Neler yeni

Evde Kal Türkiyem 💕

Korona virüs ve sebep olduğu COVID-19 hastalığından kendinizi ve çevrenizdekileri korumak için, T.C. Sağlık Bakanlığı'nın yayınladığı 14 Kural'a uymanızı önemle rica ederiz.

Daha Fazlası

Sponsorluk Anlaşması 🎭

Öneri, istek, görüş, reklam ve sponsorluk, anlaşmaları hakkında bilgi almak için, iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.

Daha Fazlası

Forum Kuralları! 🤔🤔

Forum İsitme! kendine özgü kuralları olan, sınırsız özgürlük vaat etmeyen, akla her gelenin söylenmesinin ve isteyenin dilediği gibi davranmasının söz konusu olmadığı bir ortamdır.

Daha Fazlası
  • Merhaba Ziyaretçi, Forumumuz ücretsizdir. Herhangi bir kar amacı gütmemektedir. Amacımız; İşitme Cihazı kullanıcılarının, İşitme Engellilerin hayatını kolaylaştırmak ve bilgilendirmektir. Ayrıca bu kitlelere hizmet verecek olan Odyolog ve Odyometrist arkadaşlara destek olmak içindir. Bizlere destek olmak için Abone olup tavsiye etmeyi unutmayınız.
  • Değerli Forum Kullanıcılarımız; Şikayet kısımlarında açılan asılsız şikayetlerden forumumuz sorumlu değildir. Asılsız şikayet yapan kişiler için forum kullanıma kapatılacak ve mesajları silinecektir. Asılsız şikayet yapan kişilere ait bilgiler resmi kanalla forumumuzdan talep edildiğinde ilgili kuruma teslim edilecektir.

Çocuklarda İşitme Testleri

Çocuklarda İşitme Testleri

Yetişkinlerin aksine çocuklar çok az (eğer test isteyen bir sebep varsa) teste tabi tutulmaktadırlar. Çocuklar yabancı kişilerle ve alışkın olmadıkları bir çevreye doğal isteksizliklerini sık sık gösterirler. Çocukların pek çoğunun günlük bilgilerinin dışında kalan sesleri dikkatle dinlemeye ikna etmek özel gayret istemektedir. Ayrıca çocukların yanıtlarının da güvenilirliği kuşkuludur. Yetişkinlere uygulanan yöntem uygulanırken bazı değişiklikler gereklidir.

Neonotal Dönem (Doğumdan 2 aya kadar): Yaşamın ilk iki ayında sese karşı oluşan cevaplar da gözlenilen davranışların birkaçı veya hepsi kaba hareketlerdir. Bu davranışlar MORO Reflexi ve Auroparpebral Reflexler (APR) şeklindedir. Yüksek sesli müzik aletlerine ağlama şeklinde cevap verirler. Normal olarak eşik değer üstünde veya 85-95 dB şiddetindeki 500 Hz’den 4000 Hz’yi kapsayan frekanslarda verilen safton seslerde Auroperpabral reflex görülür.

Eşikte veya eşik değere yakın safton veya komplex sesler verildiğinde çocuğun davranışlarında bir değişiklik görülmez.

Elektrofizyolojik odyometriden alınan cevaplarda neonatal dönemdeki çocuklarda işitmenin başlangıcını tespit etmek mümkün değildir. Elektroensefalografik odyometrik tetkikte alınan cevaplar laboartuvar araştırmalarıyla geliştirildiğinde ve kompütürle uygulanmasıyla ilerde işitmenin başlangıcını tespit etmeyi mümkün kılabilir.

Bebeklik (2 aydan 24 aya kadar): Noenatal dönemin sonuna yakın görülen nörolojik olgunluk davranışa ait yanıtlardaki değişmelere de yansımaktadır. Şimdiye kadar moor reflexini ve APR’yi çağıran yüksek şiddette ki sesler her iki yanıtın halen varolmasına karşın bunu daha az düzenli yapar görünmektedir. İşitmeye ait önemli bir davranış değişikliği de 8. hafta civarlarında oluşur. Bebek sesleri dinlemeye ve sesleri ayırt etmeye başlar. 16. haftada yüksek şiddetteki sesler gözlerin horizontal hareketleri ile (oculogyric = AOD) işitme yanıtını düzenli olarak cevaplandırır.

