Neden Hala İşitme Cihazı Kullanmıyoruz?
Teknoloji her geçen gün dev adımlarla ilerliyor; akıllı telefonlar, yapay zeka ve kulağımızın içine sığacak kadar küçülen güçlü bilgisayarlar hayatımızın bir parçası oldu. Ancak söz konusu işitme sağlığı olduğunda, en son veriler oldukça şaşırtıcı bir gerçeği ortaya koyuyor: Teknoloji ne kadar mükemmelleşirse gelişsin, insanların işitme cihazı kullanmaya karşı direnci neredeyse hiç değişmiyor,.Birleşik Krallık’ta yapılan yeni Eurotrak 2025 araştırması, insanların işitme cihazından kaçınma nedenlerini mercek altına alıyor. Sonuçlar, bu meselenin bir teknoloji ya da maliyet sorunundan ziyade, tamamen zihniyet ve toplumsal damgalanma (stigma) ile ilgili olduğunu gösteriyor,.
"İdare Ediyorum" Demek Gerçekten Çözüm mü?
Araştırmaya göre, insanların işitme cihazı almamasının en yaygın 10 nedeni arasında ilk sıraları "Çoğu durumda yeterince iyi duyuyorum", "Rahatsız ediciler" ve "İşitme kaybım henüz o kadar ciddi değil" gibi ifadeler alıyor,.
Ancak uzmanlar burada tehlikeli bir yanılsamaya dikkat çekiyor. BIHIMA Başkanı Paul Surridge, birçok kişinin "idare ettiğini" sanırken aslında sosyal hayattan yavaş yavaş çekildiğini belirtiyor. Gürültülü ortamlardan kaçınmak, sohbetlere katılmamak veya başkalarının söylediklerini onlara tekrar ettirmek aslında bir "başa çıkma" yöntemi değil, hayatı kaçırmaktır. Üstelik tedavi edilmeyen işitme kaybının; sosyal izolasyon, bağlantı kopukluğu ve hatta bilişsel gerileme ile doğrudan bağlantılı olduğu bilimsel bir gerçektir.
Estetik Kaygılar ve Eski Algılar
Modern işitme cihazları artık şık, neredeyse görünmez ve akıllı telefonlarla tam entegre çalışabiliyor,. Buna rağmen, araştırmaya katılanların yarısı hala bu cihazların tasarımlarından memnun değil. Bu durumun temel sebebi, insanların kafasında hala geçmişten kalan kaba, ten rengi ve hantal cihaz görüntüsünün canlanmasıdır. Medyadaki yanlış temsil de bu eski algıyı beslemeye devam ediyor.İşte insanların cihaz kullanmaktan çekinmesine neden olan o ilk 10 sebep:
1. Birçok durumda yeterince duyduğuna inanmak.
2. Cihazların rahatsız olduğunu düşünmek.
3. İşitme kaybının henüz "o kadar da kötü" olmadığını savunmak.
4. Gürültülü ortamlarda iyi çalışmayacakları endişesi.
5. İşitmeyi asla eskisi gibi "normal" yapmayacağı düşüncesi.
6. Hayatta "daha ciddi" önceliklerin olması.
7. Maliyet endişeleri.
8. Cihaz takmaktan utanmak (sosyal çekince).
9. Tasarımların kötü olduğunu düşünmek.
10. Toplum içinde işitme kaybı yaşadığını kabul etmek istememek.
Algıyı Değiştirmek İçin Neler Yapılıyor?
Neyse ki, işitme sağlığı dünyası bu "utanç" duvarını yıkmak için büyük adımlar atıyor. Artık işitme cihazları tıbbi bir gereklilikten ziyade, modern ve güçlü bir aksesuar olarak yeniden tanımlanıyor,.• Tasarım ve Sanat: Victoria & Albert Müzesi'ndeki "Tasarım ve Engellilik" sergisinde yer alan DeafMetal gibi projeler, işitme cihazlarını takı gibi sergileyerek algıyı değiştiriyor.
• Görünürlük: GN (ReSound) gibi üreticiler "Yeni Norm" (The New Norm) kampanyasıyla; sporcuların, müzisyenlerin ve sanatçıların modern işitme cihazlarıyla poz verdiği görselleri paylaşarak bu cihazları arzulanabilir bir teknoloji haline getiriyor.
• Toplumsal Destek: RNID gibi kurumlar, insanların "önemli değil" diyerek dışlanmasına karşı "Bu Önemli" (It Does Matter) kampanyaları yürüterek toplumu bilinçlendiriyor.
Bakış Açımızı Güncelleme Vakti
İşitme cihazı kullanmak tıpkı gözlük takmak kadar normalleşmelidir. Birçok insan gözlük takmaktan çekinmezken, işitme cihazı söz konusu olduğunda neden "henüz o kadar kötü değil" diyerek erteliyor? Paul Surridge’in de belirttiği gibi: "İşitme cihazından kaçınma nedenleri tanıdık olabilir ama bu, onları kabul etmemiz gerektiği anlamına gelmez".Eğer siz veya bir yakınınız televizyonun sesini biraz daha fazla açmaya başladıysa ya da kalabalık ortamlarda sohbeti takip etmekte zorlanıyorsa, bu durumu ertelemek sadece daha fazla izolasyona yol açar,. Unutmayın, işitme sağlığına yatırım yapmak, hayatın seslerine ve sevdiklerinize bağlı kalmaya yatırım yapmaktır.
Anlaşılması için bir benzetme yapmak gerekirse: İşitme kaybını görmezden gelmek, eskiyen ve ışığı azalan bir ampulle kitap okumaya çalışmaya benzer. Gözlerinizi kısarak "hala okuyabiliyorum" diyebilirsiniz ama bu sadece başınızı ağrıtır ve okuma keyfinizi kaçırır. Ampulü değiştirmek (yani işitme cihazı kullanmak) ise odayı tekrar aydınlatır ve hayatı tüm netliğiyle görmenizi (duymanızı) sağlar.