırsız özgürlük vaat etmeyen, akla her gelenin söylenmesinin ve isteyenin dilediği gibi davranmasının söz konusu olmadığı bir ortamdır.

Daha Fazlası
  • Merhaba Ziyaretçi, Forumumuz ücretsizdir. Herhangi bir kar amacı gütmemektedir. Amacımız; İşitme Cihazı kullanıcılarının, İşitme Engellilerin hayatını kolaylaştırmak ve bilgilendirmektir. Ayrıca bu kitlelere hizmet verecek olan Odyolog ve Odyometrist arkadaşlara destek olmak içindir. Bizlere destek olmak için Abone olup tavsiye etmeyi unutmayınız.
  • Değerli Forum Kullanıcılarımız; Şikayet kısımlarında açılan asılsız şikayetlerden forumumuz sorumlu değildir. Asılsız şikayet yapan kişiler için forum kullanıma kapatılacak ve mesajları silinecektir. Asılsız şikayet yapan kişilere ait bilgiler resmi kanalla forumumuzdan talep edildiğinde ilgili kuruma teslim edilecektir.

Vestibüler Sistem Fizyolojisi

VESTİBÜLER SİSTEM FİZYOLOJİSİ

Vestibüler Sistem Fizyolojisi: Vestibüler sistem, organizmanın en eski ve önemli sistemlerinden biridir. Dengenin sağlanmasında önemli rol alır. Dururken veya hareket halinde denge merkezimizi ve ağırlık merkezimizi dayanma düzlemi içine düşürür ve bu yolla dengede kalmamızı sağlar. Ancak, bu görevin sağlıklı yürüyebilmesi için, bazı bilgilerin kendisine iletilmesi gereklidir. Başın ve vücudun uzay içindeki yeri hakkında bilgi sahibi olmak, bu bilgilerdendir ve bu da 3 ayrı organ tarafından sağlanır.

a) Gözler
b) Vestibüler Sistem
c) Kinestetik Sistem (Ekseroseptör denilen deri basıncı ve dokunma duyusu ile, İntroseptör denen kas, tendon, eklem ve iç organlarından gelen duyulardır.)

Anatomisi: Vestibüler sistem 5 ayrı organdan oluşur.

a) Periferik Vestibüler Organ
b) Vestibüler Organ
c) Vestibüler Çekirdek
d) Vestibüler Sistem ile ilgili beyincik sistemleri
e) Vestibüler çekirdek ve çekirdekte, beyin sapında ve omurilikteki merkezler arasında haberleşmeyi sağlayan organlardır.

1-) Periferik Sistem: Simetriktir ve her iki tarafta, yarım daire kanalları, utrukulus ve sakkulus’tan oluşur. Periferik Vestibüler Sistemin uyarılan kısmı, her yarım taraf için 5 tanedir. Yarım daire kanallarının ampullaları ile utrukulus ve sakkulus makulaları bulunur. Ampullalarda da titrek tüyler bulunur.

2-) Vestibüler Sinir: Vestibüler Sinirin ganglionu(scarpa), iç kulak yolu içinde bulunur. Sinir hücresindeki dentritler, ampulla ve makulalara, aksonları ise vestibüler çekirdeklere bağlıdır.

3-) Vestibüler Çekirdek: 4. ventrikülün (karıncığın) tabanında yer alır. 4 tanedirler.

a-) Lateral vestibüler çekirdek ( Daiters )
b-) Medial vestibüler çekirdek ( Schwalbe )
c-) Superior vestibüler çekirdek ( Bechterew )
d-) İnferior vestibüler çekirdek ( Roller )

Serebellumun(beyincik) bazı kısımları, vestibüler çekirdeklerle karşılıklı bağlantılıdır. Bu kısımlar, beyinciğin flocculus, modulus, ovula ve fastıgia çekirdeği gibi kısımlardır. Hem aynı taraftaki, hemde karşı taraftaki vestibüler çekirdek üzerinde genellikle inhibitör (baskıcı) görev (etki) yaparlar.

FİZYOLOJİSİ: Vestibüler sistemin uyarılması, titrek tüylü hücrelerin uyarılması ile olur. Semisürküler kanallarda titrek tüylerin uyarılması, angular hareketlerle, Makuladaki titrek tüylü hücrelerin uyarılması ise linear hareketlerle olur. Örneğin: Başımızı döndürdüğümüz zaman, membranöz yarım daire kanalıda aynı tarafa döner. Ancak zar labirentin içindeki sıvı, durgunluk direnci nedeniyle harekete uymaz. Hareketin yönünün aksi yönde hareket yapar. Ancak bu hareket, endolenfin çeperlere sürtünmesi ve sıvının yoğunluğu nedeniyle çok azdır. Sıvının hareketine uyarak, kupuladaki titrek tüyleri uyarır. Titrek tüylerin uyarılması, vestibüler sistemi uyarır ve bu da vestibüler çekirdeklere iletilir. Titrek tüylerin uyarılmasının hangi yolla vestibüler siniri uyandırdığı konusunda, kesin bir bilgimiz yoktur.

Vestibüler sistemde her seviyede (istirahat halinde bile) elektrikli potensiyel vardır. Buna Resting Discharge Rate denir.
Ampulla Pedal akım, elektrik potansiyelini arttırır. Ampulla fugal akım ise elektrik potansiyelini düşürür, bu yolla vestibüler sinir uyarılmış olur. ( Ampulla Pedal: kendine doğru.--Ampulla Fugal: karşıya doğru )
Angular ve Linear hareketlerle Resting Discharge Rate değiştirilir. Bu da vestibüler çekirdek yoluyla veya doğrudan doğruya reflex yolla, çeşitli adele gruplarına iletilir. Bu konuda iki reflex vardır.

a-) Vestibülo oküler Reflex
b-) Crista oküler Reflex

Vestibülo Oküler Reflex: Vestibüler çekirdeklerle göz adaleleri arasındaki reflex arkıdır. Vestibüler çekirdeklerdeki tonik aktivite, fascikulus longitudinalis medialis yolu ile göz çekirdeklerine iletilir. Aynı taraftaki homolateral(aynı görev) agonist göz kasları tonusu kısmen kontrol eder ve göz kürelerine çekme etkisi yapar. Bu suretle vestibüler nukleuslar, doğrudan doğruya aynı taraf göz kasları tonusunu kontrol altında tutar.

Periferik labirentteki, restina aktivitelerdeki değişiklikler, aynen çekirdekler yoluyla göz kaslarına iletilir.

ÖRN: Periferik labirentin uyarılması, göz küresinin uyarılması hareketlerinde değişiklikler oluşturur. Nistagmus gibi veya bunun akside olabilir. Göz kürelerinin hareketli bir cisme bakması, vestibüler çekirdekleri uyararak, bazı kişilerde baş dönmesi yapabilir.

Vestibüler lifler bazı çekirdeklerin çok yakınından geçer (9.ve10. sinir gibi). Bu nedenle Vestibülo oküler reflex sırasında bulantı ve kusmaların nedeni açıklanmış oluyor. Vestibüler çekirdek, ayrıca gövde ve extremite kaslarını reflex olarak kontrol eder.

Crista Oküler Reflex: Semisürküler kanalda, crista ile göz küreleri arasındaki reflex arkıdır. ÖRN: En kolay uyarılan horizontal kanalın kristasının çeşitli yollarla iletilmesi (ısı, döndürme vs.) resting aktiviteyi değiştirir. Buda vestibüler uyarıcıyı değiştirir ve bu uyarı, aynı taraf göz kaslarını uyarır.

Horizontal Semisürküler kanalda ampulla pedal akım, aynı taraf göz kaslarının tonusunda artma, ampulla fugal akım ise azalma meydana getirir. Göz küreleri, her iki taraftada orta hattan ayrılarak, öbür tarafa doğru kısa bir hareket yaparlar. Ancak bu hareket mezocensefalon tarafından hemen düzeltilir ve göz küresi hızla orta hatta döner.

Crista oküler reflex’in özellikle Semisürküler kanaldan başlamasına karşılık, Vestibülo oküler reflex, Perilenf oküler reflex ile çekirdekler arasındaki herhangi bir noktadan başlayabilir.

SEMPTOMLARI:

Vestibüler Sistemin uyarılmasında ortaya çıkan belirtiler:

1-) Baş dönmesi
2-) Nistagmus
3-) Pozisyonel belirtiler
4-) Vogo-vogal belirtiler
5-) Kompanzasyon(belirti) olayları.

1-) Baş Dönmesi: Latince adı vertigo. Bir eksen çevresinde dönmek, yalancı yer değiştirme duygusu.

Hasta yakınmaları 4 grupta özetlenir.

a-) Vertigo: Kesin olarak bir eksen etrafında dönme hissidir. Bu his, ya hastanın cisimlerin etrafında dönmesi yada cisimlerin hasta etrafında dönmesi biçiminde tanımlanır.
b-) Senkop: Ani doğrulmalar ve uzun süre ayakta kalma sonucu meydana gelen bayılma hissidir. Bunuda hastalar baş dönmesi olarak tanımlar. Ancak hastaya bilinç kaybının olup olmadığını sormak gerekir.
c-) Disegeilibrum: Genellikle başta alışılmamış bir his yoktur. Hasta eşyaların dönmesinden çok, dengeyi kuramama duygusundan yakınır.
d-) Dizzines: Baş dönmesi, bayılma, bulantı yoktur. Ancak hasta başında bir boşluk hisseder.