Normal bir bebekte yaklaşık olarak 26. haftada alçak şiddetteki seslere ses kaynağının yerini tayin etmek şeklinde yanıt verme belirginleşir. Yer tayini etme yanıtı bebeklerde teşhis için önemli bir ipucu olur. Konuşma uyarıcısı beyaz ses ve alışkın olunan çevrenin sesleri hoparlörle ve 20 dB şiddetinde verilirse normal bir bebek eğer sakinse, normal birşeyle alakalı değilse cevap verebilir. Hafif ve orta şiddetteki uyarıcıların yerini tespit etmede yanılgı bazen işitme kaybının dışındaki bazı faktörlere bağlı olabilir.

Örneğin: Bir çocukta gelişme geçikmesi ile birlikte santral sinir sistemiyle ilgili patoloji varsa 8 aylıkken sık sık sesin yerini kesin olarak tayin edemez.

Ortalama 1 yaşındaki bir çocuk işitmeye ait sembolleri anlar. Anne-Babasını tanır ve 15. aya yaklaştığında normal şiddet seviyesinde söylenen vücudun çeşitli kısımlarının adlarını tanıyabilir. Yaklaşık 16. ayda iki kelimelik cümleler üretmeye başlar. Tanıma ve anlatımda bu yetenekler eksik olması halinde çocuğun işitme durumundan kuşkulanılmalıdır. Maalesef monaural eşik ölçümünde yararlanılan davranışa ait yanıtlarda 2 yaşın altındaki çocukların işitme eşiğini ölçmek için iyi bir klinik müşahede gereklidir. Bundan başka bazı durumlarda saf işitme ölçülerinin dışında diğer faktörlere de dayanılarak karar verilmelidir.

Bebeklikten Sonra: Safton odyometrik eşikler yaklaşık 24 aylık genç hastalardan elde edilebilir. Görünüşte bir odyometrik uyarıcı ile istemli özel bir davranış yanıtını birleştirme yetisi yaklaşık 2 yıllık nörolojik olgunluk istemektedir.

İşitmeyi davranışa ait yanıtlarla ölçme tekniklerinde dikkate alınması gereken diğer faktörler:

1-) Çocuğun yabancılara ve alışkın olmadığı bir yere karşı göstereceği doğal direnci aşmada yardım edilmelidir.
2-) İki kulağında ayrı ayrı ölçülebilmesi için çocuğa kulaklıklar kabul ettirilmelidir.
3-) Çocuğun uyarıcı ile özel bir yanıtı birleştirebilmesine yardımcı olunmalıdır.
4-) Çocuğa uyarıcıya yanıt vermesini S - R = Simülasyona yanıt devam ettirebilmesi için yardımcı olunmalıdır.

Standart veya gelişmiş (yetişkin usulü) odyometrik tetkikler 3 yaşındaki bir çocuğa uygulanabilir. Normal olarak bazı çocuklardaki işitme duyarlılığı genç yetişkinlerin duyarlılığına eşit olduğu görülür.

Pek çok elektrofizyolojik yanıtlar araştırma amacıyla birçok insanda ve deney hayvanlarında uygulanmaktadır. Fakat en uygun klinik test usulü elektrofizyolojik yanıtın kullanılmasıdır ki bu da elektrodermal yanıttır.

Çocuklarda ve yetişkinlerde elektrodermal odyometri de aynı eşik değerde cevap alınır. Bu eşiklerdeki eşitlik gruplar halindeki normal işitmeye sahip çocukları içine aldığı gibi işitme kayıplı çocukları da kapsar. 2. durumda EDR odyometrisinden elde edilen eşikleri oyun odyometrisi ile yapılan tetkiklerle karşılaştırılmalıdır.

