Anlamış Gibi Yapmak
Hiç gürültülü bir ortamda, karşınızdakinin ne dediğini anlamadığınız halde gülümseyip başınızı salladığınız oldu mu? Çoğumuz bunu nezaketen yaparız. Ancak işitme kaybı yaşayanlar için bu durum bir nezaket değil, tehlikeli bir hayatta kalma mekanizmasıdır. İngilizcede buna "Bluffing" (Blöf Yapmak) deniyor; biz buna kısaca "Mış Gibi Yapmak" diyelim.İşitme sağlığı üzerine yapılan konuşmalar genellikle desibeller, frekanslar ve cihazlar üzerinedir. Ancak işin asıl zorluğu, "duyuyormuş gibi yapmanın" ilişkilerimize verdiği zarardır.
Bir Romantik Felaket: "Hayır" Demenin Bedeli
Hikayeyi yaşayan kişinin başından geçen bir olay, bu durumun vahametini çok iyi özetliyor. Romantik bir akşam, yakışıklı bir adam, kumsalda ay ışığı altında yürüyüş ve dalga sesleri... Kulağa rüya gibi geliyor, değil mi? Ancak işitme kaybı olan bir kadın için bu ortam bir kabustur.Karanlık olduğu için dudak okuyamazsınız, dalga sesleri konuşmayı yutar. Adam bir şey söyler, kadın duymaz. Tekrar "Pardon?" demekten çekinir ve o tehlikeli kumarı oynar: Blöf yapar. Sorunun bir "evet/hayır" sorusu olduğunu tahmin edip şansını dener ve "Şey, hayır" der.
Sonuç? Adam onu bir daha asla aramaz. Kadın ise hala o gece adamın ne sorduğunu ve kendisinin neye "hayır" dediğini bilmemektedir. Gurur ve kötü iletişim, başlamadan biten bir ilişkiye mal olmuştur.
Neden Kendimize Bunu Yapıyoruz?
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre 2050 yılına kadar dünyada 700 milyondan fazla insan işitme kaybıyla yaşayacak. Yani etrafımızda çok fazla "mış gibi yapan" insan olacak. Peki, neden anlamadığımız halde anlıyormuş gibi yapıyoruz?Bunun temelinde "Stigma" (Damgalanma) korkusu yatıyor.
• Yetersizlik Hissi: İnsanlara sürekli "Pardon, duyamadım" demekten utanıyoruz. Bu durumun bizi yaşlı veya daha az yetenekli gösterdiğini düşünüyoruz.• Enerji Tükenmesi: İşitme yetisi normal olanlar için duymak, nefes almak gibi doğal bir süreçtir. Ancak işitme kaybı olan biri için iletişim kurmak, "derin enerji kuyularından" harcamayı gerektiren yorucu bir iştir.
• Kolay Kaçış: Anlamadığımızda o gizemli "Mona Lisa gülümsemesini" takınmak, başımızı sallamak veya başkaları gülüyorsa gülmek en kolay yoldur.
Teknoloji Her Şeyi Çözmez (Gözlük Örneği)
Burada, cihaz kullanıcılarının bile sonradan fark ettiği "kirli bir sır" var: İşitme cihazları, gözlüklerin görmeyi düzelttiği gibi işitmeyi düzeltmez.Gözlüğü takarsınız ve dünya netleşir. Ancak işitme çok daha karmaşık bir süreçtir. En iyi implantlara veya cihazlara sahip olsanız bile, kalabalık bir masada politika konuşulurken siz hala konunun havadan sudan olduğunu sanabilirsiniz. Cihazlar sesi getirir, ama anlamak için hala dudak okumaya, jestlere ve doğru ışığa ihtiyacınız vardır.
Dönüm Noktası: "Tekrar Söyler misin?" Demenin Gücü
Yazarın hayatındaki ikinci dönüm noktası, "mış gibi yapmayı" bıraktığında gerçekleşir. Yıllar sonra, başka bir sabah, yine cihazları takılı değilken ve karşısındaki adamın dudaklarını net göremezken bir soruyla karşılaşır. Bu sefer blöf yapmaz. Cesaretini toplar ve "Duyamadım, tekrar eder misin?" der.Adam tekrarlar: "Evlenelim mi?"
Kadın "Evet" der. Eğer o an yine blöf yapıp yanlış bir cevap verseydi, hayatı bambaşka olabilirdi.
İletişim Bir Tangodur
İşitme kaybıyla iyi yaşamak içgüdüsel değildir, öğrenilmesi gerekir. Yazar, hamile kaldığında bebeğinin ağlamasını duyamamaktan korktuğunda, bunun sadece kendi sorunu olmadığını anlar. İletişim tek kişilik bir eylem değildir; "iki kişilik bir tangodur".İyi iletişim için karşı tarafa neye ihtiyacınız olduğunu söylemek zorundasınız:
• "Seni duyamıyorum, lütfen yüzünü bana dön."
• "Işık arkanda kalıyor, yer değiştirebilir miyiz?"
• "Bağırmana gerek yok, sadece tane tane konuş.".
Yazarın oğlu Joel, annesiyle iletişim kurarken bu kuralları küçük yaşta öğrenmiş. Ona, "Annenle ne kadar iyi anlaşıyorsun" dediklerinde verdiği cevap ders niteliğindedir: "Eğer onun ihtiyacı olduğu şekilde konuşmazsam, ikimiz de sürekli 'Pardon, ne dedin?' hayal kırıklığını yaşayacağız.".
Sonuç: "Blöf Yapmama" Yemini
İşitme kaybı bir kusur değildir, sadece bir iletişim engelidir ve bu engel aşılabilir. Makalenin ana fikri şudur: İyi iletişim nezakettir, ama en üst seviyede iyi iletişim sevgidir.Eğer siz de işitme kaybı yaşıyorsanız veya yaşayan bir yakınınız varsa, bugünden itibaren bir "Blöf Yapmama Yemini" edebilirsiniz. Anlamadığınızda gülümseyip geçmek yerine, durun ve sorun. Çünkü o kaçırdığınız cümle, "Evlenelim mi?" gibi hayatınızı değiştirecek bir teklif veya sadece sevgi dolu bir sözcük olabilir. Bunu kaçırmaya değmez.