Gerçek baş dönmeleri, gerçek işitme kaybı, kulak uğultusu, bulantı ve kusma ile birliktedir. Eğer petit-mal nöbetleri, kalp olayları ve şuur kaybı varsa senkop’tan şüphelenmelidir. Psikolojik faktörler, sendeleme, göz sapmaları gibi olaylar varsa, denge organı ile ilgili olaylar söz konusudur. Eğer hasta, depresyon anksiyete (sıkıntı) ve histeri belirtisi varsa, dizzinesten şüphelenmek gerekir. Dizzines, hiperventilasyon (aşırı nefes alıp verme) ile meydana çıkabilir.

Baş dönmesi ne kadar şiddetli ve ani başlamışsa ve bulantı, kusma, uğultu ve işitme bozukluklarıyla ile birlikteyse, periferik vestibüler organ bu olaydan sorumludur. Periferden çekirdeklere doğru gidildikçe, baş dönmesi şiddeti azalır. Bulantı kusma gibi yandaş belirtilerde derece derece azalır. Ancak periferik vestibüler sistemin sebep olduğu baş dönmesi ne kadar şiddetli olursa olsun 3 hafta içinde gerileyerek kaybolur. Buna karşılık çekirdeklere doğru, herhangi bir noktadan başlayan baş dönmeleri ise tedavi olmassa kalıcıdırlar. Kısacası baş dönmesi ne kadar şiddetliyse, lezyon perifere yakın, baş dönmesi ne kadar belirginse o kadar sürede kendiliğinden kaybolur. Aksine yavaş yavaş başlayan, az şiddetli baş dönmeleri uzun süre kalır.

2-) Nistagmus: Göz kürelerinin istem dışı düzenli gel-git hareketleridir. Çeşitli niteliklere göre sınıflandırılırlar.

Nedenine Göre:
a-) Vestibüler Nistagmus
b-) Oküler Nistagmus
c-) Optokinetik Nistagmus

Meydana Geliş Biçimine Göre:
a-) Spontan Nistagmus
b-) Pozisyonel Nistagmus
c-) Provage Nistagmus

Yönlerine Göre:
a-) Horizontal Nistagmus
b-) Roratuar Nistagmus
c-) Vertikal Nistagmus
d-) Oblik Nistagmus
e-) Multipl Nistagmus
f-) Karışık Nistagmus
g-) Horizontal-Rotatuar nistagmus

Şiddetine Göre:
a-) 1° Nistagmus
b-) 2° Nistagmus
c-) 3° Nistagmus

Amplitüdüne Göre:
a-) İnce Nistagmus
b-) Orta Nistagmus
c-) Geniş Nistagmus

Frekansına Göre:
a-) Ağır Nistagmus
b-) Orta Nistagmus
c-) Hızlı Nistagmus

Nistagmusun gel-git hareketi iki fazdan oluşur.

a-) Yavaş Faz: Orta hattan ayrılıp göz açısına doğru olan harekettir.

b-) Hızlı Faz: Mezensefalonun düzeltici etkisiyle göz küresinin hızla eski yerine dönüşüdür.

Yavaş Faz nistagmusu oluşturan nedenle ilgilidir. Bu bakımdan daha önemlidir. Buna karşılık II. hareket mezensefalon düzeltme yeteneğinden olduğu için büyük önem taşımaz. Ancak gözümüz, hızlı hareketi daha kolay farkettiği için nistagmusun yönü hızlı hareket yani faz yönü olarak kabul edilir. Vestibüler Nistagmusta bu iki faz, birbirinden tam anlamıyla ayrılabilir. Ancak ocüler nistagmuslarda hızlı ve yavaş hareket ayırımı yapılmaz.

Pondüler Nistagmus: Göz tıpkı bir saat rakkası gibi her iki yönde de aynı hızla hareket eder. Buna Pondüler Nistagmusta denir. Pondüler Nistagmus çeşitli göz hastalıklarında da görülür. Merkezi nedenle oluşan nistagmuslarda yavaş ve hızlı faz arasındaki fark azalır.

Göz küresinin orta hattan ayrılma uzaklığına nistagmus amplitüdü denir. Amplitüd, periferik olanlarda büyük, diğer nistagmuslarda küçüktür.

Nistagmusun yönü, göz kürelerinin hareket yönüdür. Periferik olanlarda nistagmusun yönü horizontal rotatuar’dır. Buna karşılık, merkezi nedenlerle meydana gelenler, ventikaldir, oblik veya karışık olabilirler.

Eğer göz hangi yöne baktırılırsa, nistagmus o yöne vuruyorsa buna multıpl nistagmus denir ve merkezi nedenlerle oluşurlar.

Rotatuar nistagmus ise yön olarak saat kadranı göz önüne alınır. Eğer saat ibresi gibi dönüyorsa horer, aksi yönde hareket ediyorsa antihorer denir.

Nistagmusun dakikadaki sayısı, nistagmus frekansıdır.

Nistagmusun şiddeti ise şöyle ölçülür. Hasta, nistagmus yönüne baktırılır. Eğer nistagmus tamamen meydana geliyorsa 1°’den nistagmus denir. Hastaya dalgın olarak gözlerini fixe etmeden uzaktaki bir noktaya bakması, bartel veya Franzel ardından karşıya bakması söylenince, görüyorsa 2°’den nistagmus denir. 3°’den nistagmuslarda, hasta hızlı fazın aksi yönünde baktırıldığı zaman yine aynı yöne doğru nistagmus oluşuyorsa 3°’den nistagmus’dur.

Spontan nistagmus, hiçbir vestibüler uyarı olmadan ve hastanın başı ayakta durur gibi bir pozisyonda iken bile varolan nistagmustur.

Pozisyonel nistagmus, başın yeni bir pozisyon alması sırasında veya yeni bir pozisyon aldıktan hemen sonra veya latent(gizli) periyottan sonra ortaya çıkan nistagmuslardır. Ancak başın yeni bir pozisyon alması sırasında periferik vestibüler sistem uyarıldığı için bu sırada nistagmus oluşması normaldir. Bu tipe Fizyolojik Pozisyonel Nistagmus denir. Eğer baş yeni pozisyonunu aldıktan hemen sonra veya latent periyottan hemen sonra nistagmus oluşuyor ise buna Psikolojik Pozisyonel Nistagmus denir.

Eğer hastada spontan nistagmus varsa ve başa yeni bir pozisyon verilmesinden sonra bu nistagmusun yetenekleri değişiyorsa, bunlarda pozisyonel nistagmus sınıfına alınırlar ve bunlara pozisyonel effekt denir.

Posizyonel nistagmus, genellikle değişken yönlüdür. Latenet tiplidir, pozisyon alınmasından 15-20 sn sonra başlar, süre bir dakikadan azdır. Pozisyonel nistagmus genellikle horizontaldir. Fakat vertigal, oblik, ve rotatuar olabilir.

Pozisyonel Nistagmus Arama Şekli:

I. Pozisyon:
Hasta muayene masasında ayakları uzatılmış olarak yatırılır. Baş ayakta durur gibi dik durur, buna dik pozisyon denir.
II. Pozisyon: Baş son çengel pozisyonu da denir. Doktor hastanın başının yanlarından heriki eliyle tutar. Hastayı birden yatay duruma getirir. Oturuş ve yatış pozisyonu o şekilde ayarlanmalıdır ki, hastanın başı muayene masasının başına 90°’lik açı ile aşağıya sarksın, sonra baş 45° sola çevrilir. Doktorun bir eli hastanın boynunda, sol el işaret parmağı hastanın bakışı doğrultusunda tutarak o yöne bakmasını ister ve nistagmusu araştırır. Nistagmus hemen görülmezse bile pozisyon 20 sn sürdürülür. Eğer nistagmus oluşursa nistagmus kayboluncaya kadar o pozisyonda beklenir. Nistagmus 1’den az sürse bile bu pozisyon bir süre ile bozulmaz.
III. Pozisyon: Dik pozisyon. Hasta hızla başı ayakta durur gibi dik duruma getirilir, nistagmus varlığı araştırılır.
IV. Pozisyon: Başın sağ çengel durumudur. Sol çengelde anlatılanların aynısı geçerlidir.
V. Pozisyon: Dik pozisyon. Hasta yeniden ilk pozisyona getirilir.

Pozisyonel nistagmus, genellikle değişmez yönlü ve değişken yönlü olmak üzere 2’ye ayrılır. Değişmez yönlü nistagmusda, muyene edilen pozisyon ne olursa olsun yönünü değiştirmez. Nistagmus yönü muayene edilen pozisyona göre değişirse, değişken yönlü nistagmus denir. Bazende aynı pozisyon süresinde, nistagmus yönü zaman zaman değişir. Buna episedie alternatif nistagmus denir.

Pozisyonel Nistagmusun Sekonder Karakteristikleri:

a-)
Nistagmusun Süresi: Pozisyonun alınmasından başlayarak nistagmusun süresi ölçülür. Eğer nistagmus süresi 1 dk’nın altında ise geçici(transieat), 1 dk’dan daha uzun süreli ise sürekli(persistent) adı verilir.
b-) Latent Süre: Nistagmus, pozisyonunun alınmasından hemen sonra başlıyorsa, İmmediente tip, 15-20 sn. sonra başlıyorsa latent tip denir.
c-) Nistagmus Düzeni: Nistagmus, meydana geldiği sürece aynı ritimde sürerse düzenli tip, eğer nistagmus, hızlanır hızlanır yavaşlarsa cressendo tip denir.
d-) Yorgunluk-Uyum: Nistagmus, yeniden kısa aralıklarla araştırıldığı zaman süresi ve hızı giderek azalıyorsa, yorgunluk ve uyum meydana geliyor demektir.
e-) Nistagmus meydana geldiği sürece oluşan yandaş belirtiler: Bulantı, kusma, baş dönmesi..