Odyometrik stimülasyonlarla, yeni doğmuş çocuklarda elektrokardiyografik değişimler araştırılmaktadır. Fakat bugün klinik ve demonstratif olarak kati bir sonuca varılamamıştır. Genellikle orta kulak hastalıklarında, konuşmayı normal olarak öğrenemeyen veya santral sinir sistemiyle ilgili patolojilerle birlikte gelişmeye ait sapmaları olan odyometrik işitme testine başvurulur.

Orta Kulak Hastalıklarının Test Edilmesi:

Orta kulak iltihabına bağlı işitme kaybının haddi ve devamı genellikle çocuğun iletişim yeteneğini pek fazla etkilememektedir. Böylece 3 yaşın üstündeki bazı çocuklara saf tone hava yolu odyogramı elde etmek için kullanılan usuller Carhart ve Jerger tarafından tarif edilenle aynıdır.

Kemik yolu odyogramlar hava yolu eşikleri kararlaştırmak için uygulanan usullere göre planlanmaktadır. Küçük çocukların lateralizasyon bildirimlerinin güvenilir olmaması pek çok küçük çocukta maskelenmeyi gerekli kılar. Çocuğa gürültüyü dikkate almaması saftonlara yanıt vermesinin söylenmesi ve buna ek olarak basit bir deneme döneminin geçirilmesi 36 aylık veya daha büyük yaşta orta kulak bozuklukları olan çocuklar için kemik yolu testinin yapılması için yeterlidir. Konuşmayı alma eşiğinin tayini yapılmalı safton eşiğin geçerliliği tayin edilmelidir. Bu yetişkin hastalarda kullanılan tarzda söylenen test kelimeleriyle yapılmalıdır.

Nöro-Sensorial kaybın test edilmesi: Şayet kokleada ve akustik sinirde patoloji olmuşsa çeşitli derecelerde ayırt etme kaybı meydana gelir. Kişilerin konuşmasını açıkça anlayamama sonucu çocuğun konuşma yapısının gelişmesinde gecikmeler meydana gelir.

Birçok pediatrist neuro-sensoriel işitme kaybı olgularına otolaringolojistlerin dikkatini çekmesinin sebebi konuşmanın gelişmesindeki aşikâr gecikmelerdir. Bu tip çocuklarda sık sık görülen iletişim problemine bağlı olarak standart saf ton ve konuşma odyometrisi yöntemleri bütünüyle uygulanmamaktadır.

Oyun odyometrisi (play audiometry) işitme kaybı sonucu gecikmiş konuşma gelişmesine sahip olduğu kabul edilen 22-24 aylık veya daha küçük çocuklar için bugün değiştirilmiş bir yöntemdir. İki kulağın ayrı ayrı ölçülebilmesi için önce çocuğa kulaklıklar kullanması kabul ettirilmelidir. Hava yolu saf ton odyogramı daha sonra aşağıdaki tarzda uygulanır.

Test 500 Hz’de mevcut olmaktadır ve eğer tamamıyla kayıp varsa yanıt genellikle bu frekansta ortaya çıkmaktadır. Testi yapan kişinin başlangıçta çocukla iyi iletişim kurması sağlanmalıdır. Doğru yanıtlar için çocuk mükafatlandırılmalıdır. Yanıt mümkün olduğu kadar basit olmalıdır. Örneğin: Bir halkayı çiviye geçirmek veya bir bloğu kutuya yerleştirmek veya basit bir oyun hareketini yapmak çocuğun yanıtının ne zaman doğru olduğunu öğrenmesi zorunludur. Ayrıca yanlış yanıtlar içinde mükafatlandırılmamasıda önemlidir. Sonuç olarak yanıtı zekâ yaşı ile uyum içinde olmalıdır.

Eşiğin tespitinde yöntem; önce oyun yanıtını ortaya çıkaracak şiddetteki stimülasyonun tayininin yapılmasıdır. Bracketingof-threshold yönteminde 10-15 dB’lik aralıkların kullanılması öngörümekte ve pozitif uyarıcı (uygun şiddet seviyesi) sık sık serpilmeli ki çocuğun genellikle tetkik ediciyi memnun etmek amacıyla verdiği yanlış yanıtlar en aza indirgenebilsin, eşiği (%50 yanıt noktası) 0 yanıt noktasından 5 dB yukarıda ve (%100 yanıt noktasından) 5 dB daha az şiddette bulmak olağandır. Diğer bir deyişle tartışılan faktörler hava yolu yöntemi ile birleştirildiği zaman uygun yanıtlar ve yanıtın olmaması arasındaki dB fark nadiren 10 dB’i aşar.