Genellikle nistagmus şiddetliyse, belirtilerin şiddeti arasında paralellik vardır. Sekonder karakterlere bakılarak nistagmusun yeri üzerine bilgi edinilir.
Santral Nistagmus arka kafatası çukuru tümörlerinde ve damarsal lezyonlarda görülür.
Periferik nistagmus otolitik sistemle ilgilidir.

Provage nistagmuslar, periferik vestibüler sistem uyarılarak meydana çıkarılırlar. Ancak bu nistagmusun süresi bellidir. Provage Nistagmus, spontan veya pozisyonel olabilir. ÖRN: Hasta dik pozisyona getirildiği zaman ortaya çıkan nistagmusun 1 dk’dan fazla sürmesi, provage nistagmus olarak kabul edilir. Ayrıca aşırı soluk alıp verme ile pozisyonel veya spontan nistagmus provage edilebilir.

Fizyolojik Nıstagmus: 2 Tiptir.

a-) Fixe Nistagmus: Hastanın nistagmus aranmada gözleriyle doktorun parmağını izlemesi istenir. Burada önemli nokta, gözlerin orta hattan ayrılma uzaklığının derecesidir. Göz küreleri yana doğru hareket ederken iç bölgeye doğru gelen göz bebeğinin iç kenarı, göz yaşı noktacığını geçmemelidir. Hastaya bundan daha dışa baktırılırsa fiksasyon nistagmus meydana gelir. Göz küreleri, bu pozisyonda uzun süre kalamazlar, yorulur ve orta hatta geri dönerler. Yeniden fixasyon noktasına istemli olarak hareket ederler. O halde fixasyon nistagmusta, patolojik nistagmusa göre yavaş ve hızlı hareketler terstir. Orta hattan ileri dönüş yavaş fazı, orta hatta dönüş hızlı fazı meydana getirir.

b-) Oflokinetik Nistagmus: Gözün belirli aralıklarla bir objeye fixasyon yapması sonucu meydana gelirler. ÖRN: Hareket halinde bir trende oturan kişinin, düzenli aralıklarla dizilmiş telefon direklerine baktığını varsayarsak, göz küreleri bir direğe fixe olur. Ancak bu direk görüş alanı dışına çıkıncaya kadar bakılır. Sonra görüş öbür direğe fixe yapılır. Sürekli olarak göz küreleri gel-git hareketi yaparlar. Buna oflokinetik nistagmus denir. Bazı göz hastalıklarında ambliyopi ve amoroside gibi gözler iyi görmediğinden belli bir noktaya fixe edilemez. Bu nedenle göz küreleri pondüler hareket yapar. Aynı biçimde, karanlıkta çalışanlarda, maden ocaklarından, sinemalardan, karanlık odalardan çıkarken aynı nistagmus görülebilir.

Vestibüler Hastalıklarda Muayene Metodları:

a-) Rombeck İşaret deneyi, Yürüme deneyi:
Hasta ayak topukları bitişik bir vaziyette bulunur. Hasta hazırol durumuna getirilir. Hasta hiçbir yere dayanmaz ve bu şekilde duyu ortadan kaldırılmış olur. Hasta hangi tarafa yatırılıyorsa o taraf kas tonosu azalmıştır. Hasta sağa dönüyorsa, sol labirentte parazi var demektir. Başı sağa çevirdiğimizde hasta olan sol labirent, öne gelir. Yatma sapma öne doğru olur. Eğer baş sola çevirilirse, düşme arkaya doğru değişir. Merkezi tiplerde sapma yerine hastanın çemberler çizdiği görülür ve başın yana çevrilmesinin düşme yönüne etkisi yoktur. Serebeller nedenle oluşan düşmeler, yana ve arkaya doğrudur ve gözlerin açık veya kapalı olmasının büyük bir etkisi bulunmaz. Eskimiş vakalarda negatiftir, hassaslaştırılmış Rambeck deneyi yapılır. Az önceki pozisyonda, fakat hastanın tek ayak üzerinde durması istenir. Hasta olan yönde olumlu sonuç alınması beklenir.

b-) İşaret Deneyi ( Past Painting ): Hasta oturur durumdadır. Ellerini paralel olarak ileri uzatır. Hekim hastanın karşısında durur ve kendisi gibi el ve parmaklarını açıp ileri uzatır. Hastanın işaret parmağı, hekimin işaret parmağına yaklaştırılmalıdır. Deri duyusuyla karıştırmamak için parmaklar birbirine değdirilmemelidir. Önce gözleri açık, sonra kapalı vaziyette yapılır. Sonra belirtilerin tam ortaya çıkması için bir deney yapılmalıdır. Periferik vestibüler bozukluklarda ellerin her ikiside aynı olmak üzere paratik tarafa doğru kayar. Eğer kayma tek elde meydana gelirse tek taraflı serebellar bozukluğun kanıtıdır. Kayma yatay düzlemde değilde, düşey düzlemde meydana gelmişse extrapramidial sistemde bir bozukluk vardır.

c-) Yürüme Deneyi ( Babinski-Weili ) : Hasta düz bir çizgi önünde, önce gözleri açık sonra kapalı olarak 8m yürütülür. Sonra geri döndürülür. Periferal vestibüler bozukluklarda, düz çizgi üzerinde yürüyemez ve paratik tarafa doğru sapar. Geri döndürüldüğünde ise aynı tarafa doğru saparak yürüyeceğinden, bir süre sonra kendi doğrultusunda dikey duruma geçer. Buna yıldız biçiminde yürüyüş denir. Merkezi bozukluklarda hasta düz çizgi üzerinde yürürken, zaman zaman dengesini sağlayamadığı için normal adım atamaz, küçük adımlar atar. Buna yanlış adım adı verilir. Serebral olanlarda, hasta ayaklarını birbirinden açarak dayanma düzlemini genişletmeye çalışır. Buna ördek yürüyüşüde denir. Ancak yürüme deneyinde, yürüme çeşitli sistemlerin etkisi altında olduğundan, pek güvenilir bir yöntem değildir.

Vagovogal Effekt: Vestibüler belirtilere yandaş olarak bulunan bulantı, kusma, sararma, terleme, fenalık hissi ve ölüm korkusu gibi belirtiler anlaşılır. Vestibüler yolların 9. ve 10. sinir çekirdeklerinin birbirine yakın olmasıyla açıklanmaktadır. Periferik olanlarda bu belirtiler çok şiddetli, merkezi olanlarda daha siliktir.

Kompanzasyon: Bir tarafta vestibüler fonksiyonlar tam olarak felce uğramışsa 2 ay içinde merkezi olarak kompanze edilir. ÖRN: Sol taraf fonksiyonları tümüyle yokolmuş olsun. Sağlam tarafta sağ tarafın fonksiyonları yarıya iner ve hasta tarafından bir miktar eklenir ve olayda denge sağlanmış olur.

VESTİBÜLER UYARILMA TESTLERİ:

Preferik sistem çeşitli yollarla uyarılabilir. Crista oküler reflex yoluyla meydana gelen nistagmus ve süresi değişebilir. Periferik reflexi uyandırmak için ısı, döndürme, üfleme vs kullanılır. Klinikte en çok ısı yoluyla uyarma kullanılmaktadır.

KALORİK TEST: Kalorik testin esası, vücut ısısından daha düşük veya daha yüksek ısı vererek, endolenfi ısıtmak veya soğutmak ve endolenf akımı sağlamak amacına dayanır. Gerçekten vücut ısısından yarım daire farklı bir şekilde, endolenfi soğutmak veya ısıtmak, endolenf akımı meydana getirmek için yeterlidir. Dış kulak yoluna en yakın ve yarım daire kanalları içinde en yüzeysel olanı, en çabuk uyarılanı olan semisürküler kanaldır. Bu nedenle kalorik test için bu kanal seçilir.

Kalorik test, dış kulak yoluna, ısısı vücut ısısından farklı su verilerek yapılır. Vücut ısısıyla, verilen suyun ısısı arasındaki fark ne kadar çoğalırsa, meydana gelen nistagmus süresi o kadar uzar. ÖRN: 35°C deki su ile 33°C deki suyun oluşturduğu nistagmus süreleri birbirinden farklıdır ve 35°C dekinin daha kısadır. Ancak 7°C’den büyük farklar için bu kural geçersizdir. Bu nedenle en uzun nistagmus süresi, elde edilen (37°C ± 7°C) lik su uyaran olarak kullanılır.

Kalorik testin meydana gelişini açıklamak için çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. ÖRN: Isı farklarının dış kulak yoplundaki sinirler yoluyla merkeze iletildiği ve kalorik testin ortaya çıkışında sinir sisteminin etkili olduğu öne sürülmüştür. (Brever’e göre böyledir)

Mrs. Kalorik, dış kulak yolundaki damarların bir reaksiyonu olarak kalorik testi yorumlamıştır. Sıcak ve soğuk su verilerek bu bölgedeki damarlar büzülür veya açılır. Ancak bu iki görüşün yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Barany tarafından ileri sürülen kalorik test, endolenfin vücut ısısından farklı bir şekilde ısınmasından doğar.

Kalorik test için çeşitli yöntemler ortaya konulmuştur. En pratik ve en yaygın olanı şunlardır.

a-) Minimal Kalorik test
b-) Bitermal Kalorik test

Minimal Kalorik Test: Endolenf akımının meydana gelmesi için, hastanın başına en uygun durum verilmelidir. Yani horizontal yarım daire kanalı düşey duruma getirilmelidir. Test yapılan taraftaki göz dış açısı ile tragus arasında çekilecek olan cizgi yarım daire kanalının durumunu gösterir. Bu nedenle bu doğru, döşemeye dik duruma getirilmelidir.

Suyun ısısı 27°C olarak seçilir. Pratik olarak suyun dış kulak yoluna verilme süresi 30 sn’dir. Dış kulak yoluna verilen suyun miktarının büyük önemi yoktur. Saniyede 10 cc hesabı ile 30 sn için ±300 cc lik su gereklidir. Latent periyodun yani uyarıların verilmesiyle, nistagmusun meydana çıkışı arasında geçen sürenin önemi yoktur. Gene nistagmusun genişliği ve frekansı önem taşımaz. Önemli olan nistagmus uyarının başlangıcı ile nistagmusun sona erişi arasındaki süredir. Bu süre 2 sn dir. II. önemli nokta, test ile birlikte olan yandaş belirtilerdir. Bu belirtilerin süre ve şiddetide kaydedilmelidir.

Hasta şikayetleri, kalorik testle meydana getirilen belirtilerin aynısı ise sorumlu olan periferik vestibüler organdır. Eğer şikayetlerle meydana çıkan belirtiler arasında, hasta şahıs benzerlik kuramıyorsa, olayın sebebi periferik vestibüler organdan başka yerdedir.

Kalorik testte meydana getirilen nistagmus, genellikle Bartel ve Franzel gözlükleri ardında aranır. Eğer böyle gözlükler yoksa hasta uzakta bir yere baktırılıyor gibi baktırılır ve gözler açık olarak nistagmus süresi saptanır. Bir taraf uyarıldıktan sonra II. tarafın uyarılması için yani endolenf akımının durması için geçecek süre genelde 5 dk olarak saptanmıştır. Yani bir tarafın kalorik testi bittikten 5 dk sonra diğer kulağa geçilir.

27°C’lik suyla nistagmus meydana gelmesse adi musluk suyuyla test tekrarlanır. Bunda da sonuç alınamassa, buzlu suyla test yenilenmelidir. Gene nistagmus görülmesse bu labirent inexcitable veya total paratik veya areflexi yahut deat labirent (ölü labirent) olarak kabul edilir.

Bitermal Kalorik Test: Her iki taraf yarım daire kanalının farklı sıcaklıktaki su ile uyarılmasıdır. Bunun için standart olarak 30°C lik ve 44°C lik su kullanılır. Hasta yatar durumda test yapılır. Bunun için başın altına 30° lik yüksekliği sağlayacak yastık konulur. Deney önce soğuk sonra sıcak su ile yapılır. Test sırasına göre 1, II, III, IV rakamları kullanılır. Uyarılma süresi 30 sn dir Uyarının başlangıcı ve nistagmusun bitişi arasındaki süre hesaplanır. Testin bitişi ile yeni bir testin başlangıcı arasındaki süre en az 5 dk olmalıdır.

I. test sol kulak 30° su ile uyarılır.
II. test sağ kulak 30° su ile uyarılır.
III. test sol kulak 44° su ile uyarılır.
IV. test sağ kulak 44° su ile uyarılır.

Testin Yorumlaması: Elde edilen sonuçlar monotermandan daha iyidir. 3 grupta toplanır.

1-) Kanal Parazisi
2-) Yön Üstünlüğü (Directional Prepanderance)
3-) Karma Durum

Kanal Parazisi: Aynı tarafın soğuk ve sıcak su ile uyarılmasından sonra elde edilen nistagmus süreleri toplamı, diğer tarafa göre düşük ise kanal parazisinden söz edilir. Kanal parazisinden söz edebilmek için bu fark 30 sn den farklı olmalıdır. Bunu formül halinde göstermek gerekirse:
Kanal Parazisi = ( 1 + 3 ) - ( 2 + 4 ) > 30 sn

Yön Üstünlüğü: Bir yöne doğru nistagmusun, diğer yöne doğru olan nistagmustan daha kolay ve daha uzun süre meydana çıkmasıdır. Şöyle bir kural vardır. Nistagmus soğuktan kaçar sıcağı sever. Yön üstünlüğü olan vakalarda örn: sağa doğru nistagmus, sola doğru olan nistagmustan daha kolay meydana gelir ve daha uzun süre sürer. Yön üstünlüğünden bahsedebilmek için fak ez az 40 sn olması gerekir.
Yön Üstünlüğü: ( 1+4 ) - ( 2 +3 ) > 40 sn

1593017174040.png
Karma Durum: Bazen heriki durumun karışık halde elde edilmesidir. Yön üstünlüğü olan taraf doğal olarak paratik tarafın aksininde(ötesinde) olacaktır. Bitermalin monotermale göre üstünlüğü, yön üstünlüğünü meydana çıkarmasıdır.

SONUÇLAR: Bitermal kalorik testin sonuçları şöyledir. Periferik vestibüler sistem hastalıklarında, Örn: Menierde, başlangıçta karşı tarafa yön üstünlüğü vardır. Hastalık gittikçe kanal parazisi veya karma durum oluşturur.

Vestibüler sinir lezyonlarında, çoğunlukla kanal parazisi çok az sayıda ise yön üstünlüğü vardır. Arka fossa lezyonlarında erken vakada kanal parazisi, yön üstünlüğü ve karma durum, ilerlemiş vakada ise kanal parazisi veya total areflexi oluşur ( Hiç reflex yok ).

Beyin lezyonlarında, beyin ön taraflarında kalorik test normaldir. Arka taraf lezyonlarında ise yön üstünlüğü saptanır.

ROTASYON TESTİ ( Döndürme Deneyi )

Anguler bir hareketle endolenf akımını sağlamak amacını güder. Hangi yarım daire kanalı rotasyon düzlemine girerse o kanal uyarılmış olur. Örn: Baş 30° öne eğilirse, horizantal semisürküler kanallar rotasyon düzlemindedir. Bu suretle horizontal nistagmus elde edilir. Pronto occipitial veya rotatuar nistagmus ise baş 90° arkaya eğilir, başın ekseni döşemeye paralel olur. Barany’nin orjinal deneyinde, 20 sn’de 10 döndürme hareketi yaptırılır, 10 Turun sonunda dönme aniden durdurulur. Bundan sonra oluşan nistagmus süresi ölçülür, bu süreler nistagmus cinsine göre değişiktir.

Horizontal nistagmusta 25 ile 40 sn ,
Rotatuar nistagmusta 15 ile 20 sn ,
Vertikal nistagmusta 6 ile 8 sn ,

Endolenfte akımın meydana gelmesine neden olan döndürme değil,hızın değişmesi, artması veya azalması ( acceleration veya deceleration ) dır.
Barany’nin orjinal döndürme deneyine karşı çıkanların sebepleri ise şunlardır;

* 20 sn de 10 tur sn de 180°’lik bir hız demektir. Bu da ani bir durma durumunda kupulanın üstüne endolenfin şiddetle çarpması ve bazende kupulanın parçalanması anlamına gelebilir.

* Elle yapılan döndürmelerde her zaman için belli hız sağlanamamaktadır. Bu da test sonuçlarını etkilemektedir. Dolayısıyla elektrikli döner sandalye kullanmak gereklidir.

* Rotasyon testinde 20 sn gibi kısa bir sürede endolenfin aksi hareketleri dolayısıyla önce perrotatuar, daha sonra da aniden hastayı durdurmak sonucunda postrotatuar nistagmus oluşur. Bu sakıncayı gidermek için ve perrotatuarı ortadan kaldırmak amacı ile bazı yazarlar 3 dakikalık bir süre gerektiğini bildirmişlerdir.

Döndürme deneyinde hız sn. ile ölçülür. Barany orjinal deneyinde hız, sn. de derece ile ölçülen bu rakamdır. İşte Van Egmond bu noktadan (vestibüler test uyarılma deneyinden) hareket ederek Cupulametreyi geliştirmiştir. Burada hız sn. de 1° arttırılarak istenilen hıza erişilenebilir. Pahalı ve zaman isteyen bir test olduğundan, cupulametre pratiğe girmemiştir.

ÜFLEME DENEYİ (Fistül testi)

Dış kulak yolunu sıkıca tıkayan bir kanülün içinden, dış kulak yoluna basınçlı hava verilmesi ile yapılır. Normalde hiç reaksiyon görülmez, eğer fistül varsa basınclı hava verildiği zaman karşı yöne vuran nistagmus görülür. Buna LUCAE belirtisi denilir. Bu fistül testinin (+) olduğu anlamına gelir. Acil ameliyat gerektiren belirtilerdendir.

Eğer dış kulak yolundaki hava emilirse ve fistül varsa nistagmus yönü değişir. Fistül varsa, basınç verilirse nistagmus bize doğru oluşur.

Baş Dönmesi İle Gelen Hastaya İzlenecek Muayene Yöntemleri:

1- Dikkatli bir KBB muayenesi
2- Işıklı mikroskopla kulak muayenesi
3- İşitme muayenesi ( diapozon ve odyometrik olarak )
4- Kafa çiftlerinin kontrolü
5- Kalp, nabız ve tansiyonun rutin kontrolü
6- Hiperventilasyon deneyinin yapılması
7- Vestibüler testler yapılır.
8- Radyolojik testler yapılır.

Vestibüler Hastalıklarda Etyolojik Nedenler:

1- Vasküler ( damarsal ) nedenler;
En çok önem verilen nedenlerin başında gelir. Hemoloji, trombos, emboli gibi genel dolaşım bozuklukları, Adom-Stocki bozuklukları gibi kan akımını bozup, iç kulağa gelen ve volümü azaltan hastalıklar sonucu vestibüler bozukluklar oluşabilir.
Ayrıca daha sıklıkla genç kızlarda görülen beyin sapı migrenleri, diyabet ( mikro sirkülasyon dolaşım bozukluğu yapmışşa ) ve bazen allerjik nedenler vazaspazm ile damar daralması yapabilir. ( İç kulağa giden kan akımı )
2- İnfeksiyonlar: Bakteriyal veya viral olabilirler. Antibiyotiklerin yaygınlığı ile bakteriyal olanlar azalmakla beraber, virütik nedenler daha sık görülmektedir.
3- Travmalar: Bunlar iç kulakta kanama ve harabiyet yaparak vestibüler bozukluklar oluştururlar. Akustik travma sırasında, işitme bozukluğunun yanında vestibüler belirtilerde ( arazlarda ) ortaya çıkar. Buna TULLİO FENOMENİ denir.
4- Servikal Sebepler: Boyun bölgesindeki kasların spazmı sonucu, buradan geçen ve iç kulağada giden atar damarın başıda olan, Vertebral arterin baskıya uğramasıyla veya bu arter etrafındaki semptomatik sinirlerin irritasyonu(tahriş edilmesi) sonucu, arterde oluşacak daralma baş dönmesi yapabilir.
5- Otojenik: Orta kulak iltihapları lateral sinüste trom ...................................... beynin temporal lobunun apseleri ve bazende otosklerozda vestibüler belirtiler görülür.
6- Psikojenik Sebepler: Nevrozlarda ve psikozlarda bu belirtiler meydana gelir.
7- Endokrin Sebepler: Diabetus, guatr bezinin az çalışması.( Hipotiroid )
8- Tümörler: Arka fossa tümörleri, 4.ventrikül ve beyincik tümörleri ve akustik nörinomlar yapabilir.
9- Toksik Sebepler: Bazı madde ve ilaçların toksisitesi baş dönmesi yapabilir. Bunlar; alkol, tütün, bazı antibiyotikler ( streptomisin, kanamisin, gentamisin, polimiksin B ), bazı ilaçlar ( kinin, aspirin, diüretikler ) vestibüler belirtiler yapabilirler.

VESTİBÜLER NÖRONİTİS

Kulak uğultusu, kulak dolgunluğu, işitme ve santral sinir sistemi bozuklukları olmadan meydana çıkan akut baş dönmesi nöbetleridir. Akut labirentit, viral labirentit, toksik labirentit, epidermik vertigo ve pisodomenier gibi diğer isimleride mevcuttur. Nöbetler genellikle sağlıklı kimselerde uykudan uyanma sırasında birdenbire başlar, birlikte bulantı ve kusmada olabilir. Nöbet sonrası ani hareketlerde ve yürüme esnasında, baş dönmesi ve dengesizlik oluşur. Yönü karşıya olan spontan nistagmus vardır ve şiddeti pozisyon alınmasıyla artar. Genellikle, hasta kulak alta getirildiği zaman, pozisyonel nistagmus görülür.

ANİ TEK TARAFLI VESTİBÜLER PARAZİ:

İnfeksiyonlar ve özellikle cerrahi travmalardan sonra, bir taraf labirent fonksiyonlarının tam olarak kaybolmasıdır. Denge ve işitme birlikte zarar görür. Spontan horizontal nistagmus vardır ve paralitik karekterli olup karşı tarafa vurur. Yürüme, işaret ve lombert deneyleri müsbettir. İşitme tümüyle kaybolur. Burada parazi tablosu 2 ay içinde kompaze olur (Düzeltir). Semptomların içinde en çabuk düzeleni, baş dönmesi ve yandaş belirtilerdir.

BENİNGDE VERTİGO YAPAN HASTALIKLAR:

* Vertebrobasiller yetmezlik ( damarın p..tol değişikliğine bağlı olarak iç kulağa gelen kan akımında bozulma )
* Düşürücü nöbetler ( Senkop - Aort darlığı )
* Epileptik vertigo
* Travmalar vertigo yapar
* Psikolojik olaylar
* Multipl skleroz ( omuriliği tutar )

ELEKTRO NİSTAGMO GRAFİ

Göz hareketlerinin sürekli olarak yazdırılması ve bundan elde edilen grafiklerin yorumlanmasıdır. Elektro Nistagmo Grafi son dönemlerde rutin muayene yöntemleri arasına girmiştir.

Yöntemin Esası; Kornea ve retina elektrik yükleri arasındaki farkı göz hareketleri ile değiştirmesidir. Kornea, retinaya göre (+) elektrik yüküne sahiptir.Bu suretle kornea ile retina arasında elektriki polarizasyon(kutuplaşma) oluşur.

Kornea
Sklera Lens
(beyaz kısım) Retina
(-) N. Opticus Sarı nokta

Uygulaması: Elektro nistagmo grafi için 3 tane elektrod kullanılır. 2’si aktif, diğeri toprak elektroddur. Toprak elektrod alınan orta hatta bir yere konur. Diğer 2 aktif elktrod ise göz dış açılarında dış kontustan eşit aralıklarla yerleştirilir.

Dış Kontus
Bir gözü olmayanlarda veya iki gözü arasında uyumlu hareketi olmayan kişilerde, tek gözün ENG’si yapılır. O zaman elektrodun biri gözün iç açısına yerleştirilir. Hasta düz olarak karşıya bakarken, her iki elektrod arasında voltaj farkı olmadığı için ENG’de düz bir çizgi elde edilir. Göz bir yöne baktırılırsa (+) yük o tarafa, (-) yük ise karşı elektroda doğru yer değiştirir. Bu suretle voltaj farkı ortaya çıkar. Bu amplifiye edilir(yükseltilir), ve sürekli düzenli bir kareli kağıt üzerine yazdırılır.

KALİBRASYON:

Bunun için hastanın karşısında kendisinden 2 mt. uzaklıkta ve merkezle 10°’lik açı yapan iki nokta seçilir. Hastadan sağındaki ve solundaki noktalara sırayla bakması istenir. Hasta ne yana bakarsa voltaj farkı o kadar büyür, ve kalemin yatay düzlemden ayrılması da o ölçüde artar. ENG gözler bir bantla kapatıldıktan sonra alınabilir. Bunun nedeni salt gözlerin fiksasyonuna engel olmak değildir. Gözler açık veya kapalı olarak alınan nistagmuslar, arasındaki fark önemlidir. Bazı hekimler ise tam karanlıkta ama gözler açık olarak ENG yapmak isterler.

ENG sırasında şu sıra izlenir:

1- Spontan nistagmus yazdırılması
2- Servikojenik nistagmus aranması
3- Pozisyonel nistagmus aranması
4- Bitermal kalorik test ile nistagmus aranması
5- Rotasyon deneyi ile nistagmus aranması

Spontan nistagmus aranmasında, gözler kapalı ve 30 sn süre ile kayıt yapılır. Servikojenik nistagmus yazdırılmasında ise spontan nistagmus yazdırılmasından sonra baş heriki yana çevirilerek kayıt yaptırılır.
Bitermal kalorik testte kayıt süresi, irigasyonun bitmesinden itibaren 2 dk. olarak kabul edilir.

YORUM:
1- Süresi:
Pozisyonel ve kalorik testte büyük önem taşır.
2- Yavaş Faz Hızı: Nistagmusun yavaş fazı, vestibüler uyarılmanın en önemli belirtisidir. ENG traselerinin yorumlanmasında en üstün olan kriterdir. Çünkü yarım daire kanalları fonksiyonlarının en değerli ölçüsüdür.
3- Amplitüd: Kalorik testte amplitüd’ün en yüksek olduğu devre, iritasyonun başlamasından 75 sn dir. 75’inci sn deki amplitüd ölçü olarak alınır. Eğer nistagmus düzenli ise o zaman birbirini izleyen 5 ile 10 nistagmus amplitüdünün ortalaması esas alınır.
Kanal Parazisinde = ( 1 + 3 ) - ( 2 + 4 ) x 100
1 + 2 + 3 + 4
4- Frekans: ENG’yi yorumlamada gerçek ölçü olamaz. ENG yapılırken, kalorik irigasyonun başlamasından 75 sn sonra hastaya gözlerini açtırırız. 15 sn bu şakilde test yaparız, sonra kapatırız (90 sn de).

Gözlerin açılması ile şu ihtimaller ortaya çıkabilir:

* Normal olarak gözlerin açılması ile amplitüd %10 ile %20 arasında kayıp gösterir. Buna karşılık frekans artar.
* Akut labirentit veya akut baş dönmelerinde gözlerin açılması ile amplitüd, dikkat çekecek derecede düşer ve hatta 0 (sıfır ) hattına yaklaşır.
* Amplitüd hiç değişmez veya aksine küçük ölçülerde artma gösterebilir. Çoğu zaman bu hal .......................... birlikte ritm düzensizlikleride vardır. Bu tip bir reaksiyon, beyincik veya multipl skleroza bağlı lezyonlarda görülür.
* Yön üstünlüğü, belirgin bir duruma geçebilir veya aksine azalabilir.

NOT: Kornea parlak olduğu için ışınları fazla, iris karanlık olduğu için ışınları az yansıtır. Işın olarak infraruj ışınları kullanılır. Geri dönen ışınlar, fotosel ışına duyarlı bir ekran üzerine düşürülür ve aradaki farkın neden olduğu bir elektrik akım doğar. Göz hareketleri ile bu fark daha belirgin hale gelir ve göz hareketlerinden doğan elektrik akımı, dönen bir kağıt üzerine sürekli yazdırılır. Ancak bu yöntem tam yaygınlaşmamıştır.

NİSTAGMUS

Nistagmus, gözün normal hareketleri dışında ve onlardan tamamen ayrı olarak meydana gelen, irade dışı ritmik osilasyonlara verilen isimdir. Ekseriya iki taraflıdır ve tek taraflı olması nadirdir. Yine ender olarak irade ile meydana getirilebilirler.

Nistagmus kelimesi, eski Grek dilinde (Nysta Zein) kelimesinden alınmıştır. Oturur durumda uyku haline bağlı olarak başın öne düşmesi ve ani olarak doğrultulmasından esinlenerek 150 yıl kadar önce ilk defa kullanılmıştır.

Gözlerin belirli bir durumda bulunması, bütün kaynaklardan aldığı ennervasyonun total tesiri ile temin edilmektedir. Gözlerin her istikamete hareket temayülleri aynı olduğu müddetçe, göz hareketleri muntazamdır. Ancak herhangi bir yönde ennervasyonun sağladığı tonus, diğerinden fazla ise gözler buna uyan bir sapma gösterirler. Böylece nistagmus, tonik ennervasyonun simetrisinin bozulması ve bunu düzeltecek hareketlerin neticesi olarak kabul edilebilir. Orijin, tonik ennervasyonla ilgili merkez veya yolların herhangi birinde olabilir ki, bunların da başlıcaları retine, labirent, beyin sapı, beyincik ve beyindir.

Vestibüler labirentin mekanik reseptörleri, crista ampullaris’lerin makula sacculi ve makula utriculi sensöryel epitelinde bulunur. Buradaki mekanik reseptörlerden alınan tembihler, denge yollarının birinci nöronuna ki bu nöronu meydana getiren hücreler iç kulak yolunun dibinde ganglion vestibule(scarpa) da bulunurlar Buradaki hücrelerin santral uzantıları, denge sinirini meydana getirirler.

Denge siniri ile işitme siniri beraber sulcus ponto bulbarisin dış kısmından nevraksa sokulur. Bu siniri teşkil eden liflerin yalnız az bir kısmı kesilmeden doğrudan doğruya beyinciğe gider. Liflerin çoğu denge sinirinin dört terminal çekirdeğinde sonlanır. Denge sinirinin bu dört çekirdeği, dördüncü ventrikül döşemesinde her iki köşeye yakın olarak otururlar ve her bir tarafta dört tanedir.

Bunlar:
1- Superior Nukleus (Bechterew)
2- Lateral Nukleus (Diaters)
3- Medial Nukleus (Schwalbe)
4- İnferior Nukleus’ lardır.

Vestibüler Nukleuslardaki İkinci Nöronlar:

1- Oküler adalalere giden III, IV, VI, kraniel sinir nukleuslarıyla bağlantı yapar.( Tractus vestibüle Ocularis )
2- Medulla sipinalis, ön boynuzdaki hücrelerle bağlantı yapar.( Tractus vestibülo sipinalis)
3- Serebellum Nukleuslarıyla bağlantı yapar. ( Tractus vestibulo cerebellaris )

Bu bağlantı yapan lifler ayrıca fasciculus longitudinalis medialis boyunca ilerler ve beyin sapının formatio reticularisi ile ilgilidirler.
Nistagmusların gözde katettiği mesafenin genişliği yani osilasyonun vuku bulduğu hareket sahasına, amplitüd ve hareketin meydana geliş sıklığınada frekans denir.

Vakaların bir çoğunda gözler her iki yönde eşit mesafelerde ve eşit hızlarda hareket ederler. Bu duruma OSİLATUAR (DALGALI, ONDÜLE) NİSTAGMUS denir. Eğer hareket eşit değilse BİFAZİK (SARSILAN,JERKİNG) NİSTAGMUSU denir. Bu durumda nistagmusun hızlı ve yavaş fazı ortaya çıkar ve nistagmus hızlı hareket yönüne göre isimlendirilir. Örneğin: Sağa nistagmus var denildiği zaman, hızlı faz sağ tarafa, yavaş faz ise sol tarafa olduğu anlaşılır.

Diğer bir deyişle yavaş ve hızlı faz; Nistagmusu meydana getiren uyarı veya patoloji gözlerin istirahat halinden yavaşça perifere doğru hareketine sebep olur (yavaş faz), bunun neticesinde oluşan reflexle gözler çabucak eski pozisyonuna getirilmek istenir (hızlı faz).

Nistagmusun yavaş fazı genellikle kabul edildiğine göre nistagmusun primer fazıdır. Bu yavaş fazın amacı objeleri retinada fixe edebilmektir ve lebirenter orijinlidir.
Nistagmusun hızlı fazı için araştırmacılar kesin bir anlaşmaya varamamışlardır. Bu fazın merkezi olarak periferik labirent, oküler sistem, kortex, ..... göstermişlerdir.

Nistagmus meydana gelişinde, serebellum vestibüler merkezler üzerine inhibitör etki eder. Santral nistagmus bölgesi iki ayrı yerdedir. Birinci bölge, santral vestibüler nükleuslarda. İkinci bölge, diensefolan bölgesindedir. Bir tarafın diensafalitik nistagmus merkezinin, aynı tarafın vestibüler nukleuslarındaki nistagmus merkezi üzerine inhibitör, karşı taraf vestibüler nükleuslar merkezi üzerine stimülör etkisi vardır.

Nistagmusta heriki göz küresi birlikte ve aynı şekilde hareket ediyorsa ASOSİYE nistagmus, değilse DİSOSİYE nistagmus denir.

Nistagmus dışarıdan bir uyarıyla ( rotasyon, kalorik ve benzeri testler ) meydana getirilirse buna ENDUKSİYON NİSTAGMUSU, kendi kendine varsa SPONTAN NİSTAGMUSU denir.

Nistagmus aranan bir hastada 20 sn’lik yana bakıştan sonra, rehber parmak birden orta hatta getirilirse hastanın düz baktığı bu anda, eski bakış yönünün aksi tarafına çıkan nistagmus meydana gelir. Serebeller bozukluklarının çok önemli bir göz bulgusu olan bu duruma, RİBAUND NİSTAGMUSU denir.

Okulomotor ve santral sinir sistemi patolojisinin varlığını gösteren, gaze testinden de kısaca bahsedelim. Hastaya ileri doğru bakması söylenir. Sonra hastaya şu hareketler yaptırılır. 30° sağa, 30° sola, 30° yukarı, 30°aşağıya bakması söylenir ( toplam 5 hareket ).

Gözler açık ve kapalı olarak göz hareketleri en az 20 sn süreyle izlenir ve herbir gaze pozisyonunda ayrı ayrı kaydedilir. Hastalar genellikle gözler kapalı iken dikey gaze pozisyonunu sağlamada güçlük çekerler. Bu nedenle hastaya kolunu kaldırması, baş parmağını ileri doğru uzatması ve baş parmağını uygun pozisyona getirdikten sonra ona bakması söylenir.

Gaze testinin ilk amacı nistagmusu gözlemektir. Hastanın gözleri kapalı iken nistagmusu araştırdığımız zaman, yardımcımızın hastayı uyanık tutması gerekir. Uyanık olma, gaze testinde çok zordur. Hasta rahatladığı zaman nistagmus genellikle zayıflar veya kaybolur. Bu nedenle uyanıklığı sağlamanın en kolay yolu, hastaya sorulacak küçük zeka matematik oyunlarının herbirine cevap vermesi istenir.

Gaze nistagmus veya gaze paralizi, çok kere santral sinir sistemi patolojisinin varlığını gösterir. Özellikle bir veya daha fazlası olarak sürerse bu bulgular beyin korteksi ilgilendiren daha ileri bilgiler verir.

1° NİSTAGMUS, çabuk kompanent doğrultusuna bakıldığı zaman husule gelen nistagmustur.
2° NİSTAGMUS, öne bakıldığı zaman meydana gelen nistagmustur.
3° NİSTAGMUS , yavaş kompanent doğrultusunda bakıldığı zaman, yani göz kürelerinin bütün pozisyonlarında görülen nistagmustur.

OPTOKİNETİK NİSTAGMUS, normal insanlarda hareket eden objelerin retinada fixe edilebilmesi esasında görülür. Hareket halindeki bir trenden bakan bir kimsede meydana gelen nistagmus gibi.

Klinikte optokinetik nistagmus aramak için vertikal ve horizontal istikamete dönebilen, üzerinde siyah beyaz çizgiler çizilmiş silindirler kullanılır. Saniyede 82-180 ve 360 derece dönebilen, yani sürati kontrol edilebilen silindirler daha detaylı çalışmak istendiği zaman kullanılabilir.

Bu optokinetik nistagmus, normal objelerde daima meydana çıkan bir fenomendir. Değişiklikleri daima patolojik vetirelere delalet eder. Normalde silindirin vertikal eksende sağa dönmesiyle sola, sola dönmesiyle sağa doğru nistagmus meydana gelir. Horizontal eksende ise yukarıya doğru dönüşlerde nistagmus yönü aşağıya, aşağıya doğru dönüşlerde ise yukarıyadır. Santral patolojilerde, optokinetik yolların bilateral çaprazlaması nedeni ile cevaplarda azalma veya kabolma görülür. Vestibüler çekirdeklerin tek taraflı lezyonlarında ise nistagmusun yönü ekseriyetle sağlam tarafadır. Silindirin horizontal eksen etrafındaki yukarı aşağı dönüşlerinde ise olması beklenen vertikal nistagmus, eğer hastada supra nükleer patoloji varsa görülmez.

VESTİBÜLER NİSTAGMUS: Vestibüler organların uyarılması ile gözlerde nistagmus görülür. Bu nistagmus hızlı ve yavaş fazlı olmak üzere ikiye ayrılır. Hızlı faz, daima periferik yöne doğrudur ve hasta hızlı faz tarafından baktığı zaman nistagmus artar. Vestibüler nistagmusun en önemli özelliği, baş hareketleriyle nistagmus yönünde değişiklik meydana gelmesidir. Yani lateral semisürküler kanalın uyarılması ile, horizontal süperior semisürküler kanalın uyarılması ile, rotatuar ve posterior semisürküler kanalın uyarılması ile vertikal nistagmus meydana gelir. Vestibüler nistagmus yorgunlukta azalır, gözler kapanınca ve uykuda tamamen ortadan kalkar.

Vestibüler nistagmusun iki orjin sahasından bahsedilir.
1- Periferik ( labirent veya vestibüler sinir lezyonları )
2- Santral ( beyin sapının bir kısmının, muhtemelen nervus vestibularis kısmı lezyonları )

NistagmusPeriferik tipSantral tip
İstikametiDaima horizontal ve rotatuarSağa, sola bakışlarda yönü değişir, hatta vertikal olabilir.
ŞiddetiDeğişebilirDeğişmez
Kulak çınlamasıVardırYoktur
İşitme bozukluğuVardırYoktur
YönüÇok defa lezyonun aksi tarafınaÇok defa lezyon tarafına
Baş DönmesiÇok şiddetlidir.Her zaman olmayabilir.
Romberg fenomeniHastanın düşüş istikameti başın pozisyonu değişmekle değişir.Başın yön değişiklikleri düşüş istikametini etkilemez.
Nistagmus ve baş dönmesiÇabuk geçer en çok iki hafta devam eder.Uzun süre devam eder

Periferik lezyonlu bir hastada romberg fenomeni aranırsa hastanın düşüş istikameti başın pozisyonunu değiştirmekle değişir demiştik, bunu bir örnekle açıklarsak ; sağ labirent lezyonu gösteren, sola nistagmuslu bir olguda baş düz ise hasta sağa, baş sola çevrilirse hasta öne, baş sağa çevrilirse hasta arkaya düşer.

Deneylerde nistagmusun alınamamış, ve gözlerin birlikte hareketlerinde kayma, vestibül ve kanalcıkların tahrip olmuş bulunduğuna delalet eder. Tek taraflı lezyonlarda, lezyon tarafına rotasyon hafif nistagmus meydana getirir. Rotasyon sonucu gözler rotasyon yapıldığı tarafa kayarsa, lezyon supra nükleerdir. Tahrip edici bir lezyon ise otaraftaki hemisferdedir, intatif bir lezyon ise aksi hemisferdedir. Her yöne bakışta aşağı çıkan nistagmus foramen magnun seviyesindeki bir lezyonu gösterir.

OKÜLER NİSTAGMUS:

1-
Göz dışı kasların zafiyetine bağlı nistagmus ki ekseriye tek gözde görülür.
2- Fiksasyon bozukluklarına bağlı nistagmuslar ise optik atrofi, konjenital katarakt, makula dejenerasyonu gibi durumlarda görülür ve görme eksenlerinin pozisyonuna göre göz hareketleri değişiklik gösterir.
3- Spasmus mutansta görülen nistagmus: Bebekler ve küçük çocuklarda kafa sallama, nistagmus ve bir çeşit tortikolis ile müterafik bir antidedir.
Yalnız belirtilerin hepsi bir arada bulunmayabilir. Nistagmusun özel bir durumu yoktur. Etyolojisi bu anomali ekseriye iyi prognozludur.
4- Madenci nistagmus: Disosiye bir nistagmustur, madencilerin ocakta daima yukarı bakma mecburiyeti ve az ışıkta çalışmaları nedeni ile meydana geldiği söylenir. Genel olarak bu hastalar nevrastaniktir. Hasta madenden çıkarılıp yeryüzünde bir müddet dışarıda iş verilirse nistagmus geçer ( Fixasyon nistagmusu = Miner nistagmus )

Spontan Nistagmus: Normal anatomik pozisyonlarda var olan nistagmusa spontan nistagmus denir. Spontan nistagmus:

1- Sadece hızlı yöne bakışta meydana çıkan veya şiddetlenen
2- Hızlı yön ve ileriye bakışta görülen
3- Meydana çıkış, bakış yönü ile ilgili olmayan............................. olmak üzere üç bölünde incelenebilir.

Spontan nistagmusun periferik ve santral olmak üzere iki tipi vardır. Periferik spontan nistagmuslar çabuk frekanslı, küçük amplitüdlü, horizontal istikamette, rotatuvar kompanentli ve her iki gözde aynı özelliklere sahiptir. Vertigo daima birlikte bulunur. Burada harmonik sendromdan bahsedilirki buda periferik bozukluklarda genel kural bütün spontan devisyonlar aynı taraftadır. Yani nistagmusun yavaş yönüne doğrudur.

Disharmonik sendrom ise santral lezyonlara delalet eder.

Pozisyonel Nistagmus: Hastada spontan nistagmus arandıktan sonra, hemen pozisyonel nistagmus aranması uygun olur. Buda başın veya vücudunun herhangi bir pozisyonunda meydana gelebilecek nistagmusun araştırılmasıdır. Pozisyonel nistagmus aranması için hastanın başı sağa sola, aşağı yukarı çevrildiği gibi, hasta yatakta yattığı yerde başı sağa sola çevrilir ve nihayet hasta masasından aşağı sarkıtılır.

Diğer bir tarifte ise; Hasta muayene masasında ayakları uzatılmış şekilde oturtulur. Baş iki el ile tutularak doktorun alnına bakması söylenir. Bütün test boyunca doktorun alnına bakmaya devam edeceği hastaya önemle hatırlatılır. Baş 30°-45° bir tarafa döndürülür ve sıkıca tutulurken hastaya süratle arka üstü yatması söylenir. Baş bu şekilde kritik pozisyona getirilmiş olur ve eğer bu esnada hastanın başı dönsede gözlerini açık tutması istenir. Fakat test elektro nistagmografi ile yapılırsa buna lüzum yoktur. Hasta bu durumda nistagmus aranır. 20 saniyede bu pozisyonda bekledikten sonra hasta yine süratle oturtulur ve yine nistagmus aranır. 20 sn bekledikten sonra aynı hareket diğer taraf için tekrarlanır. Son olarak baş bir tarafa dönderilmeden düz şekilde arka üstü pozisyonda( vertikal ) nistagmus aranır.

Netice olarak yedi durumda nistagmus meydana gelip gelmediği araştırılır. 1- Otururken 2- Yatarak sağ yana kritik pozisyonda 3- Oturarak sağ yana pozisyonda 4- Yatarak sol yana kritik pozisyonda 5- Oturarak sol yana pozisyonda 6- Düz yatarak (baş sarkık) 7- Düz oturarak

Bu pozisyonların hangisinde nistagmus meydana geldiği ve nistagmus ile vertigonun karekteri kaydedilir, yalnız periferik pozisyonel nistagmusun bir özelliği, ikinci defa meydana çıkmaları için uzun bir zaman geçmesi gerekir. Bu nedenle çok dikkatli araştırılmalıdır. Prensip; yukarda söylendiği gibi hastanın bir pozisyondan diğer bir pozisyona sokulmasıdır. Bu esnada bir reaksiyon alınmazsa 20 sn beklenmesi gerekir. Pozisyonel nistagmus var ise daima bir patolojiyi gösterir. Pozisyon değiştirmekle meydana çıkan vertigo, nistagmus olmasada patolojiyi gösterir.

Pozisyonel nistagmusuda 1- Periferik 2- Santral...... olmak üzere iki bölümde inceleyebiliriz. Periferik pozisyonel nistagmusta, nisatgmus görülebilmesi için 1-2 saniye geçmesi gerekir. Bu nistagmus horizontal, kısa süreli, şiddetli vertigo ve diğer vejetatif bulgular ile birliktedir. Santral Pozisyonel Nistagmus latent periyot göstermez, düşük frekans ve yüksek amplitüdlüdürler ve disosyan gösterirler.

Ayrıca periferik pozisyonel nistagmuslar Nylen’in klasifikasyonuna göre:

1. Tip:
Yön değiştiren devamlı nistagmustur. Çoklukla vertigo eşlik etmez.
2. Tip: Yönü sabit, geçici ve paroksismal tiptedir. Vertigo barizdir. Vegetatif belirtilerle beraber bulunur.

Bu iki tipe ilave

3. bir tipse atipiktir. Nistagmus belirli değildir. Vertigo ise bazen vardır bazen yoktur.

1. ve 3. tip santral sinir lezyonlarında, 2. tip nistagmus periferik lezyonlarda görülür.

Cawhorne’nin klasifikasyonuna göre ise, aynı kritik pozisyona tekrar konunca meydana gelen nistagmus şiddet ve süresinin azaldığı ve her seferinde azalmaya devam ettiği ve nihayet nistagmusun kaybolduğu görülür ( yorulabilen=farigable). Eğer bunun aksi olursa ( sabit=constant ) nistagmustan bahsedilir.

Provakasyonla Meydana Gelenler:

Galvanik:
Galvanik akım ile vestibülo-oküler reflex uyarılabilir. Bu uyarım iki şekilde yapılabilir.

1- Monopolar-Monoriküler: Elektrodların biri mastoid prosesusa, diğeri sternuma tatbik edilir.
2- Bipolar-Monoriküler: Elektrodlardan biri mastoid çıkıntıya, diğeri homolateral olarak tragusa tatbik edilir.

Cereyan verildiğinde göz kapalı iken iki tarafa sallanma, eşik kıymet olarak kabul edilir.

Kalorik ve rotatuvar deneyler ile reaksiyon alınamıyan bir labirentte, galvanik akım ile bir reaksiyon alınırsa, skarpa ganglionu ve santral nöronlar reaksiyon veriyor kabul edilir. Doğrudan doğruya vestibüler sinirin kendisine tesir eder.

Rotasyonel: Semisürküler kanalların döndürme ile stimülasyonu, fizyolojik bir uyarımdır. Çünkü bu durumda semisürküler kanallar anguler akselarasyon kuvveti ile uyarılırlar. Ancak döndürme esnasında başın dönüşü ile her iki taraf labirentide döndüğü için uyarım bilateraldir. Bu testte döndürme durduktan sonra görülen nistagmus Post rotatuvar nistagmustur. Her semisürküler kanal, kendi alanında bir nistagmusa neden olur. Horizontal semisürküler kanalların uyarılması ile süperior horizontal, semisürküler kanalların uyarılması rotatuar ve posterior ( inferior ) semisürküler kanalların uyarılması ile vertikal nistagmus görülür. Döndürme ile elde edilecek nistagmus, dönme esnasında başın tutulduğu pozisyona bağlıdır. Döndürmeden sonra başın durumunun değiştirilmesi nistagmusu etkilemez.

Hasta vertikal bir eksen etrafında dönen özel bir koltukta 20 sn’de 10 defa döndürülür. Testi ilk defa Barany tarif etmiştir. Optokinetik faktörü olmadan kaldırmak için, döndürme esnasında hastanın gözleri kapatılır. Genelde baş 30° öne eğik halde horizontal semisürküler kanallar stimüle edilerek kullanılır. Fakat istenirse başa verilecek özel pozisyonlarla diğer kanallar içinde tekrarlanabilir. Döndürme önce bir doğrultuda, 3 dk. sonra diğer doğrultuda yapılır. Hasta aniden durdurulur ve gözleri açıp öne bakması söylenir. Normalde horizontal kanalların stimülasyonunda 15 ile 35 sn arasında değişen nistagmus elde edilir. Bu test çok şiddetli bir labirenter stimülatördür. Bu nedenle cupulometrik testler kullanılır.

Cupulometrik Testler: Egmond, Green ve Jonkees tarafından geliştirilmiş bir testtir. Hastaya çok küçük derecede bir dönüş yavaşça yaptırılır. Ani olarak durdurma stimülasyonu teşkil eder. Meydana gelen vertigo ve nistagmusun süresi kaydedilir. Daha sonra dönüşün sureti arttırılır ve reaksiyonlar tekrar ölçülür. Böylece meydana gelen reaksiyonlar her sürat artışında kaydedilir.

Sürat saniyede rotasyon olarak horizontal hat üzerine (ordinat), nistagmus ve vertigo hissi süresi, vertikal hat üzerine (apsis) gösterilmekle kupulogram denilen bir kayıt metodu elde edilir. Evvela sağa sonra sola döndürülerek elde edilen kupulogramlar daha sonra birbiri ile karşılaştırılarak bir neticeye ulaşılır.

Kobrak Testi: Hasta gittikçe azalan süratle döndürülüp, yumuşak bir şekilde durdurulur. Bu test Barany’nin tarif ettiği teste nazaran daha az travmatizandır.

Mekanik: Oval pencere yolu ile vestibülümün mekanik olarak stimüle edilmesi birçok araştırıcı tarafından araştırılmıştır. Mekanik enerjiler vestibülde kaydedilebilir ve standardize edilebilir reaksiyonlar meydana getirilirler. Fakat bu konu halen araştırıcılar tarafından bir kesinlik kazandırılamamıştır.

KALORİK:

Prensipte, kulak zarı, orta kulak ve dolayısıyla labirent kapsülündeki ısı değişiklikleri meydana getirerek, semisürküler kanalları stimüle etme ve böylece endolenf akımı temin etmektir. Bu testi ilk defa Barany tarif etmiştir. Testte ısı değişimi için genellikle su kullanılır. Endolenf ampullaya doğru (ampulla pedal) veya ampulladan uzağa (ampulla fugal) hareket ettirilir.

Kalorik testler her iki labirenti ayrı ayrı uyarabilmesi, stimülatör olarak sıcak ve soğuk kullanmakla, değişik kanallardaki akımı heriki yöne sevk edebilmesi, bugün kullanılan en iyi vestibüler uyaran olarak kabul edilir.

Soğuk su ile stimülasyon hetoralateral bir nistagmus meydana getirir, test esnasında 40°C ve 30°C’lik sular kullanılır. Çünkü sıcaklıkla maksimal reaksiyon meydana gelir.

Barany Testi: Baş dik tutulur, 150-200 cc, soğuk su ( 27°C) veya sıcak su (44°C) kullanılır. Nistagmus 25 santim uzaktaki parmağa baktırılarak araştırılır.

Kobrak Minimal Stimülasyon Testi:

Baş oturur vaziyette 60°C arkaya yatırılarak test yapılır. +44°C ile 5 cc irigasyon yapılır, reaksiyon alınmazsa 10 cc su ile tekrarlanır. Eğer yine reaksiyon alınmaz ise 20 cc su ile tekrarlanır. Yinede reaksiyon yok ise bu labirente ölü labirent denir.

Test esnasında nistagmus aramak için hastaya 25 cm önde ortada tutulan parmağa baktırılır. Nistagmusun çıkması için geçen zaman ve nistagmusun süresi kaydedilir, orta hatta bakışta nistagmus bittikten sonra hasta yana baktırılır ve bu durumdaki nistagmus süresi yine kaydedilir. Aynı deney diğer kulak içinde tekrar edilir.

Bitermal Kalorik Test: İlk defa 1942 yılında Hallpike ve Fiztgerald tarafından tarif edilmiştir. Hasta düz bir muayene masasında yatırılır baş 30° horizontalden yukarı kaldırılır. Bu durumda horizontal semisürküler kanallar, maksimum sansivite gösterecek şekilde, vertikal pozisyona konmuş olur.

Vücut ısısından 7° yukarı ve 7° aşagısındaki sıcaklıkta su kullanılır. Önce bir taraf kulağa 30° su sıkılır, su haznesi hastanın başından 1 metre kadar yüksektedir. Hasta test esnasında devamlı olarak tavanda tam karşısına gelen, evvelden işaretlenmiş bir noktaya bakar. Yani bu şekilde ikinci derece nistagmus araştırılır.

30°C ve 40 sn müddetle akıtılır, nistagmus kontrol edilerek bitiş noktası tesbit edilir. Stimülasyona, yani suyun akıtmaya başlandığı anla, nistagmusun bittiği an arası ölçülüp, kağıda işlenir. 5 dakika sonra aynı işlem 30°C su ile diğer kulağa tekrarlanır. Bu sefer 44°C su 40 sn müddetle akıtılır. Nihayet 5 dakika sonra ikinci kulağa 44°C su akıtılır. Neticeler grafik şeklinde bir kağıda işlenir. Nistagmus meydana çıkmasıyla, stimülasyonun bitiş noktası arasında geçen süre dikkate alınmaz.

Grafikteki iki düz çizgi zamanı ifade eder. 20 sn aralıkla 3 dakikayı gösteren hat şeklindedirler. Kesikli hatlar cevap sürelerini gösterir, cevaplar kolaylık olsun diye yukarıdan aşağıya 1,2,3,4, diye numaralandırılır. 1 ve 4 sağa, 2 ve 3 sola nistagmusu gösterir.

Sıcak tatbikinde teste tabi tutulan kulak kanalında ampullaperal stimülüs hakim duruma geçer, bu da karşı tarafa deviasyon ve aynı tarafa nistagmus meydana getirir. Soğuk tatbikinde ise bunun tam tersi olur. Teste tabi olmayan kulak hakim duruma deçer. Gözler test yapılan kulak tarafına deviye olur. Nistagmus test yapılmayan kulak tarafına doğrudur.

Normalde soğuk ve sıcağa karşı cevaplar 1 dakika 30 saniye ile 2 dakika 20 saniye arasında değişir. İki kulak arasındaki fark 5 sn’yi geçmez. Sıcak cevaplar soğuk cevaplara nazaran biraz daha kısa olabilir, tek taraflı bir vestibüler lezyonda bir veya diğer kanalın sensitivitesinde azalma veya diğer bir deyişle kanal parazisi görülür.

Yalnız vestibüler lezyonlarda yön üstünlüğü (Directinal Preponderance = DP) denen diğer bir anormal şekilde meydana çıkabilir.

Yön üstünlüğü ile ifade edilen belirli bir yöne doğru olan nistagmus cevaplarını kolaylaştırmak, diğer yöne doğru olan nistagmus cevaplarının ise inhibisyonudur.

Yön üstünlüğü, sağa olan nistagmusu ifade eden 1 ve 4 cevaplarında artma, 2 ve 3 de azalma ifade eder. Sola yön üstünlüğü ise bunun tersidir. Yön üstünlüğünde nistagmus üstünlüğü sistemik olarak üstünlüğe sebep olan lezyonun aksi tarafına doğrudur. Bu nedenle sol taraftaki bir lezyon sağa üstünlüğe, sağ taraftaki lezyon ise sola üstünlüğe yol açar.

Bitermal kalorik testin sonuçlarını Hellpike şöyle yorumlamıştır.

1-
Periferik vestibüler sistem hastalıkları: Örneğin; Menier de, başlangıçta karşı tarafa yön üstünlüğü, hastalık geliştikçe kanal parazisi veya karma durum görülmesi gibi.
2- Vestibüler Sinir Lezyonlarında: Bu durumda çogunlukla kanal parazisi veya az sayıda karma durum, çok az sayıdada yön üstünlüğü görülür. Arka fossa lezyonlarında, erken vakalarda kanal parazisi, yön üstünlüğü ve karma durum, ilerlemiş vakalarda, kanal parazisi veya total areflexi görülür.
3- Beyin lezyonlarında (Tentorium cerebelli üstündeki lezyonlarda): Temporal lobun ön kısmı, perietal lobun ön ve üst kısmı frontal lob, yani ön taraf lezyonlarında test normaldir. Temporal lobun arka yarısı, parietal lobun arka yarısı, oksipital lob yani arka taraf lezyonlarında, yön üstünlüğü görülür.