Senösri-neural işitme kayıplarında kemik yolu testinde hava yolu odyogramının yöntemi tatbik edilir. Kemik vibratör alındaki yerine konur ve 250-4000 Hz arasında süratle cevap alınmasına gayret edilir. Fakat mastoid tip yerleştirmelerde karşı kulağın maskelenmesiyle her frekanstaki eşik tespit edilir. Sensöri-neural bozukluklara sahip çocuklarda elektrofizyolojik odyometri saf ton hava ulaşımını kararlaştırmada faydalı olmaktadır. EDA ve EEA ile bulunan eşiklerle, oyun odyometresinden elde edilen eşikler eşit bulunmuştur. Çocuklardaki VIII. sinirin koklear mikrofonik ve hareket potansiyel ölçüleri deneylerle tanımlanmıştır. Bu yöntem VIII. sinir hakkında özel veriler sağlar. Ölçüleri elde etmedeki uysallıklar nedeniyle bunun rutin klinik tetkik haline geleceği görülmektedir.

Daha önce tarif edilen Bekesy odyometrisi 6 veya 7 yaşındaki çocuklara uygulanabilir. İşitsel sistem içindeki değişik yerlerdeki bozukluklar hakkında bilgi elde edilebilmesi için yöntemin bu yaşların altındaki çocuklara uygulanması için değişiklik yapılmasını gerekli kılar. Frisine ve Johnson iletişim bozukluklarına sahip çocuklarda kullanılabilmesi için Bekesy odyometrisinde bazı değişiklikler yaptılar. 3 yaşındaki bir çocuk bu odyometrik yöntemi vibrotaktil bir uyarıcıyı koşullu olarak izleyerek kullanmasını öğrenebilir. Konuşma odyometrisi rutin olarak sensöri-neural kayıplara sahip pediatrik hastalara uygulanmaktadır. Bu çocuklarda konuşma gelişmesi kısıtlı olduğu için düzenlenmiş bir yanıt istenmektedir. Konuşarak yanıt vermesi yerine çocuğa uyarıcı kelimeye mal edilen resmi göstermesi öğretilmelidir. Yetişkinlerde eşik tespit etme yöntemi takip edilir. Sadece yanıt değişmiştir. Test kelimeleri için Hearing Level (HL) eşiği, 500-1000-2000 Hz saf tonlar için ortalama HL eşiğine çok yakın olmalıdır. %50’lik doğru yanıt kriterini veremeyen çocuklarda konuşma alma eşiği (SAT) kararlaştırılır. Çocuk oyun odyometrisin de olduğu şekilde yanıtlamaya koşullandırılır. Eğer 500 Hz eşiğinde düşük odyometrik hatlar veya en az işitme kaybının olduğu frekansta artan odyometrik eğriler varsa SAT bunlarla uyuşmalıdır.

Eğer küçük yaşlarda kongenital işitme kaybı ve konuşma bozukluğu varsa bu çocuklar genellikle ayırt etme kaybının ölçülmesine katılmamaktadırlar. Konuşma yapılarındaki bozukluklar sözlü yanıtları bildirmelerini olanaksız kılar ve yazı yazma olanaklarıda yoktur. Bu çocukların temsili resimleri seçmelerini sağlama çabaları olabilir fakat elverişli kelime listeleri kısıtlı yarardadırlar. Konuşmanın gelişmesi için profesyonel yardımın takip edilmesi ve genel bir eğitimle pek çoğu duyulan uyarıcı kelimeyi söyler veya yazar. Fakat yararlanılan test kelimeleri ve duyarlılık eşiği için istenilen %50 yanıt kriterini veremeyenlerde bu bilgiler çok az teorik veya pratik değerdedir.
 
Son düzenleme: